HELALLEŞME

21.11.2021 20:09

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanvekili iken AKP iktidarının tepedeki yöneticilerin yolsuzluklarını ortaya çıkardığında bile, sakin ve çelebi tutumuyla tanınmıştı.

Bu saf görünüşü, suçlanan siyasilere cesaret vermiş olacak ki, hepsi de bu mahcup görünümlü adamı perişan etmek için çıktıkları TV programları sonunda, görevlerinden istifa etmek zorunda kalmışlardı.

Kılıçdaroğlu, suçlamalarını sakince sıralayınca, rakibi üst perdeden, hamasi cümlelerle üste çıkmaya onu kışkırtarak, öfkelendirerek üste çıkmaya çalışmalarını sakince dinleyip, belgeleri ortaya koyunca rakibe görevinden istifa etmek kalırdı. 

Bir daha, hiçbir siyasetçi onun karşısına çıkamadı.

Hatta tartışma ve polemik ustası sayılan Erdoğan bile ondan öyle korkmuş olacak ki, Kılıçdaroğlu’nun ‘’istediği kanalda, istediği gazeteciyle’’ karşısına çıkma restini kibrini bahane ederek duymazdan gelme yolunu seçmişti. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, zoraki CHP Genel Başkanı olduğunda, gözler CHP’ye çevrilmişti.

Baykal’ın dışladığı gerçek CHP’lileri, tekrar partiye çağırması yanında, Erdoğan’la ağız dalaşı yerine sakin ve ağır başlı duruşu ile gerçek sorunlar konuşulmaya başlanılmıştı..

Gerek parti tabanı gerekse de halk içinde sorunların çözümü de ortaya konunca ‘’işte budur!’’ Diye desteklenmişti.

Ama zamanla Kılıçdaroğlu’da, diğer liderler gibi eleştirilere kızmaya, haklı olarak tavır koyanları partiden uzaklaştırmaya başladı. (**2)

Parti üyeleri ile liste oluşturma yerine, kendi seçtikleri bir dar çerçeveyle listeler oluşturmaya başlamıştı.

Din ’in çarptırılarak, AKP’nin tüzüğüne dönüştürülmesinde, tarikatların Laik devletin bakanlıklarını ele geçirmesine tepkilere Kılıçdaroğlu: 

‘’Türkiye’de Laiklik sorunu yoktur!’’ Derken meğer Bahçeli’yi hoşnut etmek için, Erdoğan’ın karşısına Atatürk ve Laiklik karşıtı Ekmeleddin İhsanoğlu’ nu aday göstermiş, karşı çıkanlara:

‘’Tıpış tıpış gidip oy vereceksiniz!’’ Diye azarlamıştı.

15 Temmuz FETÖ-AKP danışıklı darbe kalkışmasında, AKP ve Erdoğan’ın FETÖ ile birlikte her alanda Ülkenin yıkımından sorumlu tutulacağına, onu mağdur yerine konulması hatasını yapmıştı. (*1) 

AKP’nin oyununa gelerek Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasında, Erdoğan’a verdiği desteğin

Karşılığını kendi Milletvekili Enis Berberoğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi ve hapsedilmesi olarak gördü.

Bu destek HDP Milletvekillerinin milletvekilliğinin düşürülmesi ve tutuklanmalarına neden olmuştu.

Bunların yanında, Erdoğan-Bahçeli kader ortaklığının ikbali için İYİ Partiyi devre dışı bırakma komplosunu, 15 Milletvekilini İYİ Partiye vererek Şer İttifakına karşı Millet İttifakının oluşumunu sağlamıştı.

Bunun karşılığını Yerel Yönetim Seçimlerinde aldı.

AKP-MHP ortaklığının, haraç kaynağı olan büyük ve zengin Belediyeleri, ezici bir çoğunlukta alarak emperyalizmin 1919’dan sonra da yenileceğini kanıtlayınca, CHP, özellikle Kılıçdaroğlu halk nazarında önemli bir güven tazelemişti.

Erdoğan-Bahçeli ve dışarıdan destekçisi Perinçek, iktidarın gidici olduğunu anlayınca, yandaş medya organlarında ve partili vali, kaymakam, savcı ve hakimlerce baskıcı ve çirkin saldırılar başlattılar…

Son Yerel Seçimlerinde, Abdullah Öcalan’dan gelen mektubu Kürt Seçmene Bahçeli tarafından bayrak gibi sallayıp, yandaş TV’lerde gösterilmesine, kırmızı bültenle aranan Apo’nun kardeşi Osman Öcalan’ı Devlet Televizyonu TRT’ye çıkarılıp Cumhur İttifakına oy verilmesini istenmesine rağmen Kürt seçmen, HDP Millet İttifakına oy vererek PKK’ya karşı çıktılar.

Ülkemizde yabancı asker bulundurma, yurtdışına asker gönderilmesi teskeresine CHP ve HDP ve İyi Partiden sadece Durmuş YILMAZ Hayır oyu verirken AKP-MHP-İYİ PARTİ-Memleket Partisi-DP-DEVA partileri oy vererek Erdoğan yanında yer aldılar.

CHP ve Kılıçdaroğlu Odalar, Merkez Bankası, Esnaflar, Muhtarlar, Tarım üreticileri, halk pazarları ve Sivil Toplum örgütleriyle il-il vatandaşların arasına girerek iktidara geldiklerinde yapacaklarını tane tane anlatırken halkın güvenini kazandığı görülüyordu.

AKP ve MHP’den gelen tehditlere aldırış etmeden, onların seviyesine inmeden halkla buluşuyor, onlara cesaret veriyordu.

Hatta Bürokratlara yaptığı çağrı etkisini göstermiş, bürokratlardan iktidarın yasadışı eylemleri ile ilgili belgeleri iletmeye başlamaları, bürokrasinin de iktidarın gidici olduğunu kanıtlamakta.

Evde video serisini başlatan Kılıçdaroğlu’nun son seansındaki Helalleşme -daha çok- CHP tabanında haklı tepkilerle karşılandı.

Sanki Cumhuriyeti, CHP iktidarının halka ve muhaliflere yaptığı kötülüklerden dolayı suçluyor gibi bir anlam çıkmasından anlaşılan Parti Organlarının bu videodan haberleri yok.

Ama CHP kurmayları bunu hararetle savunurken bile pek inandırıcı olmuyor.

Eskiden Halk TV’de Baykal kesinlikle eleştirilemezdi.

Şimdi ise bu dokunulmazlık Kılıçdaroğlu’na verilmiş.

KRT, TELE 1 de bu durum eleştiriliyorsa, CHP’ye karşıt olduklarından değil, tek kişinin iyiniyetli de olsa tek belirleyici olmaması içindir.

Baykal’ın yaptığı gibi muhtar bile olamayacak birini devletin başına bela ettiği hatayı yapmayalım.

Halk uyanmışken, AKP- MHP’den kaçış başlamışken

Halka sandığa sahip olacağınızı, seçimlerden sonra her türlü zorbalığa geçit vermeyeceğinizi inandırarak

Bu ceberrut sistemi sandıkta, tarihin dipsiz kuyusuna gönderecek kararlılığı ilan edin.

O nedenle lütfen…

Yıldız AKALIN

 

(* 1) a-Baykal’ın şüphe uyandıran desteğiyle muhtar bile olamayacakken (BOP) projesi gereği başbakan yapılmasını bilenler CHP’nin Erdoğan’dan yana tavır koyması Erdoğan’ın Fetö ortaklığında yaptıklarından aklanması demekti

 

b-CHP Genel Başkan Yardımcısı Engin Altay, Uğur Dündar’ın Demokrasi Arenasında Baykal’a sahip çıkarak, Erdoğan’ın ABD Projesi olduğunu kapatmak istedi.

Aynı Engin Altay, Halk TV’de bir soru üzerine ‘’böyle soracağınızı bilseydim, bu programa gelmezdim’’ diye çıkışarak, eleştiriye tahammülsüzlüğünü göstermişti.

 

(**2) Hatta son Belediye seçimlerinde bazı Belediye Başkanlarının adaylıklarına karşı çıkan İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yla önemli bir parti içi gerilim de yaşanmıştı.

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları