LVM Fikret Odağ

ERKEK OLMA

18.09.2020 20:55

Erkek olma, çünkü erkeklik oğlan çocukları için korkulu bir rüyadır, diyor JJ Bola. Bu başlıkla yazdığı kitapta bütün oğlan çocukları doğuşta saftır,…

Erkek olma, çünkü erkeklik oğlan çocukları için korkulu bir rüyadır, diyor JJ Bola. Bu başlıkla yazdığı kitapta bütün oğlan çocukları doğuşta saftır, günahsızdır.

Ailede, okulda ve çevrede uygulanan yanlış eğitim onları erkek yapar. Şiddete eğilimli olmaları yanlış yönlendirmenin neticesinde ortaya çıkar.

Türkiye’de kendi imzaladığı İstanbul Sözleşmesinden geri çekilmeyi arzu eden bazı gruplar var, tartışmalar nesnel yapılmıyor. Böyle önemli bir konu siyasete alet edilmemelidir.

Bola, Kongo’da dünyaya geliyor. Altı yaşındayken ailesiyle birlikte Londra’ya göç ediyor. Doktora çalışmasını Yaratıcı Yazma konusunda yapıyor. Ruhsal sorunları olan gençlere psikolojik danışmanlık görevinde, deneyimine dayanarak bu kitabı yazıyor. Bir roman ve üç şiir kitabı var. İngiltere sınırlarını aşarak, ırkçılığa karşı aktif çalışıyor.

Kitabı Almanca ’ya çeviren Malcolm Ohanwe, dil bilimci olarak Münih Ludwig-Maximilians Üniversitesi’nde çalışıyor.

Neden genç erkeklerin daha fazla şiddet ve terör olaylarına karıştığına cevap arıyor yazar bu kitapta. Otuz beş yaş altında gençlerde intihar edenler, terör olaylarında kendini ölüme götürürken, suçsuz insanları da öldürüyorlar. Bu yaşlarda depresyon gibi ruhsal hastalıklara sık sık rastlanıyor.

Oğlan çocuklarına doğalarına uygun şekilde büyümelerine eğitimde izin verilmiyor. Renkle başlanıyor, maviyi seveceksin deniyor. Oynamak istediği oyuncakları kendi seçmiyor, büyükleri seçiyor. Silahla, arabayla oynamalı. En iyi yemek pişiren aşçılar adam olduğu halde, oğlan çocuğu babası evde yokken yemek yapar. Aksi takdirde sen kız değilsin, sözünü duyacaktır.

Kendi ayakları üzerinde duran, sevdiğim bir bayan arkadaşım Facebook’da çelik çomak oynamayı isterdim, ama oğlan çocukları beni oynatmazdı, diye yazdı. Mühendis olması isabetli olmuş.

Oğlan çocuğu, adam olma yolunda eğitilmeli. Mert ve dürüst olması yapı taşı ana okulundan önce anneler koyabilir. En az on iki yaşına kadar oğlan çocukları kadınlar tarafından eğitiliyor. Anne, eğitmen ve ilkokulda öğretmenleri kadınlar. O halde önce kadınlar nerede hata yaptıklarını sormalı.

Bilim insanlarına göre eğitim altı yaşında tamamlanıyor. Türkçe’ye de hep yanlış çevirme yapılıyor. İlkokuldan sonra öğretim var, eğitim tamamlanıyor, çocuk öğrenmeye hazırlanmış olarak okula başlıyor.

Bilinçli, toplumda sorumluluk alan aktif kadınlara erkek gibi kadın, derken iltifat edildiğine inanılır. Halbuki bu dilin gücünü gösteriyor. Yani duygusal olma, demek isteniyor. Duygusunu, anlatamayan oğlan çocukları içlerinde bir ömür öfke biriktiriyor. Günün birinde şiddet, terör olarak patlama aşamasına geliyor.

Ruhsal hastalık, intihar, depresyon da içe dönük kendine gösterdiği şiddet olduğu, sorumlular tarafından görülmüyor.

Almanya’da haberlerde şiddet, amok sonucu ilk haberlerde göçmen kökenliyse oturma, çalışma izni var mı, sorusu gündeme gelir. Verilecek ceza ve kökeni kendine verilmiş bir ad gibi söylenir.

İngiltere’de çocuklar da hapis cezası alıyor. Yapılan bir araştırmaya göre 900 çocuğun çoğunun, küçük yaşlarda düşme neticesinde travma geçirdiği, beyinde hasar olduğu tespit ediliyor. Bu hasar şiddete eğilimli yapıyor, öfkesine hâkim olamıyor. Tedavi yerine çocuk hapse atılıyor.

Almanya’da on altı yaşına kadar çocuklara ceza verilmez, tedavi ve topluma kazandırma projeleri uygulanır.

Daha anaokulunda oğlan çocuklara oyunla kaybedince, kabul etmesi öğretilmelidir. Bu durumda ileride demokrasi sisteminde seçimi kaybettiğini kabul edebilir. Sporda, bilhassa futbolda dile dikkat etmeli. Kazanana mahvetti, kaybedene mahvedildi gibi yıkıcı kavramlar kullanılmamalı.

Kız çocuklarına kendilerini koruma görevi yeterli olmalı, oğlan kardeşlere sorumluluk verilmemeli. Bu durumda taşıyamayacağı yük omuzlarına yüklenmiş oluyor. Kadının namusu kadından sorulmalıdır.

Oğlan çocuklarına bir ömür boyu takılan maskeyi çıkarmaları için imkân sağlamalı. Artık bu internet çağında tüm gezegende birlikte hareket etmek şart olmuştur. Zira erkek şiddeti küresel olma yolundadır. Gençlere, çocuklara bugün okulda ne öğrendin sorusundan önce, sınıfında nasıl hissediyorsun, öğretmenin sana nasıl davranıyor, arkadaşlarından hoşlanıyor musun, diye sormalı. Onlara duygularını anlatmaları, içlerinde biriktirmemeleri öğretilmelidir. Üzülünce ağlamalarına izin verilmeli.

Günlük anı yazmaları teşvik edilmeli. Yazma beyinle ilişki kurduğu için ruhsal gelişmesine olumlu etki eder.

Oğlan çocuklarına ve gençlere kadınlar üzerine yazılmış hikâye ve roman okumaları teşvik edilmeli. Okumaları karşı cinsin dünyasını anlamalarına yardım etmesini sağlar.

Adam olmaları sağlanırsa, tehlikeli olma yerine toplumda zayıf olanları koruyabilir. Bilhassa dini yanlış anlatılan ülkelerde, ataerkil alışılmış yöntem ve anlayışı değiştirmek tek başına zor olur, fakat toplum ön görürse öğrenmenin yaşı yoktur. Yeter ki, toplum bunu istesin.

Öğrenmeye giden yol sevgiden, barıştan geçer. Sevgi deyince yalnız iki cins arasındaki sevgi anlaşılmamalı. Adamlar veya kadınlar arasında, gençler ve yaş almışlar arasında insan sevgisi, diğer canlılara duyulan, doğaya duyulan sevgidir. Sevgi yolu insanlığı barışa götürür.

Sevgiyle kalın!

İlter Gözkaya-Holzhey

eMail: [email protected]

Bu kitap Türkçe’ye de çevrilmeli:

JJ Bola, Sei kein Mann, Warum Männlichkeit ein Albtraum für Jungs ist, Carl Hanser Verlag, München 2020

ISBN: 978-3-446-26798-5

#

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler