ÇOK UMUTLANDIM

22.11.2021 13:11

Onların gözü ve bilgisiyle bakamadığımız için, hem anlamakta zorlanıyor, hem de galiba boşuna endişeleniyoruz Z kuşağı için.

Kendimiz gibi sanıyoruz, kendi çocukluğumuz, kendi gençliğimiz gibi sanıyoruz.  Hayata, olaylara bizim o yaşlarda baktığımız gibi bakıyorlar, bizim inandığımız gibi inanıyor, bildikleri bizimkiler gibi sınırlı ve de, her söylenene sorgusuz sualsiz, araştırmadan inanıyorlar sanıyoruz.

Eminim ki onlara ne kadar kötü bir dünya, ne kadar kötü bir ülke bırakırsak bırakalım; onlar kısa sürede iyi ve güzel bir gelecek tesis etmenin yolunu bulacak, kendi çocuklarına, bizim onlara bıraktığımız gibi berbat bir ülke, berbat bir dünya bırakmayacaklardır.

Çünkü bizlerin o yaşlarda olduğu gibi, her duyduklarına, her gördüklerine ve kendilerine her söylenene sorgulayıp araştırmadan inanmıyorlar. En önemlisi de çok meraklılar, her şeyi merak ediyor, soruyor, sorguluyor, araştırıyorlar. Teknolojinin sunduğu olanaklar sayesinde de bu olanağı buluyorlar. Bulduklarıyla da kolay kolay yetinmiyorlar. Her bulunçlarında daha fazla, daha çok araştırıyorlar, çünkü her bulunçlarında, yeni yeni sorular uyanıyor zihinlerinde, her bir soruyu daha da detaylı, daha da fazla araştırma gereği duyuyorlar. Bilgiye, yeni fikirlere doymuyor, daha çok acıkıyorlar, acıktıkça doyurmaya çabalıyor, açıktıkça yeniliklere açılıyorlar. Her bir öğrendikleri ufuklarını daha bir açıyor…

O nedenle de, her yeni günde, biraz daha umutlanıyorum; hele de torunumla her konuşmamda…

4-5 yaşlarındayken, sürekli soru soruyor, aldığı her bir yanıtta, “Babaanne sen ne çok şey biliyorsun, hatta her şeyi biliyorsun. Nasıl biliyorsun bu kadar çok şeyi” diyordu. O kadar emindi ki her şeyi bildiğimden, daha sonraları bana okul arkadaşlarının sorularını da getirmeye başlamıştı. Ben de, “Çok okuyorum da ondan ama hiç kimse her şeyi bilemez, ben de çok şey biliyorum ama her şeyi değil. Daha bilmediğim ve öğrenmem gereken çok şey var. Öğrenmek için de, daha çok okumam ve araştırmam gerek. Çünkü her öğrendiğim yeni bilgide, ne kadar az şey bildiğimi fark edip daha öğrenmem gereken çok şey olduğunu görüyorum. Sen de çok şey bilmek istiyorsan, çok okumalısın, çok araştırmalısın, şimdilik okumayı bilmiyorsun ama hep böyle kalmayacaksın. Önce okumayı öğreneceksin, sonra da bol bol kitap okuyacaksın. Gün gelecek benden daha çok şey bileceksin, o zaman da ben sana soracağım bilmediklerimi, öğrenmek istediklerimi” diyordum.

Gerek anne babası, gerekse ben çokça kitap alıyoruz ama zamane çocuklarının pek çoğu gibi, kitaplardan ziyade, internetten bilgi edinmeye çalışıyor çoklukla… Tabii her öğrendiğini bana heyecanla her anlatışında da beni hayretler içinde bırakıyor…

Dünya Çocuk Hakları Gününde kendisini kutlamak istedim. Hem de bu konu hakkında konuşalım, ona haklarının ne olduğunu söyleyeyim…

Önce henüz haberdar değildir, pek anlamaz bu yaşta diye düşünerek, sadece “Günün kutlu olsun” dedim, “Ne günü” dedi. “Dünya çocuk günü” dedim kestirmeden. “Haberim yok, nasıl bir gün o, hiç duymadım” dedi. Bu defa, “Dünya Çocuk Hakları günü” diye başlayıp ne olduğunu anlatmaya başladım ki sözümü kesti: Öyle söylesene babaanne, biliyorum; 20 Kasım 1989 tarihinde, tüm dünya çocuklarının doğuştan kazanılmış haklarını korumak amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilip 193 ülke tarafından onaylanan uluslararası bir sözleşme bu. Bu sözleşmesinin temel amacı, çocukların sağlıklı bir yaşam sürmelerini garanti altına almak. Çocuk hakları, kanunen veya ahlaki olarak dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu hakların evrensel tanımı. Çocuk Hakları Sözleşmesi 54 maddeden oluşmakta. Söyleyeyim mi bu hakların neler olduğunu dedi.

Donup kaldım bir müddet, ardından da yanıtladım: Hayır, söylemene gerek yok, biliyorum ama sen bu kadar detayıyla nasıl biliyorsun dediğimde, “Araştırdım, okudum öğrendim” dedi. Daha da merak ettim. “Nereden aklına geldi de araştırma gereği duydun; biliyor muydun çocukların hakları olduğunu” diye sordum, “Hayır bilmiyordum, hani haberlerde sürekli hayvan hakları yasası çıkmalı, hayvanların da hakları var deniyor ya ki ben de inanıyorum onların da hakları olduğuna ve o yasa doğru dürüst çıkmalı artık. Onların da canı var, onların da doğru dürüst yaşamaya hakkı var çünkü…  Hayvanların bile hakkı oluyor da, biz çocukların niye yok? Bizim de haklarımız olmalı ama çocukların nelere hakkı olmalı diye düşündüm. İnternette cevabını ararken de, bu sözleşmeye rastladım. Meğer bizim de haklarımız varmış…

Şaşkınlık üzerine şaşkınlık yaşıyordum. Ben ona bir şeyler öğreteceğim zannederken, o bana öğretmişti pek çok şeyi. Henüz 10 yaşındayken düşünebiliyorsa, merak edip araştırıyorsa ve de öğrenip biliyorsa çocuk olarak haklarını, demek ki büyüdüğünde, daha başka pek çok şeyi merak edecek, araştırıp öğrenecek… Öğrendikçe de, pek çok şeyin buluncuna ulaşacak, pek çok soruna çözüm de araştıracak ve de üretecektir diye düşündüm ve şaşkınlığıma sevinç de eklendi ve de umutlandım, hem de çok umutlandım…

Hoş geldin Z kuşağı; zihnin ve yolun açık olsun…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları