SECAAT ARZEDERKEN

21.08.2021 23:00

AKP siyasetini onaylamayan gerek siyasal partiler gerekse de sivil toplum örgütleri ya bazı gerçekleri göremiyor ya da görmek istemiyor.

AKP Laik Cumhuriyetle hesaplaşmak için kurdurulmuş bir Truva atıdır.

AKP, demokrasiyi özümsemiş bir parti değildir.

AKP demek kayıtsız şartsız Recep Tayyip Erdoğan demektir.

Bugün TBMM, tüm siyasi partileri temsil eden bir yasama organından çok tek adamın isteğine göre çalışan tek adamın istemediğinde de çalıştırılmayan bir organ durumundadır.

Yargıtay-Danıştay tamamen Erdoğan’ın vesayetindedir.

Bazen AYM hukuka uygun kararlar verdiğinde Erdoğan:

’Saygı duymuyorum, uygulamıyorum!’’ Derken, muhalefet bir kınama konuşması ile geçiştiriyor.

Demokrasinin geçerli olduğu ülkelerde iktidarlar, AYM kararlarını kendi aleyhine de olsa uygulamak zorundadır.

Ama Erdoğan demokrasiyi kendi hedefine ulaşmak için araç olarak kullandığını açıkça söylemiştir. 

TV söyleşilerinde, yandaş kanallarda gazeteci diye yutturulan yandaş trollere sadece sorular değil, Erdoğan’ın vereceği yanıtlarında verildiği, Erdoğan’ın okuması için konulan Promterden ortaya çıkmıştı.

Erdoğan artık gerçek ideolojisini dolambaçlı yollardan değil, TV Kanallarında açıkça ilan etme zamanının geldiğine inanmış olacak ki:

ABD’nin Afganistan’ı İslamist Terör Örgütü Taliban’a bırakması üzerine, bütün NATO üyesi ülkeler vatandaşlarını ve askerlerini Afganistan’dan ülkelerine çekerken Erdoğan Türk askerlerinin Kabil Hava Alanını korumasına talip olmuştu.

Reza Zarrab ’ın itiraflarıyla ortaya çıkan Halk Bankası skandalı ve Erdoğan’ın aile servetinin açıklayacağı korkusuyla Türk Askerini sus payı olarak feda edeceği söylenmişti.

Erdoğan’ın Suriye’de TSK’ya verdiği harekata karşı, Trump’ın Erdoğan’a hakaret dolu mektubunda; ‘’akıllı ol, aptal olma’’ hakaretiyle yetinmemiş, ‘’aile servetini açıklarım!’’ tehdidinde bulunmuştu.

Erdoğan, bu mektup üzerine harekâtı durdurmuştu.

Muhalefetin, normal bir eleştirisine bile küfür gibi hakaretler etmekten sakınca duymayan Erdoğan Osmanlının en zayıf döneminde, Türkiye Cumhuriyeti savaştığı ülkelerden bile karşılaşmadığı böylesi bir aşağılamaya yanıt vermek şöyle dursun, bir koşu ABD’ye giderek aleyhindeki açıklamaları durdurmuştu.

ABD’nin bu Afganistan kaçışı, başka ülkelerin sandığı gibi istediği ülkeyi yıkacak gücünün olmadığını kanıtlamıştı.

ABD, ancak -Henry Kisıncer’in ;‘’Biz içimizdeki hainleri yok ederiz, ama karşıt olduğumuz ülkelerin hainlerini destekleriz’’ dediği gibi ülkelerin içindeki işbirlikçilerle birlikte rejimleri değiştirmişlerdir.

Eğer ABD o kadar güçlü olsaydı Küba’yı, İran’ı, Suriye’yi çoktan çökertmişlerdi.

1950’den beri Türkiye’deki işbirlikçiler, bugüne kadar ABD’nin istediği Laik Cumhuriyet’i, uydurulmuş yeni bir İslamist rejime dönüştürememesi, Laik Cumhuriyetin halkın çoğunluğunca korunduğu içindir.

Erdoğan’ın, daha Afganistan’da Taliban’ın bir hükümet bile kurmamışken, çevresinde ve dünyada destek bulamamışken Erdoğan’ın Taliban aşkı gerçekten kuşku vericidir: 

‘’Türkiye’nin Taliban inancıyla alakalı ters bir yanı yok!’’ Demesi

‘’Merdi Kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler’’ sözünü anımsatıyor.

Siyasal alanda otorite sayılan siyasal bilimciler, Afganistan’da ‘’Taliban’ın bir terör devleti olacağı’’ vurgulanırken, Erdoğan’ın Taliban Aşkı, bir devlet adamı olma arayışından çok, kendi bekasını korumak için her türlü çılgınlığı yapmayı göze alması anlamındadır.

İnsanca yaşamayı sadece kendi ülkelerine layık gören; Merkel, Macron, Laschet ve Gasprom menajerinin partisi konumuna geçen SPD gibi, kapitalizm temsilcilerinin Erdoğan’ın Afgan ve Suriye sığınmacılarını, Avrupa’ya gönderme tehdidi ile yanına çekerek iktidarını sürdürmek istediği açıktır.

Afganistan’da 12 yaşındaki kızları Taliban militanlarının yatağına gönderen Taliban ile, 12 Yaşındaki çocuk gelinlere izin veren AKP ile farkı nedir?

Meclis kararıyla kadın haklarını devlet güvencesine veren İstanbul Sözleşmesini, Sivas canilerinin savunucusu Şevket Kazan’ın desteğini almak için fesheden Erdoğan’ın Taliban’dan farkı nedir?

Ama bir kez daha vurgulayalım:

‘’Merdi Kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler’’

Yıldız AKALIN

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları