HACI MURRO VE TOFAŞ

05.01.2022 14:44

Türkiye’de bazı işlere imza atan insanlar vardır.

Bir de onların yaptıkları işlerden ötürü toplumda iz bırakan ürünleri…

Türk İnsanının en büyük hayali bir otomobil sahibi olmaktı.  1960 lı yıllar yabancı araçların pahalılığı nedeni ile buna pek izin vermeyen yıllardı.

İtalyan otomotiv devi Fiat ile Türkiye’nin yatırım devi Koç Holding’in bir araya gelmesi ile yapılan işbirliği sonucu Bursa’nın Demirtaş’ındaki geniş bir arazi satın alınarak Tofaş’ın açılımı olan “Türk Otomobil Fabrikası’nın temelleri atılmıştı.  Tarih 13 Nisan 1969 idi…

Türk insanı, uzun yıllar binek araç olarak kullanacağı, kuş serisinden Murat 124’ün bu fabrikada üretileceğini ve o zamanki para ile 30 bin liralık bir halk aracı olması için planlandığını bilmiyorlardı. 1970 yılında doların 15 liraya çıkması ile aracın fiyatı yaklaşık 60 bin lira olmuştu ve ayda  5 bin lira ayıran bir insan  bir yıl para biriktirdiğinde otomobil sahibi olabiliyordu.

Büyük bir özlemle beklenen, Türk insanının emeği  olan, tam yerli sayılmasa da yerli olma yolunda ilerleyen Murat 124 bir Bursa markası olarak 1971 yılının Şubat ayında üretime girdi ve üretimine son verilen 1976 yılına kadar 135 bine yakın bir rakama ulaştı. Bu süreçte Murad-ı  Hüdavendigar’dan adını alan beş kişilik otomobil, bir çok Ralli ’ye katıldı, ailece Hacca gidip geldi, Hacı Murro veya Hacı Murat adı ile anılmaya başladı.  Kısacası Türkiye’nin her yerinde hizmet veren başarılı bir sürece imza attı.

***

Peki bizi ilgilendiren yönü neydi? Elbette bu başarı önemliydi. Ardından farklı araç firmaları Türkiye’nin iyi bir otomotiv endüstrisine doğru gittiğini görerek pastadan pay almak üzere  kendi ürünleri için ucuz işçiliğin söz konusu olduğu Türkiye pazarına girdiler. Tofaş’ta yeni modellere yöneldi.  Daha yüksek rakamlara mal olan, halk arabası olmaktan çıkan lüks araçlar üretmeye başladı.

Bugün Hüseyin BAŞ’ın işaret ettiği Türkiye’de ki bir otomobil fabrikasında çalışan işçi ile, Almanya’da ki bir fabrikada çalışan işçi maaşı arasında yine büyük uçurumlar vardı.  Yabancı sermayenin Türkiye’de ucuza mal edip, yurt dışı piyasalarda yüksek kâr ile satması  o yıllarda gündemde idi. Murat 124 gibi bir halk aracının yerini alan diğer kuş serileri bugün bile kullanılan araçlar dar gelirli aracı olma  özelliğini taşıyarak yollardalar.

Şahin, Doğan ve Kartalların döneminde fabrikanın eğitim departmanında görev yaparken güzel işlere, güzel imzalar atan insanlarla beraber olduk. Pek çok anıyı paylaştık. Mesela  personel müdürlüğü görevini üstlenmiş olan Yalçın İPBÜKEN ayni zamanda Tofaş SAS spor kulübünün başkanı idi. Onun döneminde Basketbol takımı Türkiye’de fırtınalar yaratırken, yine ayni kulübün bünyesinde Muharrem Atik Hoca’nın seçip oluşturduğu takım Avrupa Güreş şampiyonasında şampiyon oluyor, yıllar sonra Türk sporuna önemli bir soluk getiriyordu. Atletler birinciliklere koşarken bizde ilk kez bir fabrikada “İşçi çocukları ile İzcilik” projesini gerçekleştiriyor, Kirazlı yayla ve Yılanlı kaya’da Tofaş personeli çocukları ile kamplar açıyorduk.

Tofaş, Bursa’nın yaşamında 4 bin aileye iş imkanı sağlamış, pek çok yapı kooperatifinin kurularak insanların ev sahibi olmasına katkı vermişti. Bünyesinde oluşturduğu tüketim kooperatifi sayesinde  yine pek çok ev buzdolabı ve çamaşır makinesi ile tanışmış, o yıllar için lüks sayılan  ev aletlerine kavuşmuştu.  Dışarıya göre uygun fiyatlı yemeklik ürünler insanların mutfağına aş olarak girmişti.  Bayram paketleri, Yılbaşı paketleri, kuruluş şenlikleri sosyal hayatı renklendirmişti.

Kültür parkta oluşturulan Lokal, pek çok personelin düğün ve kutlamalarına şahit olmuştu.

O yıllarda herkesin yakından tanıdığı itfaiye amiri Ömer Komutanı,  4 bin kişinin yemeğini hazırlayan ekibin Naim Ustasını, her yere koşturan Hüseyin’i,  gazeteci  Cemal’i,  eğitim birimindeki Bursasporlu küçük İbrahim’i,  Sosyal işler şefi Cemal’i , personelci Ersin’i  saygı ile yad etmek isterim.  Çünkü onlar en az Atölye şefleri kadar canla başla çalışan, Tofaş’ı var eden insanlardı.

Ama bu işte en büyük teşekkürü Tofaş’ı kuran Vehbi Koç ve arkadaşlarına borçluyuz. Bir konuşmasında Türk insanı için arabanın ayakkabı kadar bir ihtiyaç olduğunu, insanların işine gitmek için kendi arabasına sahip olmaları gerektiğine dikkat çeken halkın alabileceği bir bütçede araç üretmek te onların talebi idi. Bu düşünce sayesinde pek çok aile yeni boya ve deri koltukların kokusu ile tanıştı. Uzun yıllar Türk insanına hizmet etti…

Toprakları bol olsun…

Öyle de oldu. Bugün pek çoğumuz ülkemizde üretilen araçlara biniyorsak bu unuttuğumuz o insanlar sayesindedir.

77 li yıllardan sonra Tofaş in işçi sayısı 7 bini geçti. Bugün ürettiği araçları ile Türk insanına hizmet vermeye devam ediyor.

Ancak halkın dar gelirli kesimi için araç üretiyor mu?

Doğrusu onu sorgulamak lazım.

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları