BU ÇOCUKLAR NASIL ZEHİRLENİR?

08.04.2022 17:51

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünde okuyan öğrencilerin büyük bir bölümü; geçtiğimiz günlerde üniversite yemekhanesinde yedikleri yemekten zehirlenerek hastanelik oldular.

İYTE’de bu yıl ikinci kez zehirlenme vakası yaşanıyor. Öğrencilerin yoğun olarak sınav haftası… Önce alınan bir karar ile geçtiğimiz hafta yapılacak sınavların bir kısmı, önümüzdeki hafta da tümü iptal edildi.

Bu zehirlenmeler ile ilgili çeşitli tevatürler var. Pek çok öğrenci velisi Urla Karaburun da ki üniversite kampüsüne akın ettiler.

İYTE’de okumak öyle kolay bir iş değil. Bir kere şehir merkezinde değilsiniz. Kütüphane ve yemekhane dışında öğrencilerin her hangi bir sosyal tesisleri yok. Ya Güzelbahçe köyüne, ya da Urla ilçesine gitmek zorundasınız. Üniversite içinde biri özel, diğeri devlet yurdu olmak üzere iki yurt var. İkisinin de barınma dışında bir imkanları yok.

Buradaki öğrenciler, benzeri üniversitelerin konumlarına göre son derece şanssızlar. Çünkü üniversitenin konuşlandığı arazi haddinden fazla geniş ve fakülteler son derece dağınık. Ne doğru dürüst bir lokanta, ne kafeterya, ne de pastaneye sahip değiller.

Geceleri belli bir saatten sonra kütüphaneden yurtlara dönmek ise tam bir karabasan. Öğrenciliğin şiarındandır. Genellikle ders çalışmak için sabahlarsınız. Onlarda öyle yapıyorlar. Özellikle kız öğrenciler… Üniversite içinde öğrencilerin bir yerden diğerine ulaşacak servisleri ise yok denecek kadar sınırlı. Bazı yerlere de yok satıyor…

Kış aylarında soğuk ve rüzgârlı olan bu bölgede öğrencilerin kuzey kutbuna gitmelerine gerek yok. Zaten klimatik durumu son derece kötü hava koşullarına açık…

Gelelim asıl meseleye…

İşte bu zor şartlarda öğretim gören öğrenciler, hepsi bizim canımız ciğerimiz olan; okuyup ailesine faydalı olmaya çalışan geleceğimizin güvencesi olan çocuk denilecek yaştaki genç nesil nasıl olurda bünyesinde Türkiye’ye çağ atlatacak teknoparklar, bilişim teknolojileri, kimya mühendisliği gibi bölümlerin olduğu bir üniversite de 5 Nisan günü, çıkan ikinci zehirlenme vakası son derece düşündürücüdür. Konu ile ilgili açıklama yapan genel sekreterlik ve rektörlük gerekli önlemlerin alındığı, incelemenin başlatıldığı gibi açıklamalarda bulunmuş, yemek ve sulardan alınan numunelerin Tarım müdürlüğüne iletildiğini, beş gün içinde sonuçlarının çıkacağını yazılı olarak belirtilmiştir.

Böylesine ileri teknolojiler ile uğraşan bir okulun yemeklerinin kontrolünün dağıtım öncesi yapılamaması insanı acı, acı gülümsetmektedir.

Yemeklerde kullanılan her türlü malzemenin gerek alımı ve gerekse depolanması esnasında kontrollerinin yapılması, kalite belgelerinin istenmesi ve uygunluğunun denetlenmesi gerekir. Ayrıca pişirmede kullanılan basınçlı kazanların, dağıtımda kullanılan tepsi ve aparatların hijyeninin sorgulanması, saklama alanlarında her türlü haşere ve ilaçlama işlemlerinin denetlenmesi ehil personel tarafından yapılmalıdır.

Her ne kadar genç olarak ta kabul etseniz, aileler çocuklarını üniversite gibi bir bilim yuvasına teslim etmekte, onları ne denli zor koşullar altında okuttukları akıldan çıkarılmamalıdır.  Gerekli tedbirleri almamış olmak ve bu tür vakalara sebebiyet vermek tamamen üniversite yönetiminin sorumluluğudur. Tıpkı kış aylarında üniversite sahasına domuzların inmesi gibi…

İşte Bir yanda aya gitmeye çalışan bilim ve teknoloji, diğer yanda sınıfta kalan üniversite yemekhanesi…

Ne diyelim? İnsanoğlu kendi kaderini kendisi çizermiş…

Tüm öğrencilere bir kez daha geçmiş olsun diyoruz…

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yap

Yazarın Diğer Yazıları