HACC 2021

28.05.2021 12:41

-Olmaz böyle şey, bu kadarı da fazla. Gözü dönmüş bunların-

İslâm Toplumu Milli Görüş Teşkilatları (IGMG) 2021 yılı için hac reklamı yapmaya başlamış.  İnanamadım, bu kadar aymazlık olmaz dedim. Yalandır dedim, iftiradır dedim. Araştırdım, soruşturdum maalesef doğru çıktı. Hacca gitmek için, müracaat edenlerin olduğunu da duyunca yıkıldım. Ben o dava için hayatımı vermiştim. Geldiğim yerden bakıyorum da onlara, ancak Allah ıslah etsin diyebiliyorum.

Bu kargaşada, her taraf toz-duman olmuş, göz-gözü görmez iken hacca gitmek de neyin nesidir. Hadi insanlar bilmiyorlar, düşünemiyorlar, hacca giderek günahlarından kurtulacaklarını, günahsız olarak geriye döneceklerini sanıyorlar diyelim; o insanların başında yönetici durumunda olan, kendilerinin ululemr olduğunu iddia eden sizler bilmez misiniz ki; Müslüman hür değilse, mekân hür değilse hac farz değildir.

Yemen’de, Suriye’de, Afganistan’da, Libya’da, Mısır’da, Türkiye’de, Filistin’de, Arakan’da Dünyanın başka yerlerinde neler olup bittiğini görmez misiniz, basiretiniz mi bağlandı sizin?!

Dünyada neler olup bitiyorsa Müslümanların gözü önünde olup bitiyor bugün. Saklısı gizlisi yok. Sosyal medya bütün bu olanları aşikâr ediyor. Kimse ben bilmiyordum, görmedim bu olup bitenleri diyemez. Dese de kimse inanmaz. Bu mümkün değildir. Bugün itibarsızlaştırılmaya çalışılan dinin adı, İslâm Dinidir. Kafasına vurulan da, köleleştirilen de, terörist olarak tanıtılan da Müslümandır. Bunları da bilmeyen yoktur.

Evlerinden yurtlarından kovularak mülteci durumuna düşürülenlerin de Müslümanlar olduğunu bilmeyen yoktur. Soy kırıma tabi tutulanın, Birleşmiş Milletlerin (BM) askerlerinin gözü önünde kurşuna dizilenlerin ve sonra da toplu mezarlara gömülenlerin de Müslümanlar olduğunu bilmeyen yoktur. Bütün bunların kimler tarafından yapıldığını cümle âlem bilirken sen bilmez misin behey gafil.

Bugün dünyanın jandarmasının kim olduğunu bilmeyen mi vardır? İslâm Dünyası’nın en büyük düşmanlarının kimler olduğunu bilmeyen mi vardır? Onlar istediği ülkeye bir bahane icat ederek askeri harekât yapabilir, ambargo uygulayarak o ülkenin halkını en temel insani ihtiyaçlarından mahrum edebilir, bunu bilmeyen mi vardır?

Ortadoğu’yu kan gölü haline çevirenlerle iş tutanların Suudi Amerika,  pardon Suudi Arabistan olduğunu bilmeyen mi vardır? Suudi Arabistan’ın hızla silahlanan bir ülke olduğunu bilmeyen mi vardır? Ey IGMG’nin saygıdeğer!  Yöneticileri,  bütün bunlar herkes tarafından bilinirken sen bilmez misin? Söylesene bana, sen hangi bağın bostanısın?

Sizin gibi işgüzarlar yüzünden semizleşen o ülkeler bugün savaş makinasına dönüşmüştür.  Bir gün Irak’tadır, öbür gün Afganistan’dadır, bir sonraki gün Suriye’dedir, bir bakarsın Pakistan’ı dizayn etmeye gitmiştir.  Bir bakarsınız; Mısır’da, Libya’da karşımıza çıkar. Oraya demokrasi ihraç etmeye gitmiştir. Bir de bakarsınız Türkiye’yi işaretlemiştir.  Desteklediği terör örgütleriyle (PKK, DEAŞ, PYD) stratejik ortağım dediği Türkiye’yi köşeye sıkıştırmakla meşguldür. Bütün bu işleri yaparken, dayandığı, yaslandığı, ülkelerin başında Suudi Arabistan gelir ve benzeri İslâm ülkeleri gelir. Bunları sen bilmez misin?

Akıl hocalarından aldığı silahlarla, Yemen halkını çoluk çocuk demeden acımasızca bombalayan, taş üstünde taş bırakmayan Müslüman (!) Suudi Arabistan değil midir? Müslümanların Kâbe’si Suudi Arabistan’dadır. Ancak Kâbe esir alınmıştır, prangaya vurulmuştur. Kaşıkçı cinayetini işleyenlerdir Kâbe’nin elini kolunu bağlayanlar, O’ nu tutsak alanlar.

Bugün İslam’ın iki kutsal şehri olan Mekke ve Medine, işgal altındadır.

Hac ibadetimi yapacağım diye hacca giden her Müslümanın verdiği para bir kuruş bile olsa silah olarak, kurşun olarak, kendisine dönmektedir Müslümanlara dönmektedir. Müslümanlar parasını kendisinin verdiği silahlarla, kurşunlarla kendi sonunu getirmektedir. Bunu da mı bilmezsin ey IGMG. Söyler misin bana, sen hangi bağın bostanısın?

Kur’an “Müminler birbirlerinin kardeşidir…” der, ancak Suudi Arabistan kardeşlerine kurşun sıkar. Tereddüt bile etmez. Dün tasmasını İngilizlerin eline veren Suudi Arabistan Müslümanları arkadan vurmuştur. Suudi Arabistan, arkadan vurma işinden vazgeçmemiştir, bugün de tasmasını ABD’nin eline vermiştir. Arkadan vurmaya devam etmektedir.  Ey IGMG söyler misin bana, sen hangi bağın bostanısın?

Ey IGMG, ekonomik güç olarak Arabistan’dan çok çok gerilerde olan Türkiye ve Ürdün, ekonomik durumuna rağmen milyonlarca Suriyeli Mülteciye kucak açmışken ve ekmeklerini onlarla bölüşüyorken, Suudi Arabistan’ın kılı bile kıpırdamamaktadır! O, Kaşıkçı cinayetinin üstünü nasıl örteceğinin hesabını yapmaktadır.

Böyle bir durumda IGMG teşkilatları, “hacca gitmek isteyenler bana gelsin” diye reklam yapar, ilan verir.  Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır. IGMG hangi akılla insanları hacca teşvik eder. Hadi IGMG’nin gözü dönmüş, para hırsıyla insanları hacca gitmeye teşvik ediyor diyelim. O da tasmasını kaptırdı diyelim; lGMG’ye payanda olan vagon olan Müslümanlara ne demeli. Yemenli Müslüman’a atılan her kurşunun içinde kendi payının da olduğunu hesap edemeyecek kadar aptal mıdır bu Müslümanlar? Yazıktır, günahtır. Kendinize gelin.

Ey IGMG, söyler misin bana, sen hangi bağın bostanısın?

Arafat dağında,  günahlarımızı döküp geleceğiz derken, binlerce insanın kanına gireceksiniz,  Kaşıkcı cinayetine ortak olacaksınız, işleyeceğiniz bu günahların hesabını nasıl vereceksiniz. Allah’ın huzuruna hangi yüzle çıkacaksınız? Sana akıl verdim, fikir verdim, niçin aklını kullanmadın da kiraya verdin demeyecek midir Allah size? Siz hiç düşünmez misiniz? Akıl etmez misiniz? Yoksa siz de mi mankurtlaştırıldınız.

Din adamları niçin susmaktadır. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş niçin susmaktadır. Dün Anadolu’yu Yurtlaştıran din adamlarına bugün de ihtiyacımız vardır. “Düşman kapıya dayanmışken Müslüman’a Cuma Namazı kılmak caiz değildir” diye fetva verebilecek cesarette olan din görevlilerine ihtiyacımız vardır. Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’ye, Maraşlı Sütçü İmam’a, Antepli Karayılan’a, ihtiyacımız vardır.

Maalesef bugün Müslümanları yönetenler dünyevileşmiştir, düşmanla iş tutmaktadırlar. Kendi kasalarını doldurmak için kardeşlerinin kanına girmektedirler.

Bugün Müslümanlara hac farz değildir. Çünkü Müslümanlar hür değildir. Hac ibadetinin farz olması için Müslümanların “hür” olmaları gerekir. Oradan oraya gidip gelmekle, yolcu götürtüp getirmekle hür olduğunu sananlar, köle ruhlu insanlardır, ruhları satılmıştır onların.

Hürriyet, haccın olmazsa olmaz şartlarındandır. Hem hac yapacak kişinin, hem de hac yapılacak mekânların hür olması gerekir. Bugün hac yapılacak mekânlar hür değildir. Mekke Medine hür değildir. Kâbe hür değildir.

Görmez misiniz, Kâbe’nin tepesindeki İngiliz kulesini? Kâbe'nin hemen yanına yapılan devasa binalardan biri olan ve sembolik öğeleriyle dikkat çeken Zemzem Towers’i. Saat kulesi olarak da kullanılıyor. 72 katı vardır. Binanın üstündeki yıldızlar Osiris ve Lucifer'i temsil eden sembollerdir. Osiris tanrı demektir. Lucifer ise Şeytan demektir. Kâbe’yi şeytanlar teslim almış anlamına gelir.

Kâbe şeytanlaşmış insanlar tarafından esir alınmıştır. Kâbe esaret altında inim inim inlerken Ey IGMG’ yöneticisi olan en sen, sen hangi bağın bostanısın! Utanman arlanman yok mudur senin?

Bütün İslâm ülkeleri bir araya gelinceye, yeni bir yönetim biçimi oluşturarak, Suud yönetiminden Mekke ve Medine’yi teslim alıncaya kadar Müslümanlara hac farz değildir. Ben böyle bilir böyle söylerim.

“Ey Allah’ım içimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri de helak eder misin?”

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları