GÜN DOĞMADAN UYANMAK…

GÜN DOĞMADAN UYANMAK…
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Uyku bitti…

Yeni bir gün başlamak üzere…

Yüzlerce düşünce zihnimizi istila etmeye başlıyor.  Kovsanız da gitmiyorlar. Kepenklerini açan dükkanlar gibi her biri farklı bir başlık ile malını satışa sunuyor…

Covid salgınından bu yana kendimizi toparlamakta zorlanıyoruz. Akşamları erkenden uyusak ta, Sabah erken uyansak ta bir yorgunluk, bezginlik var üzerimizde. Eklem ağrıları ancak ağrı kesiciler ile duruyor. O da kısa bir süre…

Güce gelince o da iyice azaldı. Bahar gelsinde yine erken kalkayım, bahçedeki güllerin dibini belleyeyim,  aşı yapayım, gübreliyeyim diyen sanki ben değilim. Şimdi kürekte, kazmada ağır geliyor.

***

Caddeden geçen, işe veya okula gidenlerin yüzlerindeki ifadeler son derece önemli. Eskiden beri izlemeyi, davranışlarını tahlil etmeyi bir cümlenin ardından neyin söyleneceğini tahmin etmeyi iş edinmişimdir.

Çok mu gerekli? Hayır.  Sadece benimle irtibatı olanların davranışlarını tahmin etmekte  eskisi gibi  zorlanmıyorum. İnsanların çoğunluğunda bir kibir ve aldırmazlık var.  Depremden sonramı böyle oldular yoksa öncesinde de böylemiydiler? Bilmiyorum.

Son zamanlarda gururlarını ayakları altına alanlar, günlük hezeyanları ile insanları üzenler, bir gün önce söylediğini bir gün sonra unutanlar, yalan yere yemin edenler, sözlerinden dönenler üç kuruş menfaat için en iyi arkadaşını bile satanlar, menfaatleri olduğu sürece sizin dostunuz olanlar öylesine çoğaldı ki şaşırmamak elde değil.

Zaman, zaman toplumsal çözülmenin ve çöküşün izlerini görüyor, bu hastalığın tedavisini toplum bilimcilerin tartışması gerektiğini savunuyorum.

***

Galiba gezip gördükçe kendimizi içinde sakladığımız iyilik hayalleri ile süslü kulelerin yıkılıp bizi gerçeklerle karşı karşıya bırakmasının hazımsızlığı içerisindeyiz.

Yaz geliyor.

Soğuk ve kapalı geçen bahar aylarına rağmen yağmur rejimi bekleneni vermedi. Barajlar boş. Motopomplar yeraltı suyunu yeryüzüne pompalayıp duruyorlar. Az ötemizde millet su kesintisi nedeni ile susuzlukla mücadele ederken, bahçedeki yüzme havuzunda farklı bir yaşam biçimini izliyoruz.

Kimse dünyanın başına gelenler ile ilgilenmiyor. Ancak kaçınılmaz o ki, bu yıl sıcak bir yaz geçecek ve susuzluk bizi kasıp kavuracak…

Belediyelerin suyu az kullananları ödüllendireceği, çok kullananların cezalandıracağı bir kararlılığa ihtiyacı var.

Sabahın ilk saatlerindeki serinlikte ahkam kesmek kolay. Yaz güneşinin yakıcı ışınları altında ne yapacağız? Perdeleri delip geçecek, klima altına sığınacağımız günler hiç te uzak değil. Sonra yine sonbaharı görmeden gelecek dondurucu soğuklar da o kadar uzak değil.

Yazın gelmesinin soğuklardan kurtulmaya vesile olacağını düşünürken, yaz sıcağında da tamamen tersini düşünüp kışı geri çağırdığımızı unutmayın.

Lütfen suyu dikkatli kullanın.

Denizlerimizde bile temiz sular bitti…

Çünkü İnsanoğlu kendi yaşamını tehdit etmeye devam ediyor …

Taner TÜMERDİRİM

[email protected]