İSTEMİYORUZ YAPTIRAMAYACAKLAR YAPAMAYACAKSIN

11.04.2021 14:02

Başlığa açıklık kazandırmak için neyi istemediğimizi yazalım önce.

“Çılgın projem” dediğin, akıldışı, Kanal İstanbul'u, İstanbul Kanalı'nı, Beton Kanalı istemiyoruz.

Neden mi?

Bu akıldışı projen için senin, bugünkü hesaplamalara göre 21 000 000 000, 00 $ (Yirmibir milyar Amerikan Doları) harcanacak.

Türk lirasına çevrilince bu rakam; 172 000 000 000, 00 TL (Yüzyetmişiki milyar TL) tutuyor. Bu da bugünkü kurla.

İlerde ne olur, bir dolar kaç Türk Lirası'na döner, bu 172 000 000 000, 00 TL olduğu yerde kalabilir mi, bunu kimse bilmiyor.

Bilinense şu:

Bu parayla ülkenin 19 kenti yeniden can kazanır. Eskiler buna “İhya olur!” diyorlar.

Bu parayla 296 452 (İkiyüzdoksanaltı bin dörtyüzelli) kişiye iş olanağı sağlanır.

Bu; 19 ilimizde işsizlik sorununun yaşanmaması demektir.

Sana ne bunlardan değil mi?

Varsa, yoksa senin çılgın projen değil mi?

Bu projeni ikide birde neden gözümüze sokuyorsun?

Bunu neden sürekli gündemde tutuyorsun?

Üstelik bunu tek başına da yapmıyorsun. Emir komutayla çalışan kurmay kurulun var. Onlar da, her fırsatta sokuyorlar senin bu çılgın projeni gözümüze, sen her buyurduğunda.

Yetmiyor, yandaş medyayı salıyorsun İstanbul'un ve ülkenin üstüne.

Nafile!

Boş!

Çok severek kullandığın deyimle; avara kasnak!

Ne ülke halkına ne de İstanbullulara yedirebiliyorsun bu akıldışı, çılgın projeni.

Çünkü onların en başta gelen sorunları içinde yaşadıkları, onlara yaşatılan bu amansız ekonomik darboğazdır, bu çıkmazdır.

Onlara ne Kanal İstanbul ne İstanbul Kanalı ne de Beton Kanal gerek!

Onlar; seni hiç de ilgilendirmediğini bildikleri, boş kalan buzdolaplarını doldurmanın, kaynamayan tencerelerini kaynatmanın savaşımındalar çünkü.

İşsizliğin tavan yaptığının bilincindeler onlar, sen hiç tınmasan da.

Yatırımın bu işsizliği yok edecek alanlara yapılması zorunluyken, senin kaynağı, yani parayı, bu çılgın projene harcamanı çok gereksiz buluyorlar onlar.

Anadolu’nun yatırım beklediğinin bilincindeler.

Yatırımın Anadolu'daki beklentilere olması dururken bu kanalın yapımına ayrılmasının kendilerine damla yararı olmadığını çok iyi biliyorlar.

Bunu sana hem İstanbul halkı hem bu kenti kentin halkı adına yönetenler, bilim insanları, meslek örgütleri, muhalefet partileri, yararsızlığın ve tehlikenin boyutlarını tek tek sayarak söylüyorlar.

Senin onlara söylediğinse; “İsteseniz de, istemesiniz de biz Kanal İstanbul'u yapacağız!”ın ötesine geçemiyor.

Bu lafı diline persenk etmişsin.

Durup dururken de değil hani.

Bunu neden bu kadar çok istediğini, atadığın TBMM Başkanına da söylettin.

Senin derdin İstanbul ve ülkeye bir şey kazandırmak değil.

Senin derdin, senden isteneni yapmak.

Senden kim, ne mi istiyor?

Montreux Sözleşmesi'nin iptalini tartışmaya kim açtırdıysa sana, o senden bir şey istiyor.

“Montreux Sözleşmesi'ni tek imzalı kararla feshet! Bunu yapamazsan, bizim istediğimiz zaman kullanabileceğimiz bir kanal aç Marmara'dan Karadeniz'e!” diyenler istiyorlar senden bu kanalı.

Onların bu dayatmalarına ve buyruklarına karşı çıkamıyorsun.

Neden mi?

Elin mahkûm da ondan!

Geçmişte öyle şeyler yaptırdılar ki sana, o yaptıklarınla, onların senin yapmana göz yumduklarıyla elini mahkûm ettiler senin.

Önce salkımı verdiler, hevenk hevenk, şimdi talkınını istiyorlar.

Ama; onlar, yani senden bunu isteme cüretini gösterenler bu ülke halkının son cüretini unutuyorlar.

Bir kez göstermişti ülke halkı bu cüreti bağımsızlığı ve cumhuriyeti tehlikeye düştüğünde.

Bir bağımsızlık sorunu durumuna gelen bu çılgın proje nedeniyle de gösterecektir o cüreti.

Ne onların kuşkuları olsun bundan ne de onların yerli işbirlikçilerinin.

O nedenle, bir kez daha, üstüne basa basa...

İSTEMİYORUZ!

YAPTIRAMAYACAKLAR!

YAPAMAYACAKSIN!

YOL YAKINKEN VAZ GEÇ!

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları