ÇOK GÖRME NE OLUR!

25.10.2019 12:42

Arkadaşım, eski bir arkadaşım: Yapma Allah aşkına…

Sana ne Amerika’da bilmem ne olmuş, bilmem hangi ülkede birileri ölmüş, birileri işkence görüyormuş, Müslümanlar birbirini yiyormuş…

Apartmanında, mahallende bir şeyler olmuş…

İnsanlar saygın ve insana yakışırlıkta değilmiş…

Birileri, birilerinin hakkını gasp ediyormuş, dolandırıcı, hızsız, arsız, yüzsüz, yalancı, talancı, takiyyeci, riyakârmış…

Ülke elden gidiyor, yavrular şehit oluyormuş, başkalarının olacakmış bu ülke bu gidişle!..

Türkçe yanlış kullanılıyor, hatta yok oluyormuş, başka dillerin sözcükleri, hatta uydurukçalar alıyormuş süratle Türkçenin yerini…

İnsanlar insanlıklarını, erdemlerini yitirmekteymiş her geçen gün biraz daha, vurdumduymaz oluyormuş, neme lazımcı, duyarsız, duygusuz olmuş, vur patlasın çal oynasın, bir hayatın içinde, her şeyden bihaber yuvarlanıp gidiyormuş!..

Kimse elini koymuyormuş taşın altına, dur demiyor, ses çıkartmıyor, hatta görmüyor, duymuyormuş olan biteni etrafında, ülkesinde ve dünyada…

Evladının, yakınlarının, sevdiklerinin sorunları varmış…

Falanca Hanımı kocası aldatıyormuş, filancanınki dövüyormuş da neden kadın hâlâ katlanıyormuş, neden bu adamlar bu denli seviyesiz ve acımasız, hatta ahlaksızmış? Neden devlet ciddi tedbirler almıyor, yaptırım uygulamıyormuş?

Neden hakları gasp ediliyormuş çalışanların, neden çözülmüyormuş işsizlik ve öğrencilerin sorunları?..

Deprem kapıdaymış da, hiçbir önlem alınmıyor, ciddiyetle eğilinmiyormuş!..

Neden insanlar, doğanın yok oluşuna seyirci, hatta yardımcıymış? Neden katlediyorlarmış ormanları? Yeşili maviyi neden bu denli sorumsuzlukla yok ediyormuş?..

Neden sadece hayvan severim zannıyla, o zavallıcıkları alıp da hevesleri geçince sokağa atıyorlarmış, diğerleri de onlara rastladıkça sokaklarda, neden tekmeliyor, üzüyor, eziyor, öldürüyormuş? Hakları yok muymuş onların da yaşamaya?

Neden insanlar, aç, evsiz barksızmış? Neden bazı çocuklar yoksunluklar içinde, küçücük yaşlarında ekmek derdindeymişler?

Neden doğudaki yoksunluklara çare üretilmiyor, el uzatılmıyormuş?!..

Sana ne? Şurada üç gün ömrün kalmış, keyfince yaşa, gez, toz, eğlen, ye yemeğini, al çayını eline, geç televizyonun karşısına, bir eğlence programı ya da film aç, ayaklarını uzat ve izle. Keyfine bak, umursama hiçbir şeyi, nasılsa gücün yetmiyor hiçbirini düzeltmeye!..

Sadece kendine yapıyor, dert üstüne dert ekleyip kendini mahvediyorsun. Bırak şu yazılarını da birilerine bir şeyler anlatacağım diye helak etme kendini, kim dinliyor ki seni, yazarak neyi düzeltebiliyorsun ki ne işe yarıyor yazdıkların, kaç kişi okuyor, okuyor da düşünüyor üzerinde, bir de üstüne üstlük pek çok kişiden, laf işitiyorsun, hakaret edenler, küfredenler, hatta tehdit edenler de oluyor, bir de öyle üzülüyorsun. Yapma ne olur, bırak artık öğren sadece kendin için yaşamayı!..

Bak çok acılar çektin, çok zor günler yaşadın tek başına. Yendin çok şükür kanseri de ne güzel ama korkarım bu gidişle yineleyeceksin, yine o acılara dönmeni istemiyorum, o çileyi çekmene gönlüm razı gelmiyor, ne olur her şeyi bırak, sadece kendine, gıdana, uykuna önem, kendine değer ver, sadece kendin için yaşa. Yine o günlere dönersen, o üzüldüklerinden hiçbiri olmayacak yanında. Hiçbiri haberdar dahi olmayacak!..

İyi de dostum, ilgine ve iyiliğimi düşünüyor oluşuna teşekkür ederim ama bir şeyi unutmuyor musun? 

İnsanım ben, duygularım var, vicdanım var!.. Evet, bizzat yapabileceğim pek bir şey yok ama iki satır da olsa, yazmayayım mı, tasvip etmediğimi, karşı olduğumu belirtmeyeyim mi? Haklının yanında durup destek verirken, haksızın karşısına geçip dur demeyim mi kendimce? Doğruları, güzellikleri, iyilikleri, olması gerekenleri dile getirip tersi olanlara da karşı çıkmayayım mı?

Onu da bırak, insan olarak hiç mi üzülmeyeyim?

Lütfen, üzülmeyi bari çok görme bana!

İnsan olmayı hele, ne olur çok görme!

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları