KENDİ DEĞERİNİ BİLENLER İÇİN…

29.03.2021 23:11

Bazı insanlar düşünceleri, yaşamı algılayışları, alışkanlıkları, hayat biçimleri ile “Nev’i şahsına münhasır” kimseler olarak anılırlar. Bu gibi kişilerin bazıları ailesi için yaşarlar.  Kendileri için bir beklentileri yoktur. Bazıları da bu tür fedakarlıklarda bulunmayı bir yük; gereksiz bir eylem hatta “Enayilik” olarak adlandırırlar.

Ne yazık ki gelişmiş ve gelir düzeyi yüksek ülkelerde de insanlar üzülen, ağlayan, yardıma muhtaç olanlara sokulmazlar. Yardım ve desteği kendileri dışında, bu amaçla kurulmuş kurumlara bırakırlar.  Günümüz dünyasında; daha çok güler yüzlü, eğlenceli, her hangi bir dertleri olmadığı düşünülen komşular ile sıradan arkadaşlıklar tercih edilmektedir. Birlikte olmanın amacı eğlence olarak değerlendirilir.

Dünyanın değişen trendi,  nasıl biri olduğunu ve geçmişte yaptıklarını sorgulamayan,  gelecekte maddiyat dışında hizmet edecekleri her hangi bir insanlık ideali olmayan insan tipini ortaya çıkartmıştır.

Yaşam içinde görev  aldığımız yerleri bir gemi olarak görmüş; onu karşılaştığı fırtınalarda savunarak limana güvenli bir biçimde yanaşması için çaba göstermişimdir. Ancak;  içinde olduğum geminin yanlış rotada seyrettiğini görünce, yaşım, görevim, mevkiim, hareketteki yerim  ne olursa olsun itiraz edip tavır koymuşumdur.

Eğer yapılması gereken işler, yanlış bir rotada devam ediyor ve bende bu yanlışa engel olacak güçte değilsem gemiden ilk limanda inmeyi düstur edinmişimdir.

Ancak bunu yapmadan önce çevremdeki herkesi uyarır,  rotanın yanlışlığını, doğru noktaya neden varılmayacağını anlatmaya çalışırım. Çünkü biliriz ki, hiçbir gemi; sapma açısı hesaplanmamış bir pusula ile, harita üzerinde işaretlenmiş bir noktaya varamaz. En aptal kaptan bile zaman zaman rota düzeltmesine ihtiyaç duyar.  Aksi halde gemi ya  karaya oturur;  ya da farklı bir limana demirlemek zorunda kalır.

***

Günümüzde ekibi olmadan tek başına başarıya ulaşmak hiçbir konuda mümkün değildir.

Kendi değerini bilenler gerçekte kaç kilo yük taşıyabileceklerini hesaplayanlardır. Böyle insanlar kendi çaplarında başarılı olurlar. Ancak bulundukları noktadan ileriye gidemezler. Asıl önemli olan, daha ağır bir görevi paylaşarak başarıya ulaşmaktır. Bunun yolu ise etrafında yeterlilikleri bilimsel olarak saptanmış insanları görevlendirip onlara liderlik edebilmekten geçer.

Maalesef günümüzde çok kötü liderlik örnekleri görüyoruz. Kendileri bir şekilde acz içinde düştükleri zaman kadroları dağılmakta, başladıkları işler yarım kalmaktadır. Oysa görev tanımları belirlenmiş, idealleri bir olan, paylaşımlarına saygı duyan kadrolar işlerini başarı ile yürütmektedirler.

Bir insanda başarı; akıl ve zekası ile belli bir sınıra kadardır. Tanrı vergisi olan artılar, onu içine düştüğü zorluklardan kurtarır ama bir sonrakinden koruyamaz.

İnsan yaşamı sonsuz değildir. Kurulan müesseseler de doğar, gelişir, yaşar ve çağın gereklerine ayak uyduramazlar ise yıkılıp giderler.

Türk insanının en önemli meziyeti; idealleri için kendini düşünmeyecek, vatanı ve çocukları için canını verecek kadar fedakar olmasıdır.

Pandemi şartlarında eve ekmek götürmeye odaklanmış, çocuklarının eğitiminin aksamaması için her türlü zorluğa katlananların ve yardım bekleyenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır.

Mensubu olduğu toplumu düşünmeden refah ve eğlence içinde yaşayanlar, geniş halk kitleleri ile aralarındaki uçurumu derinleştirenler, el birliği ile bu pandemi belasında iyilik işlerine koşacakları yerde kendi keyiflerini düşünenler her zaman yüz karası olarak anılacak ve gelecek için hiç te iyi bir üne sahip olmayacaklardır.

Zaman, zenginin fakire, varsılın yoksula yardım edeceği; devletin esnafına, çiftçisine, iş yerini kapatmak zorunda kalan orta ölçekli mükellefine borcuna harcına bakmadan yardımcı olma ve onu yaşatma zamanıdır.

Gün kendi değerini bilenler, bu ülke için yapabilecekleri güzellikleri planlayanların, geleceği şekillendirenlerin günüdür. Onların kaybolmama, yıkılmama, ayakta kalma günüdür.

Elinde avucunda ekmek parası için kalan son kuruşunu icra ve vergi memurları yolu ile tahsil etmek değildir…

Gün; eve ekmek götürebilmek için dayanışma günüdür...

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları