Avrupa zor bir dönemden geçiyor. Ekonomik durgunluk, artan hayat pahalılığı, savaşların yarattığı belirsizlikler, sosyal hakların budanması ve aşırı sağın yükselişi milyonlarca insanın geleceğe dair kaygılarını büyütüyor. Böyle dönemlerde toplumların önünde iki yol bulunur: Ya halklar birbirine karşı kışkırtılır ya da ortak sorunlara karşı ortak mücadele örgütlenir.
DİDF’den festivale davet!
13 Haziran 2026 tarihinde DİDF (Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu) tarafından düzenlenecek Birlik ve Dayanışma Festivali, işte bu ikinci yolun, yani ortak mücadelenin ve dayanışmanın çağrısını yapıyor.
Halkların kardeşliği
DİDF, uzun yıllardır Almanya’da ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde göçmen kökenli işçilerin, emekçilerin ve ailelerinin örgütlenmesini esas alan bir çalışma yürütüyor. Ancak savunduğu mücadele yalnızca göçmenlerin değil, tüm emekçilerin ortak çıkarlarını temel alıyor. Çünkü fabrikada çalışan Alman işçinin de, Türkiyeli işçinin de, Arap, Kürt, İtalyan, Yunan ya da Afrikalı emekçinin de karşı karşıya olduğu sorunlar büyük ölçüde ortaktır. Yerli halklar göçmen olmalarından dolayı ayrımcılığa uğrayan göçmen halkların mücadelesine destek verip, ortak sorunları üzerinde birlik ve dayanışmayı güçlendirmelidirler.
Bugün Avrupa’da onlarca yıllık mücadelelerle elde edilmiş sosyal haklar tartışma konusu haline getiriliyor. Almanya’da sağlık sigortasından emekliliğe, sosyal yardımlardan çalışma yaşamına kadar birçok alanda kısıtlamalar gündeme geliyor. Sürekli yükselen kira bedelleri, enerji fiyatları ve temel tüketim maddelerindeki artış milyonlarca insanın yaşam koşullarını ağırlaştırıyor.
Eşit haklar mücadelesi
Tam da bu nedenle eşit haklar mücadelesi her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Eşit haklar yalnızca göçmenlerin talebi değil, demokratik bir toplumun temelidir. Bir ülkede bazı kesimlerin hakları hedef alındığında, diğer kesimlerin haklarının da güvende olduğu söylenemez. Demokrasi herkes için olduğu zaman anlamlaşır.
Ayrışmaya karşı birlikte yaşam
Birlikte yaşam kültürü de bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Avrupa toplumları artık çok kültürlü ve çok kimlikli bir yapıya sahiptir. Farklı kökenlerden insanlar aynı işyerlerinde çalışıyor, aynı mahallelerde yaşıyor, çocuklarını aynı okullara gönderiyor. Bu gerçeği inkâr etmek yerine birlikte yaşamı güçlendirmek, toplumsal barışı korumanın tek yoludur.
Ne var ki ekonomik krizlerin derinleştiği dönemlerde bazı siyasal çevreler gerçek sorumluları gizlemek için göçmenleri hedef göstermeyi tercih ediyor. Yerli ve yabancı emekçiler arasında yapay düşmanlıklar yaratılıyor. Oysa yoksulluğun, işsizliğin ve sosyal hak kayıplarının sorumlusu göçmenler değil; ülke yönetimlerinin sermayeden yana yürüttükleri ekonomik ve siyasi politikalarıdır.
Yerli ve yabancı ayrımı en çok yoksul halklara zarar verir. Çünkü bölünmüş emekçiler sermayenin programlarını uygulayan ülkelerde haklarını savunamazlar. Birbirine rakip haline getirilen işçiler daha düşük ücretlere, daha kötü çalışma koşullarına ve daha güvencesiz bir yaşama mahkûm edilir. Kazananlar ise halkları birbirine düşürerek kendi çıkarlarını koruyan çevreler olur.
Irkçılığa karşı birlikte mücadele
Son yıllarda yükselen ırkçılık ve aşırı sağ hareketler de bu nedenle yalnızca göçmenlerin değil, demokrasinin geleceği açısından da ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Irkçı saldırılar, ayrımcı uygulamalar ve yabancıları hedef alan gerici yasalar toplumsal barışı tehdit etmektedir. Küresel krizler ve savaşlar Batı demokrasilerini zayıflatırken, popülizmi ve ayrımcılığı besleyen çevreler bundan yararlanmaktadır.
Birlik ve dayanışma
DİDF’nin Birlik ve Dayanışma Festivali tam da bu gidişata karşı güçlü bir mesaj taşıyor:
Bugün ihtiyaç duyulan şey birbirimize şüpheyle bakmak değil, omuz omuza durmaktır. Çünkü aynı hayat pahalılığıyla karşı karşıyayız. Aynı işsizlik korkusunu yaşıyoruz. Aynı sosyal hak kayıplarından etkileniyoruz. Sorunlarımız ortaksa çözümümüz de ortak olmak zorundadır.
13 Haziran’da düzenlenecek Birlik ve Dayanışma Festivali bu nedenle yalnızca bir festival değil, aynı zamanda geleceğe dair bir çağrıdır. Her birey bu festivalde yer almak, aynı zamanda komşularını, iş arkadaşlarını, dostlarını, okul arkadaşlarının katılımı için çalışma sürdürmeliler.
Birlikte ve dayanışma kazanacak!
Milliyeti, dili, inancı ve kökeni ne olursa olsun; emeğiyle yaşayan herkesin kaderi ortaktır. Ayrışma değil dayanışma, düşmanlık değil kardeşlik, ötekileştirme değil eşitlik, tek tek değil birlikte dayanışma kazanacaktır.
Hadi hayırlısı…
ALMANYA
09 Haziran 2026ALMANYA
09 Haziran 2026ALMANYA
09 Haziran 2026ALMANYA
09 Haziran 2026ALMANYA
09 Haziran 2026ALMANYA
09 Haziran 2026ALMANYA
09 Haziran 2026