İZCİLİK GİBİ BİR MİLLİ TEŞKİLAT, NASIL DİNİ TEŞKİLAT OLDU?

05.12.2021 00:15

Çok şükür bunu da gördük…

Bizi saldırganlıkla suçlayanlar, yazdıklarımızın aslı-astarı olmadığını ifade edenler bir zaman sonra haklı serzenişlerde bulunduğumuzu anlıyorlar.

Pişmanlık ve nedamet getirmek insanoğlunun yabancılık duyduğu ve uzak durduğu kavramlardır.  Bu nedenle kimse ne nadim olduğunu, ne de yaptığı veya söylediği bir sözden ötürü pişmanlık duyduğunu kabul etse de itiraf etme cesaretini göstermez.

Geleceğe yönelik ince planların yapıldığı günümüz dünyasında İzcilik gibi ata mirası, Milli bir teşkilatın adım adım nasıl dini bir teşkilat olduğunu bunun mührünün de diyanet işleri başkanlığı ile yapılan bir protokol ile tescil edildiğini görmüş olduk.

Oysa İzcilik; kurucusu tarafından konulan kurallar ile ırk, dil, din, cins, renk ayrımı yapılmaksızın bütün insanları kucaklayacak; doğa içinde çocuk ve gençlerin bir takım eğitsel aktivitelerde bulunacakları üniformalı bir gençlik teşkilatı olarak kurulmuş, yaygınlaşmış dünya üzerinde 40 milyona yakın kayıtlı üyesi bulunan bir organizasyondur.

Her ülke 8 ila 18 yaş arasındaki kız ve erkek çocuk ve gençlerin okullarda, derneklerde, mahallelerde kulüplerde organize olduğu, yapısı itibari ile iyi vatandaşlar yetiştirmeyi amaçladığı için Milli, iyi insanlar yetiştirmeyi amaçladığı için Milletlerarası bir teşkilat olarak tanımlanmıştır.

Her izci vatanına hizmet etmekten zevk duyan, yurdunun her karış toprağını tanımayı, korumayı, geliştirmeyi, kendisini bedence sağlam ve ahlakça dürüst bireyler olarak yetiştirmeyi şiar edinir.  On maddelik  bir izci türesi, izci olurken içtiği bir İzci andı, ortak bir izci selamı, tokalaşması ve yaş basamaklarına göre de parolası vardır.

Giydiği İzci kıyafeti kolaylıkla tanınmayı, becerilerini sergilediği arma işaretleri taşıdığı, İzci fuları ise pek çok işe yarayan ortak bir dünya materyalidir.  Her ülkenin teşkilatı Milli bir özellik taşır.

***

İzcilik sadece dağ ve ormanlarda kamplar yapan, geçit törenlerinde süslü kıyafetleri ile boy gösteren bireyler değildir. Aksine genç deniz izcilerini yetiştirmek üzere denizlerde, hava İzcileri ise geleceğin havacılarını yetiştirmek üzere her yıl kamp ve kurslar açarlar.

İzciliğin askerliğe, siyasete veya dini bir fraksiyona hizmet edici faaliyetleri olamaz. Bu tür etkinlikler izcilik hareketinde red edilmiş, dünya teşkilatının bu tür eylemlerde olanları dışlamasına neden olmuş sebeplerdir.

Dünya İzci örgütü tarafsızlığını korumaya, her dine ve her ülkeye açık faaliyetler düzenlemeye, kız ve erkek izcileri bir arada eğitmeye çalışan “Laik” bir yapıdır. Yönetim tarzı demokratiktir. Tek adam ve tek yönetici düzenine dayanmaz. Yönetim kurulları, Eğitim kurulları, Program komiteleri, il ve ilçe teşkilatları vardır. Organizasyonlar, kıtalarda oluşturulmuş bürolarca koordine edilir.

***

Türkiye 1950 yılında her hangi bir bakanlık veya genel müdürlük adı ile değil, “Türkiye İzcileri” adı ile kayıt almış, bu çalışmalar 1968 yılında bakanlar kurulu kararı ve 1246 sayılı yasaya uygun olarak hazırlanmış, resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş  “Türkiye İzcileri Yönetmeliği” ile organize olmuştur.

Teşkilatın Koruyucu başkanlığı Cumhurbaşkanlığı makamı olarak belirlenmiştir. Milli Eğitim bakanlığına kuruculuk görevi verilmiştir. Yönetmeliğe göre bağımsız bir Milli İzcilik Kurulu oluşturulmuştur. İllerde İl İzci kurulları, ilçelerde ilçe izci kurulları faaliyetleri belirliyecektir.

Buraya kadar her şey güzel. Bu arada Türkiye de kurulan 25 e yakın İzcilik kamp merkezi  veya izcilik tesisi oluşmuştur. Buralarda binlerce çocuk ve genç kamp ve kurslara katılmışlar, yaz tatillerini değerlendirmişler, öğretmen ve izcilik gönüllüleri İzci oymaklarına lider olacakları kurslardan Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikalar almışlardır.

***

Daha sonra kurulan Gençlik ve Spor Bakanlığına görev devredilmiş, Milli Eğitim-Gençlik spor yetki kargaşası başlamış, sonunda Spor federasyonları arasına katılan Türkiye İzcilik Federasyonu ile yarışması olmayan ancak üye sayısı kabarık bir sporcu kadrosu oluşmuş Milli Eğitim bakanlığının verdiği sertifika ve belgeler hükümsüz sayılmıştır.

Sonra bir süre okullarda devam eden izcilik çalışmaları toptan kapatılarak tüm yetki federasyona verilmiş, okullardaki 150 bin izci ve 10 bine yakın izci lideri öğretmen, izci evleri, izci kampları, tesisler oyun dışı bırakılmıştır.  Çoğu harap olmuş, kimi bir takım kurum ve kuruluşlara devredilmiştir. Bundan rahatsız olan pek çok izci dernek ve federasyonlar kurarak bağımsız çalışma veya yurt dışındaki farklı bir teşkilata üye olmaya başlamışlardır. Parçalanma ve değerlerin farklılaştırılması süreci devam etmektedir.

Bugün ise bu Milli teşkilat, diyanet işleri başkanlığı ile imzaladığı bir protokol ile yapıyı elinde tutan kadro ile dini yapıya dönüştürmüştür.

Bu ülkenin Atatürkçü bir teşkilatına daha darbe vurulmuştur.

Gün yakındır ki, kendi teşkilatlarına bağlı olmayan tüm bağımsız izcilik dernek ve federasyonlarının kapatılması süreci başlatılacaktır.

Benden duyurması… Bekleyelim, görelim. Milli yerine Dini izcilik nasıl oluyor bir de onu görelim.

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları