GENÇLERE KIYMAYIN BEYLER!

14.01.2022 22:58

Genç Enes Fırat üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi babası istediği gibi yetiştirmek isterken...! öğrenci oğlunu 25 yıldır memnun olduğu Nur cemaatine teslim etti. "Eti senin, kemiği benim dedi." baba iyi bir şey yaptığını düşündü...!  Ama genç oğlunun ruh dünyasını anlayıp kavrayıp çözemedi...! Enes 20 yaşındaydı dünyadan beklentisi umudu ve hayalleri vardı. Ailesi onu ahiret için imanlı, inançlı ve yaşarken de insanlara hizmet etsin istedi…!

***

Enes babasından hep korktu, sustu, ağladı ve sızladı, aylarca babası ile konuşmadı, duygularıyla kimsesiz çaresiz kaldı. Bazen dualarında tanrıdan yardım istedi. Bazen kâbus dolu, korkulu, rüyalarla uyandı. Sessiz ve sakince gizli gizli ağladı. Her yeni doğan günde dualarda aradığını bulamadı ve tanrıda çevrede onu kimseler anlamıyordu.

İsteksiz yaşam sevincini yitirmesi, zorla ibadet ettirilmesi. Enes'i tamamen yoldan çıkarıp ateist olmasına neden oldu. Tanrıya ve babaya olan inancını da kaybetti. Öğrencilik yurt yaşamının baskılarına, kula kulluk ederek, emrivakiyle olmadığını çok iyi biliyordu. Örf, adet ve feodal töre gereği sustu konuşmadı. Babası ise Enes'in ileride düzeleceğini hayal ederken, beklenmedik haber ve acıyla karşı karşıya kaldı. 20 yaşındaki genç suskunluğunu isyan ederek. Kaldığı yurdun 7. katından atlayarak canına kıydı.  Yüzlerce gencin aynı sorununu dile getirmek için önce bir video hazırladı. Enes'in yorgun bitkin hali, düzgün Türkçesi ve ifadesi, yürekler yakan türdendi.

***

Anne ve baba olmak kolay görev ve sorumluluk taşımak kolay değil. Her insan sorumluluk alamaz. Onu için her toplumda sürekli aile içi huzursuzluklar ve gerginlikler var. Böyle sorunlarda en iyi çözüm yolu aile danışmanları ve psikologlardan yardım almaktır. Bunu hangimiz yapıyoruz? Neden çözüm üretmiyor yavrularımızın böyle genç yaşta hasta olmasına ölmesine neden oluyoruz?

****

Videodan alıntı:

Enes vasiyetini açıkladı: "Anneme söz vermiştim işe başlayınca fırın alacaktım, fırın istiyordu babam almıyordu. Biraz param var, anneme fırın alın. Kalan paramı da ortanca kardeşime verin.

Aileme sesleniyorum daha kız kardeşlerime anlayışlı yaklaşın. Kız kardeşim istemiyor ama imam hatibe gidiyor."

**

Aile baskısıyla cemaat yurduna yerleştirilen Enes köleci yaşama itiraz etti...! kimse bir gencin çığlını duymadı. Duysak ta hep sustuk!  O cesur yürekli genç yobaz baskıyı zulümü kabul etmedi ve intihar ederek yaşamına son verdi. Işıklar içinde uyu

*****

Gençlerimizin, umutlarını, neşesini, hayallerini, özgürlüğünü, geleceğini, hayatını çalmayın.

Onlara umutlarını, hayallerini verin. Çocuklar, gençler bir ulusun çiçekleridir. Onları koruyup kollayın ve onlara kıymayın.

***

Çocuklar ailenin ve toplumun geleceği, ulusların en kutsal hazinesidir. Her insana anne ve baba olmak nasip olmuyor. Sağlıklı çocuk sahibi olmak büyük bir nimettir. Tanrının insanlara verdiği çiçektir. Eneslere, Alilere, Fatmalara, Denizlere kıymayın beyler.

Dünyanın her yerinde tarikatlar rant peşindedir. İnsanlık alemi için ürettikleri hiçbir şey yoktur.!

Tanrı bizim kaderimizi doğmadan çiziyorsa eğer bizim inancımızın bekçiliğini kimse yapamaz.! Bir canlının, canını almaya, kıymaya, yok etmeye, kimsenin hakkı yok.!

Çünkü " Tanrı; bilen, gören ve bağışlayandır."

Hoşça ve dostça kalın sevgili okuyucularım.

Necati Aydın

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları