banner269
YOL AYRIMI…

Türkiye batılı müttefiklerin istediği ve Amerikan Strateji enstitüsünün hazırladığı planlar doğrultusunda fikir ayrılıklarının iyice keskinleştiği noktaya doğru hızla ilerliyor. 

Başörtüsü kavgası ile başlayan Laik Anti laik ayrımcılığı İki kutuplu bir toplum yapısının ilk işaretleri olduğu halde pek çok kimse bunun doğuracağı sonuçları ve ufukta beliren fırtına bulutlarını fark edemedi.

15 Temmuz kalkışmasının yıl dönümünde gelinen nokta ise son derece ürkütücü. Özellikle anma programı yapılması gerekirken bunu bir bayram gibi kutlamak, şölene çevirmek, darbeyi sadece “İmanlı” vatandaşların önlediği gibi beyanlarda bulunmak, muhalefet partilerini devre dışı bırakmak son derece yanlış oldu. 

Henüz başkanlık sisteminin kabul edilmesindeki oylamanın üzerindeki şaibeler kalkmadığı ve ülkenin yarısının evet demediği ayan beyan ortada iken yangından mal kaçırır gibi kararnameler ile ülkeyi yönetmenin ve bir korku devleti yaratmanın yararsızlığı ise ortada…

Ortada olan asıl gerçek, kendi tröstlerini yaratma telaşında olanların hızla dev şirketlere dönüşmeye ve iktidarın tüm olanaklarından yararlanmaya çalışmalarında, küçük esnafın hareket alanının giderek daralmasında görülüyor.

Milli Emlak’e ait malların, orman arazilerinin bir şekilde yandaşlara peşkeş çekilmesi de cabası… Kalkınma hızının artmasına rağmen memur, işçi ve emeklinin yaşam seviyesinin düşmesi, pek çok müessesenin iflasını açıklaması biraz garip değimli? 

Peki, şimdi ne olacak?

İktidarın da muhalefetin de sorması gereken asıl soru bu…

Her ikisinin de dünya tarihini biraz okuması ve ders alması, özellikle Roma tarihini incelemesi gerekiyor. 

Bir televizyon haberinde İzmir’in aydın ve emeklilerden oluşan büyük bir göç dalgası ile karşı karşıya olduğunu duyduğumda aklıma Neron’un Roma’yı yakmadan önce Roma’dan Napoli’ye kaçan sanatçı ve aydınlar geldi. 

Ben bile giderek bağnazlaşan, yeşili biten, havası çöp kokan, denizine girilemeyen, ramazanda kahvaltı ediyor diye dövülen insanların olduğu, dağına çıkılamayan ovası ürün vermeyen, fikirlerin özgürce ifade edilemediği Bursa’dan kaçıp İzmir’e yerleşmeyi hayal ediyorum. Durumu benden iyi olanların bunu gerçekleştirmiş olmasına şaşmamak lazım. 

Türkiye’de planın birinci aşaması tamamlandı. 

Düşünceler bölündü. Tahammülsüzlük kural haline geldi. 

Türkiye’de yol ayrımının birinci aşaması olan düşünce ayrılığı gerçekleşti. Baba ile çocuk bile kimi yerde farklı kulvarda koşuyorlar. Bundan sonra ikinci aşama geliyor. Yani, fiziki ayrılıklar olacak.  Kendisine oy çıkmayan ve ayni görüşte olmayan mahalle veya köylere zorunlu olanlar dışında geliştirici hizmetler gitmeyecek. Götürülenler ise bir işe yaramayacak. Buralardaki yerleşik nüfus göç etmek ve şartları daha iyi mahallelere dağılmak, bir deyimle parçalanmış oylar haline gelecekler. 

Bütün bunlar bu topraklarda gözü ve çıkarı olanlardan başkasının hele-hele bizim hiç işimize yaramayacak. 

Allah yardımcımız olsun…

Taner Tümerdirim

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Kadim Şahin 2 ay önce

Taner Liderim,ben de İzmir'i çok
düşünüyorum."Benim gibi düşünenlerin
içinde yaşayayım." Diye. Ama;bu yaştan
sonra,çevre edinemem korkusundan yapamı-
yorum...!

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir