İZMİR’İN ÇERNOBİLİ GAZİEMİR’DE…

08.04.2021 15:51

Gün geçmiyor ki bizi şaşırtan bir haberle karşılaşmayalım.

Malum.

Türkiye yenilenebilir enerji kaynaklarını oluşturma şansına sahip olmasına rağmen ısrarla ileriki dönemlerde başımıza bela olacak tercihler yapmaya devam ediyor. Bir yanda yeni santraller kurulurken öte yanda Karadeniz kıyılarında ki radyoaktif atıkları, radyasyon serpintisinin etkilerini önleyebilmiş değil. Bu konuda ki yeni bir haber; İzmir’in Gaziemir ilçesinden geldi. Ve dikkatler yurdun başka yörelerinde faaliyet gösteren diğer kurşun döküm fabrikalarına çevrildi.

Türkiye’yi atık deposuna çevirmek isteyen ülkelerin var olduğu, bir kısmından ticari ve yeniden işlenebilir atık olarak  cüruf ve hurda getirildiği, bunlar karşılığı firmalara ödemeler yapıldığı biliniyor. Türkiye’de ki liman ve sınırlardan girişte yapılan ölçümlerde belli bir radyasyon sınırını aşan ürünlerin kabul edilmediği, bunların seyreltilmek sureti ile tekrar getirildiği ise gerçek.

Gelelim Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda’nın açıklamalarına.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından Gaziemir’de 13 yıl önce tespit edilen Eski bir kurşun döküm fabrikasının bahçesindeki tehlikeli atık ve radyoaktif maddelerin halen temizlenmediği, çevrede yaşayan vatandaşların şikayetleri ile ortaya çıktı.

Bilinmiyor muydu?

Oysa durum, 13 yıl önce Atom Enerjisi kurumu tarafından tespit edilmiş. Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda “70 dönümlük bahçede 100 bin ton nükleer atık” bulunduğunu, yapılan ölçümlerde hayatı etkileyen radyasyon miktarının normal değerin 219 katına çıktığını, tehlikeli atıkların toprak, hava, suya karışarak daha fazla tehlike saçtığını söylüyor.  Tabii, buna çevredeki evlerde ortaya çıkan kanser dahil hastalıkların olduğu da iddialar arasında.

İlçedeki eski kurşun fabrikası arazisinde  ortaya çıkan, nükleer santrallarda uranyumun ayrışması sonucu oluşan evropiyum 152-154 bulaşık atıkları, sadece Gaziemir’i değil tüm İzmir’i tehdit etmeye devam ediyor. Atıkların 13 yıldır bilimsel yöntemlerle yok edilmemiş olması halk sağlığına verilen değer açısından daha önemli.

Bilindiği gibi radyasyon sırf temasla değil, hava ve su ile yayılma özelliği olan, kuvvetli rüzgarlar ile serpinti oluşturabilen bir tehlike. Hepimizde biraz izine rastlansa da Karadeniz de ki kanser vakalarının sonuçları ortada.

 

Yönetici olmak, bir kenti yönetmek öncelikle sosyal sorumluluk istiyor.

Ortaya çıkan bu tür sonuçlar üstü örtüldüğü sürece çoğalmaya ve tedbir almayan diğer kuruluşları da cesaretlendirmeye devam ediyor.  2014 yılında mahalle sakinlerinin şikayeti üzerine açılan dava ’da ilgili şirket 5,7 milyon TL. ile Türkiye tarihinin en yüksek çevre cezasına çarptırılmış. Tabii, yasal süreçte yapılan itirazlar atıkların kaldırılmamasına, mahalle sakinlerinin sağlığını tehdit etmeye devam etmiş.

Şimdi Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda bunun siyasi bir konu edilmeden tüm ilgili tarafların katılımı ile bir çözümün peşinde. Başarabilecek mi?

Tabii, sorun sadece Gaziemir’de değil. Türkiye’de faaliyet gösteren pek çok işletme ’de bilinen veya bilinmeyen atık endişesi sürüyor. Paranın en önemli değer olduğu günümüzde insan sağlığı göz ardı edilmeye, geleceğe sağlıksız bölgeler bırakmaya devam ediyor.

Sonuçlarını bekleyip göreceğiz.

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları