6.7 C
Berlin
03:14 - 18/02/2020
Almanya Haber – Berlin Haberler – Son Dakika Avrupa Haberleri

Nazlı Özdemir

Nazlı Özdemir arşivindeki tüm yazılar ha-ber.com'da.

Diğer Yazarlar

GÖÇTE TÜRKÇENİN YOLCULUĞU

14:45 - 14/01/2017

GÖÇTE TÜRKÇENİN YOLCULUĞU
 
Bir dilin kuvveti, yabancı olanı itmesi değil onu yutmasıdır.
Goethe
 
55 yıllık göç hikayesinde bitmeyen çile…
Türkçe anadili dersleri !..
Birinci kuşak öğretmenleri „ Türk sınıfları „ kurmuşlar burada. Onlar, çoktan emekli oldular. İkinci kuşak öğretmenleri anadili dersleriyle başlayıp Türkçe dilini bir yabancı dil konumuna getirdiler. Seçmeli ders ve lise bitirme dersi olarak okullara dahil ettiler. Hatta, artık Türkçe yabancı dil olarak Almanlara bile seçmeli ders verilecek gelecek yıllarda…
Ancak, bu dersler de her okulda yok!..

Anadili Türkçe dersleri hala GETTO dili ve misafir işçi konumunda
Sınıf geçmeye etkisi olan bir ders haline getirilemedi.
Okul ders saatlerine bir ara dahil edilse de son yıllarda yine bu dersler öğleden sonra saatlere atıldı. Tam „ integre „ edeceğiz derken yine velilerin, okulların ilgisizliği Türkçeyi hala bir GETTO dili ve bir misafir işçi konumundan öteye götüremedi.
Yıllardır hem ATÖF- Almanya Türk Öğretmen Dernekleri Federasyonu   hem de Föted, Almanya Türk Veli Dernekleri Federasyonu; anaokullarından itibaren iki dilli bir eğitimi, Türkçenin ilkokullarda sınıf geçmeye etkisi olan ders olmasını, ortaokul, lisede seçmeli ders olması konusunda toplantılar yapıp isteklerini yetkililere gönderiyor ama eyaletler arasında kopukluk olumlu sonuçlar getirmiyor.
Berlin ve Kuzey Ren Vesfalye eyaletlerinde iyi konumda olan Türkçe anadili dersleri kan kaybetmeye çoktan başladı. Anavatan ile Babavatan arasında Türkçe anadili lastik gibi çekiştirilip duruyor.
Şimdi bir de konsolosluk öğretmenleri ve derneklerde dil dersi yapılacak tartışması başladı bu iki eyalette.
Almanya Eğitim Bakanlığının Türkçe Anadili derslerini bu iki eyalette yarım asır sonra konsoloslukları da ortak olarak yanına alması anadile para yatırmak istememesidir. Yine; „ Siz Türkiye’ ye aitsiniz! „ demektir. Bir taraftan doğar doğmaz Alman vatandaşlığı verip öbür taraftan anadili derslerini „ siz yapın! „ demekte büyük çelişkidir.
Almanya, „İslam Almanya’ ya aittir!. “
şiarından yola çıkarak, din dersi öğretmenlerinin ve imamların burada yetişmesini isterken iki eyaletin 50 yıl sonra Türkçe anadili derslerini konsolosluk öğretmenleriyle ortak yapmak istemesi geriye dönüştür ve „ Anadili Türkçe buraya ait değildir! „ mesajını vermektedir.
 
Artıları ve eksileri ile iyice düşünmek gerekli!..
Cemaatlerde ve derneklerde ders yapıldığında dini ve etnik kökeni farklı olan öğrencilere ulaşmak zorlaşacaktır.
Okulların dışında derneklerde dil öğretimi yapmak ileride yeniden sorunlar getirecektir. Türkiye’ nin politik ve siyasi gelişimleri bu dersleri etkileyecektir! Sonra da; „Neden bu gençler hala Türkiye politikası ile ilgileniyor? „  diye kara kara düşünüp, tartışacaklardır. Şu an bazı kuruluşlar bu sorunu yaşamaktadır.
Türkiye’ den gelen öğretmenler Türkçe dilini daha iyi konuştuğu kesin.
Ancak, öğretmen kendisi bir uyum sorunu yaşayacak doğal olarak burada.
Eğitim sistemini tanıyacak, değişik yaş gruplarında olan öğrencilerin yine değişik okullarda; seviyelerini, söz dağarcığını ölçene kadar iki yılı gidecek. Müfredat programına ve Alman sisteminde verilen derslerden kopuk, okul saatleri dışında derneklerde verilen Türkçe getto konumuna düşecektir. Öğretmen, sadece Türkçe ve kültür dersleri öğretmiyor.
Öğretmenin görevleri arasında, okulun öğretmenleriyle birlikte çalışmak, öğrencileri yönlendirmek, danışmanlık yapmak gibi bir sürü görevleri var. Hatta, Almanca dil bilgisi ile Türkçe dil bilgisini karşılaştırmalı olarak vermek gerekli. Yine, Almanca derslerinde verilen konulara paralel olarak ders işlemesi, eşzamanlı iki dillilik öğrenimini de kazandırması görevleri arasında.

Bunun yerine keşke Almanya ve Türkiye ortak olarak şunları yapsalar:
Türkiye’ den öğretmen getirmek yerine, burada Türkçe öğretmeni yetiştiren Hamburg ve Essen Üniversite’ sine Türkiye destek vererek öğretmen yetiştirilmesi için katkıda bulunabilir.
Diğer eyaletlerde de üniversitelerde Türkçe öğretmeni yetiştiren kürsülerin kurulması çalışmaları yapılabilir.
Didaktik ve metodik açıdan güncel olan kitaplar ve materyaller hazırlanıp, dersler öğrenciler için daha ilgi çekici hale getirilebilir.  Bunun için de;
Türkiye ve Almanya eğitim bakanlığına bağlı bir komisyon oluşturarak kitaplara yatırım yapılmalıdır.  Türkçe kitapları ile yaşanan üç yıl önceki sorunu unutmayalım!..
Türkiye tarafı, öğrencilere kültür gezileri sunabilir, yaz okulları açabilir.
 

Bir de veliler var tabi…
„Evde Türkçe konuşuyoruz, çocuğumun Türkçeye ihtiyacı yok. Türkçe televizyonumuz da hep açık “diyen veliler…
Konuşun tabi…Hatta çok daha fazla konuşun. Hatta, televizyon da bakın!..Ama, Almanya’ da da tüm öğrenciler Almanca konuşuyor. Liseyi bitirene kadar ana ders olarak Almanca dersi alıyorlar. Keza, Türkiye’ de de herkes Türkçe konuşuyor ve okulda Türkçe dersi alıyorlar. Yazı dili ancak okulda öğrenilir!..
Ya da, „ Almanya’ da yaşıyoruz ve artık bu çocukların Türkçeye ihtiyacı yok! „  diyen anne babalar da var. Onların kendi seçimleri buysa saygı göstermek zorundayız.

Türkçe okullarda öğretilmelidir!..
Günümüz artık çok kültürlü ve çok dilli. Okullara, çokdillliği yerleştirmeyi amaç edineceğimize tersi kararlar tekrar Türkçeyi yalnızlaştırmaktır, gettolaştırmaktır!..
Üç dilde seven, üç dilde duygularını ifade eden, anadiliyle, yaşadığı ülkenin diliyle ve dünya dillerinden biriyle barışık gençler yetiştirmek bizim ve eğitim bakanlıklarının görevi olmalı!..
Önümüzdeki günlerde NRW’ de Dortmund’ ta FÖTED Anadili kampanyası için dernek yöneticileriyle bir toplantı düzenleyecek. Artık, öyle davullu zurnalı, Anadil insanlık hakkımızdır sloganları yerine; somut istekler saptanıp, Eğitim Bakanlığına bir imza kampanyası ile sunulmalıdır. Yapılacak görevler sunulmakla kalmayıp ortak olarak neler yapabiliriz, diye çalışmalara başlanmalıdır.
Türkçenin kaybedecek bir şeyi yok! Ama, kazanılan hakların da verilmesi bu davaya sahip çıkamadığımızın bir göstergesidir.
Okul yaşamına bundan otuz yıl önce dahil ettiğimiz Türkçe derslerini lütfen GETTOlaştırmayın Türkçenin imajı sizin imajınız. Türkçe dilinin öğrenileceği yer okullardır.  Yalnızlaştırdığınız Türkçe bir gün bizden hesap sorar!.

Son olarak Türkçe dili aşkına hocam ve çok kişinin hocası Dr. Johannes Meyer-Ingwersen’ i de tekrar anmış olayım.
Essen Üniversitesi’ nde Türkçe Öğretmeni yetiştiren Türkistik kürsüsünü kuran ve seçmeli ders Türkçe öğretmenlerini eğiten bir Dr. Johannes Meyer-Ingwersen çıkaramadık.30 yıldır bir Johannes daha çıkaramadıysak demek ki; biz hala olduğumuz yerde sayıyoruz.
Johannes’ e tekrar teşekkürlerimi borç bilirim!..
Dil köprüsü yıkılırsa kültür ölür.
Sürçü lisan ettiysem affola…
 
Nazlı Özdemir
 
 

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları

Çerezler (cookie), ha-ber.com web sitesini daha etkin bir şekilde kullanmanızı sağlamaktadır. Anladım daha fazla