ÇOCUK İŞÇİLER

02.12.2022 10:56

Her yıl çocuk işçiler konusu gündeme gelir, kısa süre konuşulur ve sonra unutulur.

Küresel gelişme, dayanışma deyince, ekonomi ticaret akla gelir ve para severlerin işine yarar.

En son Zürih Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre 373 milyondan daha fazla çocuğun işçi olarak çalıştığı tespit edildi. Son yıllarda arttığı görüldüğü gibi, korona virüs pandemi yıllarından sonra artan yoksullukla bu sayının daha fazla artacağı tahmin ediliyor.

Dünya genelinde on çocuktan birinin okula gitmek yerine, işçi olarak çalışması Öğretmenler Günü’nde bana acı veriyor.

Küre nüfusun tahsil oranı yükseldikçe, buna paralel olarak yoksul ailelerin çocuk sayısı azalıyor.

Küresel yaşamı, para severlerden çok daha önce öğretmenler düşünüp, söylemişti. O zaman internet iletişimi yoktu, sesimizi duyuramadık.

Altmış yıllarında Öğretmen Okulu’nda sahnede gösterilen bir tiyatro oyununda, hasta, ölmek üzere olan bir öğretmen,

Bana Dünya’nın Bütün Çiçeklerini, öğrencilerimi getirin, diyordu.

Hayat tesadüflerle doludur, baş rolde oynayan okul arkadaşımı Berlin Goethe Enstitüsü’nde 1972 yılında sesinden tanımıştım.

Baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk, savaşta babalarını kaybetmiş, kimsesiz çocuklara sahip çıkmıştı. Kız erkek ayrımı yapmadan okula gitmelerini sağlamış, iyi tahsil yaparak ülkelerine faydalı evlatlar yetiştirmişti.

Çalışan çocukların çoğu savaş, sel, deprem, kuraklık, yangın nedenleriyle öksüz ve yetim kalan çocuklar. Bu nedenle ilk yapılacak önlem bu çocuklara barınacakları yurtlar açmak.

Asya, Afrika ve Güneş Amerika’ya Avrupa’dan yardım eden kuruluş ve vakıflar var, ama kâfi değil.

Ailesi yoksul olduğu için çalışan çocuklara yardım etmek için ailelere adaletli sosyal dağıtım, onlara iş yeri açmakla mümkündür.

Sorunun çözümü çocukların çalıştığı yoksul ülkelerde değil, küresel tedarik zincirinde bu işçilikten en büyük yararını gören Avrupa Birliği başta olmak üzere ABD, Japonya, Norveç, Kanada ve İsviçre gibi gelişmiş ülkelerde ancak mümkün olabilir.

Elbette empati duyguları körelmiş insanların idare ettiği güney küre yerel hükümetlerin de büyük sorumluluğu var.

Kahve, çay, muz, altın, elmas Asya ve Afrika’dan getirilen ve marketlerde satılan hemen hemen bütün ürünlerde çocuk işçilerin emeği vardır.

Tavuğun budu gelişmiş ülkelerde kalıyor, kanatları yoksul ülkelere satılıyor. Atık ve plastik çöpler de yoksul ülkelere veriliyor. İklimin ısınmasına da gelişmiş zengin ülkeler daha çok sebep oluyorlar.

Çocuk hakları 20 Kasım gününde, bu çocukların okula gitme, çocuk olarak yaşama hakları konuşulmalıydı.

Gelişmiş ülkelerde kendi çocuklarının hakları korunuyor. Kurallar ülkesi Almanya’da okul, emniyet ve aile danışma daireleri iş birliği ile çocukların okula gitmesini sağlıyor. Onuncu sınıfa kadar tahsil yapmaları, okula gitmeleri mecburidir.

Bu nedenle hatalarına rağmen, kürede demokrasi en iyi uygulayan ülkedir.

Yoksul ülkelerde gelişmiş ülkelerin şirketleri kârlarını artırıyor, çünkü o ülkelerde maliyeti düşürüyorlar. Ucuz işçi çalıştırarak, çocuk işçiliğine göz yumarak, ürünleri düşük fiyatla alarak zenginleşiyorlar.

O halde sorunun en büyüğü haksız paylaşım, tarihten kalan modern sömürme ve kölelik zihniyeti.

Öğretmenler Günü’nde bütün Dünya öğretmenleri birlik olmalı, seslerini çıkarmalı. Dünya çocuklarını sefaletten kurtarmak için geç kalan adımı atmalıdır.

Küresel çocuk işçiliği çocukların fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişmelerine zarar verdiğini yazmaya dahi gerek yok.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 74 yıl önce kabul edildi. İnsan toplumunun en zayıf olduğu, çocukların hakkını koruma görevi yetişkinlerin sorumluluğudur.

Elektrikli araba ve bataryalarda işlenen kobalt üreticiliğinde çocukların emeği var. Her dünya vatandaşı, defalarca eline aldığı cep telefonu kullanırken çocuk haklarının da evrensel olması gerektiğini düşünmeli ve bir şeyler yapmalı.

Tüm şirketlerin ve gelişmiş ekonomilerin tedarik zincirinde çocuk işçiliğinin kaldırılması lâzım. Bunun için insan hakları aktivisti Fernando Morales-de la Cruz çalışmalar yürütüyor.

Yerkürenin yediden büyük olduğunu fark etmek istemeyen G7 Liderler Zirvesi’ne mektup yazıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde böyle bir haber yapılmadı, duyulmadı. Çocuk işçiliği ve zorla çalıştırmaya karşı verilen sözler tutulmalı ve önlemler alınmalı. Dünya vatandaşları takipçi olmalı.

Okuduğum, duyduğum haberlerde Türkiye’nin adı geçmiyor. Çocuklar çalışmasın, kız çocukları evlendirilmesin okula gitsinler. Ama düğünlerde gelenek haline gelen altın takarken, mücevher hediye ederken nereden geldiği araştırılmalıdır.

“Hükümetlerden ve şirketlerden iş modelleri üzerinde çalışmalarını ve tedarik zincirlerinde çocuk işçiliğini kaldıracak modeller geliştirmelerini istiyorum. Satın aldıkları ürünleri, değerinden daha ucuz almaya çalıştıkları ülkeler var. Bu, böyle devam edemez, çünkü bu daha fazla çocuk işçiliği ve modern kölelik anlamına gelir.”

Fernando Morales-de la Cruz

 

Hoşça kalın, ama ilgisiz kalmayın!

İlter Gözkaya-Holzhey

eMail: [email protected]

 

Kaynaklar:

  1. Tedarik zincirinde çocuk işçiliğini en çok gelişmiş ülkeler kullanıyor. Anadolu Ajansı, [email protected]
  2. Kinderarbeit weltweit, UNICEF
  3. Kinderarbeıt, Menschenrechte, Planet Wissen.
  4. Was ist Kinderarbeit, Bundesministerium für wirtschaftliche Zusammenarbeit und Entwicklung.

 

 

 

 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları