EKREM İMAMOĞLU FENOMENİ

ABONE OL
11:43 - 23/10/2020 11:43
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Kaplan
Best

Fenomen kelime anlamıyla olgu, olay demek. Bu ilişkide fenomeni ben, hayranlık duyulacak kadar dikkat çekici olan kişi olarak kullanıyorum. Gerçekten de İmamoğlu, altı aylık kısa bir sürede, Türkiye`de yıldız gibi parlayan, halkın önemli bir kesimi tarafından sevilen, güvenilen ve de geleceğin umudu olarak görülen bir lider oldu.

„Yeni bir liderin doğuşu “başlıklı yazım bu köşede 21 nisanda yayınlanmıştı. Bazı dostlarım, bu tespitim nedeniyle bana, „biraz aceleci davranıyorsun beklemek ve görmek gerekiyor “demişlerdi. Yanılmadığım görülmektedir.

Bir Liderin doğuşu bir yandan o kişide liderlik özelliklerinin bulunmasına, diğer yandan da toplumsal ortamın ve koşulların da buna uygun oluşmasına bağlıdır. Liderlerde bulunması gereken en belirgin özellikler kanımca, bu kişide özgüvenin, ulaşılmak istenen hedefteki kesin karalılığın ve tabii ki gerekli bilgi ve donanıma sahip olmasına bağlıdır. Bir siyasal bilimci gözlemle İmamoğlu`nda bu özelliklerin olduğunu seçim çalışma ve konuşmalarında, seçim gecesi sergilediği kararlı ve özgüvenli politikasında görmekteyim.

Toplumsal ortam ve koşullar

Öte yandan yaşanan olumsuz toplumsal ortam ve koşullar da Türkiye`nin yeni bir lidere ivedi olarak gereksinimi olduğunu açıkça gösteriyor. Türkiye`de son yıllarda izlediğim en önemli sorun, toplumda giderek yoğunlaşan umutsuzluk ortamıydı.

2007 lerden günümüze giderek daha da yoğunlaşan, tüm özgürlükleri ve yasaları askıya alan otoriter baskıcı bir yönetim anlayışına tanık oluyoruz. Devlet kaynaklarını kendileri ve yakınları için görülmemiş bir düzeyde talan edercesine ve aşırı savurganlıkla kullanan bu yönetim, Türkiye`de belirgin konuma geldi. Yasalara uyması gereken ve bağımsız olması gereken Yargıyı ve Medyanın da çok büyük bir kesimini kendilerine hizmet eder duruma getirmiş olmaları, bu karamsarlığı ve umutsuzluğu iyiden iyiye artırıyordu. Emre Kongar’ın çok doğru tespitiyle „Yolsuzluk ve zulüm hiçbir dönemde bu denli artmamış ve sürekli hal almamıştı. “(Cumhuriyet, 6.6.2019). Zulüm halini almış bu politikanın yanı sıra, özellikle AKP başkanının hem de Cumhurbaşkanı kimliğiyle de TV kanallarında neredeyse her gün izlenen toplumu ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dil ve söylem biçimi, büyük bir tepkiye ve bitkinliğe yol açtı.

İşte tam da bu toplumsal ve siyasi ortam ve koşullarda bir umut penceresine ve ışığına büyük bir gereksinim doğdu. Bir yandan bu özel toplumsal ortam ve koşullar, diğer yandan da İmamoğlu`nda var olan liderlik performansıyla birleşince, ortaya Ekrem İmamoğlu fenomeni çıkmış oldu. İmamoğlu ayrıştırıcı dilin aksine, sürekli olarak herkesi kucaklayıcı, barışçı, sevecen, hoşgörülü ve özünde var olan gülümser konuşmalarıyla, halkın özlem duyduğu siyasi lider oluverdi.

Yalanlara dayalı karalama siyaseti geri tepti

Yüksek Seçim Kurulu`nun hiçbir yasal dayanağı olmayan kararıyla, dört oy pusulası kullanılan seçimde, sadece Büyükşehir Belediye Başkanlık seçimini iptal etmesi ve İmamoğlu`nun haklı olarak kazandığı başkanlık mazbatasını geri alınması, hiç kuşkusuz Türkiye seçim tarihinde unutulamayacak bir siyah leke olarak kalacaktır. Tüm demokratik ülkelerin kurum ve örgütlerinde, yalnızca asıl üyeler oy kullanırken, yedek üyelerin oylarıyla bu kararın alınmış olması da ayrı bir skandaldır. Yedek üyeler sadece, asıl üyelerin toplantıda bulunmaması halinde oy kullanabilirler. Bu nedenle YSK`nın bu kararı her yönüyle yasalara ve alışılagelmiş temayüllere aykırıdır ve toplum vicdanını ve adalet duygusunu derinden yaralamıştır.

Türkiye ekonomisinin üçte birine yakın kısmını temsil eden İstanbul`da sağlanan vergilerin önemli bir kesimini, 25 yıldır denetimsiz olarak kendi vakıf ve yandaşlarına yönlendiren yöneticiler, bu büyük rant gelirlerini kaybetmek istemiyorlar. İstanbul`da sadece yandaş vakıflara 308 milyon liranın aktarıldığı belirtilmektedir.

Bu nedenle de İmamoğlu’na karşı akıl almaz yalan ve sahte montajlarla büyük bir kampanya sürdürülüyor. Denktaş için dikilen heykelin yerine, Makarios heykelinin montajla servis ede ilmesi, bu sayısız sahtekarlıklardan sadece biridir. Yedi nesli belli olan ve dedesi gazi unvanıyla İstiklal madalyası alan, dedesinin üç kardeşi Kurtuluş Savaşında şehit olan İmamoğlu`na, Pontus, Yunan benzetmesi ve Konstantinapol yanlılığı algısı yaratılmaya çalışılmaktadır.

Bu densiz söylemlere, başta İmamoğlu`nun doğduğu kent Trabzon olmak üzere, Giresun ve Ordu halkı gerekli yanıtı en görkemli biçimde vermiştir. İmamoğlu daha önce hiçbir politikacıya gösterilmemiş muhteşem bir karşılama, sevgi seli ve coşkuyla Karadeniz halkı tarafından kucaklanmıştır.

İmamoğlu’na ABD yanlısı söylem

Ekrem İmamoğlu, geçmişindeki siyasi politikalarıyla ve günümüzde her fırsatta Mustafa Kemal Atatürk`e, onun ve Cumhuriyet`in devrim ve ilkelerine kararlılıkla bağlı olduğunu ve tam bağımsız bir Türkiye`yi amaçladığını önemle belirtmektedir. Erdoğan yanlısı olduklarını açıkça belirten bu kişilerin amacı artık bilinmektedir. Hangi siyasi yelpazeden olurlarsa olsunlar, bu tür dayanaksız söylemlerin önemsenmediği yeniden görülecektir.

İmamoğlu, İstanbul seçimlerini yeniden kazanarak, Türkiye`nin içinde bulunduğu karamsar ve umutsuz ortama böylece de Türkiye`nin geleceğine umut ve ışık saçarak çok önemli ve belki de tarihi bir görevi üstlenmiş bulunmaktadır. Tüm yurtseverlerin, hangi siyasi çizgiden olursak olalım, ona bu önemli görevinde tüm olanaklarımızla destek olmamız gerekiyor.

Her birimiz, İstanbul`da tanıdığımız seçmenlerle ilişkiye geçerek, bu seçimin, sadece İstanbul için değil, Türkiye`de Demokrasi, Hukuk Devleti, Bağımsız Yargı, Basın ve Fikir özgürlüklerinin de yoluna ışık tutacak bir kazanım olacağını, önemle anlatmamız gerekmektedir. Bu tarihi görevimizin lütfen bilincinde olalım. İnanıyorum ki, her şey çok güzel olacak.

Prof. Dr. Hakkı Keskin, Siyaset Bilimci

Inal

    En az 10 karakter gerekli
    Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.