OTOKRASİYİ DE OTOKRATI DA GÖNDERECEĞİZ HER ŞEY ÇOK DAHA GÜZEL OLACAK

20.11.2022 17:08

Düşünce, siyaset ve ekonomide sol görüşü benimseyip gelenekçiliği ve tutuculuğu yadsıyan, toplumcu olan, sosyalist kişilere solcu diyoruz en kısa tanımıyla.

Türkiye solcusunun, toplumdan yana olan tüm yurttaşlarımızın, demokrasiden, laiklikten, sosyal bir hukuk devletinden yana olanların en başta gelen görevi; ülkemizi tek adamın tek başına, keyfine göre, yönettiği, yerkürede örneği olmayan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diye adlandırılan bu otokrat yönetimden kurtarmak, otokratı cumhuriyet tarihimizin çöplüğüne gömmektir.

1946 yılında yapılan seçimlerde Demokrat Parti'nin seçim sloganı “Artık Yeter! Söz Milletin!di.

76 yıl sonra bu slogan o günkünden çok daha doğrudur.

Yettiler artık.

Söz milletin olmalı.

Tam zamanıdır.

Önümüzdeki seçimlerde bu ulus; bu otokrata „Artık yeter! Söz bende!“ demek zorundadır.

Bunu demezsek, diyemezsek eğer bu otokratın ülkemize vereceği zarar, son yirmi yılda verdiklerini aratacak denli  büyük ve korkunç olacaktır.

Bunu diyemezsek eğer gelecek olan, gideni aratacaktır.

Toplumdan yana olan tüm kesimlerin demokratik savaşımı, tüm güçleriyle bu otokrasiye karşı olmalıdır. Olmak zorundadır.

Bu kaçAK Saray yönetiminden, demokrasinin kurum ve kurallarını kullanarak kurtarmaktır yurdumuzu ve yurdumuz insanını.

Millet İttifakı ya da Altılı Masa; adı ne olursa olsun, bu koalisyon otokrata karşı ortak bir adayla çıkmalıdır ulusun karşısına.

Doğru olan budur.

99 yıl önce kurulan bu cumhuriyeti 100. yılında, yeniden demokrat, laik, sosyal bir hukuk cumhuriyeti kimliğiyle buluşturmaktır en başta gelen görev.

Bu salt görev değil, çağdaşlık, en yüce değer olan insandan yana olmak bilinci ve sorumluluğudur.

Emekten, alın terinden yanaysak eğer; hiçbir çocuğun yatağına aç girmemesinden yanaysak, tencerenin kaynamasını istiyorsak, hiç kimsenin aç ve açıkta kalmamasından yanaysak bu görevden kaçamayız.

Kaçmak; sorumluluk taşımaktan korkmak, toplumcu bilinçten yoksun olmak anlamındadır.

Bu otokratın, bu kifayetsiz muktedirin yalanlarının devri sona ermiştir.

Otokratın ve onun yerkürede bir örneği olmayan ucube yönetiminin yeri tarihin çöplüğünün en dibidir.

Onu ve yönetimin hak ettiği o çöplüğe göndermektir başat görev.

Onları hak ettikleri tarih çöplüğünün en dibine gönderme durumu ve koşulları çoktan geldi.

O görevi yerine getirme gücümüz var bizim.

Haktan, hukuktan ve adaletten yana olan kesimdedir bu güç.

Bu güce inanacak, bu güce güveneceğiz.

Hiçbir otokratın bu gücün karşısında duramayacağı bir gerçektir.

Bu demokrat savaşımda gücün bizde olduğuna inanalım.

2002'den bu yana sürdürdüğümüz bu savaşımı daha da güçlendirmektir en başta gelen görevimiz.

Otokrasiye karşı kararlılıkla süründürdüğümüz bu savaşımımızın karşısında hiçbir otokrat duramaz.

20 yılımızı çaldı bizden otokrat.

„Artık Yeter!

Göndereceğiz onu.

Gitmeden önce hesabının da verecek.

Yok öyle; alan da kaçan mı?

Sabahın bir sahibinin olduğunu görecek.

Yaptıklarının hesabının sorulacağını görecek.

Yurdumuza ve yurdumuz insanında açtığı tüm yaralar sarılacak.

Önümüzdeki seçimler olağan değil, olağandışıdır. Ülkenin geleceğinin oylanacağı bir halkoylamasıdır.

Bu seçimlerden sonra ya göndereceğiz otokratı tarihin o çöplüğüne ya göndereceğiz.

Başka bir seçeneğimiz yok!

Bu böyle biline...

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları