SOSYAL DEVLET GEREKLİLİĞİ

08.11.2022 16:26

Halk ekmek, halk market, giysi bankası, beslenme, barınma, sağlık, yaşlı ve engelli bakımı…

Kendi anlayışları ölçüsünde becere bildikleri kadarı ile sosyal faaliyet yürüten farklı il ve ilçe belediyeleri var.

Üreticiye üretim deneyimi kazandıran, bilimsel destek sunan, ürünleri için pazar araştırması yapan, fiyat belirleyen, sağlıklı ürünleri uygun fiyata tüketiciye ulaştıran kooperatifler var.

Sosyal Devlet yeniden buluş arayış gerektiren bilinmezlik değil.

Birçok ülke yönetimlerinde değişik sistemler ile uygulanıyor.

Bu sistem açık ve net olarak uygulanırken, bilinirken, uygulayan devletler ekonomik ve siyasi olarak gelişirken bazı ülkelerde insanlık neden bu uygulamadan mahrum ediliyor?

Toplum kendi vergileri ile oluşturduğu bütçeden Sosyal Devlet yönetimi işleyişi ile neden faydalanamıyor?

Faydalanamayız,

Yapmazlar,

Vermezler…!

İnsan olmak!

İnsanca yaşama mücadelesi neden verilmez? İlgisizlik mi, irade yaratmama, direnç göstermememe…, mi?

Kendi değerleri ile yaşamayan insan düşünün, inancını, ulusunu, milliyetini, ideolojisini yaşatabilir mi?

Peki neden?

Olmaz, yapmazlar, vermezler, böyle gelmiş, böyle gider…

Kabullenme, kendi sorunlarına sahip çıkmama, teslimiyeti göstererek sürekli yakınma tutumu sergileniyor.

Farklılıklara hoş görü gösterme yerine, insani değerlere hiçbir faydası olmayan bakış açısı ayrışma sergileniyor. Aynı iş yerinde iş arkadaşından, aynı sınıfta sıra arkadaşından, aynı mahallede komşudan, aynı ofiste memur arkadaşından dil, din, renk, mezhep, ulus milliyet farklılıkları üzerinden ayrışma yaşanıyor. Bu ayrışma; hak ve özgürlükler üzerinden örgütlü bir toplum olma, Sosyal Devlet Yönetimi yaratılamıyor.

Bu tutum içinde yönetilenlerin insan kalma derdi içinde olmayınca, Sosyal Devlet olama bilinci de olmaz. İnsan olma onuruna sahip çıkamayanların, bütçeyi ve ülkeyi yönetenlerden inancını, ulusunu, bayrağını korumalarını beklerler. Onlar beklenti içinde yaşarken ülke işbirlikçileri ülkelerin tüm değerlerini uluslararası sermayeye peşkeş çekerler.

Peki, ülkeyi yönetenlerin seçim beyannamesinde Sosyal Devlet Yönetimi vaadini gördün mü?

Hayır!

Sosyal Devlet Yönetimi talebi ile, seçimlerde örgütlülük içinde taraf oldun mu?

Hayır!

Sosyal Devlet Yönetimi ne topraktan yeşerir ne de gökten iner. Ancak, ortak sorunları ve talepleri olanlarım birlikte örgütlü sınıf mücadeleleri ile kazanılır.

Yan yatıp halk ve özgürlük bekleme!

Yöneticileri genel ve yerel seçimlerde sen seçmedin mi?

Evet!

Yöneticiler senin vergilerinden toplanan bütçe ile ülke ekonomisi ve politikalarını yönetmiyorlar mı?

Evet! 

Sen, ülkenin ekonomik siyasal bağımsızlığı, doğasının doğallığı ile korunması, çevre temizliğinde söz hakkın var mı?

Yok!

İnsanca yaşam, eşit paylaşım, demokrasi, gelir eşitliği, parasız bilimsel-özerk eğitim, parasız sağlık, barınma ve beslenme hakkı, can güvenliği için desteklediğin parti ile seçim protokolün var mı?

Yok!

Senin iraden dışında seçilenlerin yönetim ve uygulamaları senin insani değerinle örtüşmüyor ise değişimi için ne yapıyorsun?

Değişim mücadelesi veriyor musun?

Haksız uygulamalar için hesap soruyor musun?

Hak hukuk aramıyor musun?

Bilgili olup bilinçli yaşamak!

Polis, Jandarma ve diğer güvenlik görevlileri maaşlarını senin vergilerinden oluşan devlet bütçesinden almıyorlar mı?

Alıyorlar!

İnsanca yaşamak için; iş, iş güvenliği, iş güvencesi hakkın var. Özgürce yaşam hakkın var.

Hak ve özgürlüklerin için; bu ülkenin yasalarının sana verdiği örgütlenmek, yazmak, anlatmak, toplantı ve gösteri yapma hakların var.

Bu haklarını kullanırken seni koruması gereken güvenlik görevlileri ve yasalar hak arayışına karşı neden senin yanında değiller?

Neden seni haksızlık uyguluyorlar düşündün mü?

Bu haksız uygulamalar ile

İnsanca yaşam sürdüre bilir misin?

Hadi hayırlısı…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları