MÜBADİLLERE KIZIYORUM

21.11.2022 00:53
(Arkadaş, Bayramına Sahip Çık!)
Kızışım, mahsuscuktan...
Meramımı anlatmak, ilgilerini çekmek için.
Onca kez söyledim, bir türlü yeterince yankısı olmadı.
Yineliyeyim:
-Mübadil arkadaş!
-Bayramına sahip çık!
Hangi bayram?
Elbette ki "Kabotaj Bayramı"
En son söyleyeceğimi baştan söyleyeceğim.
Mübadiller olmasaydı, 1926 yılında Türkiye Kabotaj hakkını kullanamazdı.
Ya da daha sonra, geç bir tarihte kullanmak zorunda kalırdı.
Niçin mi?
Çünkü Türkiye'nin Lozan'da elde ettiği kabotaj hakkını kullanabilmesi için yeterli gemisi yoktu.
Türkler, kendi kıyılarında kendi gemi taşımacılığını yapamıyorlardı. Bu hak bütünüyle yabancılara verilmişti.
İşte Lozan'da bu hakkı elde etti; ancak ya gemileri nerede bulacaktı?
Çünkü yüzyıllardır sivil gemicilik ihmal edildiği için ne devletin ne de Türk özel gemicilik işletmelerinin ülkenin yükünü kaldıracak oranda yük ve yolcu gemisi yoktu.
Ne oldu?
1923 yılında mübadele başlayınca, mübadele işlerini yürütmek için Mübadele Bakanlığı kuruldu.
Ve bu bakanlık, 1923 yılında kullanmak için kendisine verilen bütçesinin büyük kısmını, Seyri Sefain, yani devlet gemi işletmeciliğine vererek, yeni gemiler aldırdı.
Zira, göçmenleri taşımak için gemiye ihtiyaç vardı.
Gemiler alınınca, mübadillerin taşınmasına başlandı.
Yalnız o kadar mı?
Hayır!
Gelen her göçmenden ve yanlarında taşıdıkları canlı ve cansız yüklerden taşıma ücreti alındı.
Yetişkin kişiler için 5 tl, çocuklar için 3 tl; büyük baş hayvanlar için 1 tl, koyun ve keçiler için 400 kuruş...
Ve taşınabilir öteki yüklerinden de oranı kadar ücret...
Mübadillerin bir kısmı bu parayı tıkır tıkır ödedi, gücü olanlar elbette.
Gücü olmayanlar da devlete borçlandılar. Devlet onların adına taşıma ücretlerini karşıladı.
Ancak elbette taksitle geri almak koşuluyla...
Bu paralar ne oldu dersiniz?
Bir fonda toplandı.
Gemicilere olan borçlar ödendi, yine de bir para kaldı geriye.
Ve bu para da özel gemi işletmelerine, yabancı bandıralı gemiler almak için kredi olarak verildi.
Ve yeni gemiler alındı ardı ardına...
Böylece ülke, 1923 yılında 23 bin olan gemi tonilatosunu, 1926 yılında 80.000'e çıkarabildi.
Ve o zaman deriin bir nefes çekip:
-Oh be! diyerek, kabotaj hakkını kullanacağını bütün dünyaya ilan etti.
Bugün Kabotaj Bayramı'nın ne denli önemli olduğunu insanlar bilmiyor.
Unutmuşuz, unutturulmuş.
Ama mübadiller bunu unutamaz!
Bir ülkenin, bağımsızlığını sağlama yönünde senin alın terinin büyük bir katkısı olacak da sen bunu görmeyeceksin!
Olmaz mübadil arkadaş!
Bayramına sahip çık:
Prof. Dr. Kemal ARI

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları