banner269
Gerçek bir hikâyeden uyarlanmıştır.
1951 İngiltere- Manchester                     

***
- Dikkatli dinliyor musunuz? Güzel...
Bir şeyleri dikkatle dinlemiyorsanız önemli bazı şeyleri kaçırırsınız. Duraksamayacağım, söylediklerimi tekrarlamayacağım.  Ve siz de; sözümü kesmeyin!..
Siz orda oturduğunuz ve ben de burada oturduğum için gerçekleşmek üzere olan şeyin kontrolünüz altında olduğunu düşünüyorsunuz. Yanılıyorsunuz. Kontrol bende, çünkü sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.
Şu anda sizden istediğim tek şey; bir söz.
Beni dikkatle dinleyin! Ve bitirene kadar sakın ola yargılamayın. Buna söz veremiyorsanız o halde lütfen odayı terk edin!..
Ancak kalmayı seçerseniz burada olmayı seçtiğinizi unutmayın!..
Şu andan itibaren olacaklar sizin sorumluluğunuzda...
Benim değil...
Dikkat edin!..
***
- Makineler insanlar gibi düşünebilirler mi?
Çoğu insan aksini söylüyor.
Siz çoğu insan gibi değilsiniz.
 
- Mesele aptalca bir soru soruyor olmanız...Elbette, makineler de insanlar gibi düşünürler. Makine insandan farklıdır. O yüzden farklı düşünürler. İlginç olan şu ki; bir şey sizden farklı olduğu için düşünmediği anlamına mı gelir? ...Beynin farklı düşündüğünü kabul ediyorsak...

- Yazdığınız büyük makale bu mu?
İsmi yapay oyun?

- Oynamayı sever misiniz?
Oynamayı mı?

...Savaş boyunca ne yaptınız?
Dikkatli dinliyor musunuz?

- Bulmaca çözerek Nazizm’i mağlup etmeyi başardın! Dünyada Atlantik' te ki her geminin yerini bilen beş kişi var. Hepsi de bu odada.
  
- Savaş iki yıl daha sürüp gitti ve her gün kanımıza bulanmış o hesapları yapıp durduk. Her gün kimin ölüp kimin yaşayacağına karar verip müttefiklerin zafer kazanmasına yardım ettik durduk. Ama, kimse bilmiyordu…bütün zaferler

- İnsanlar savaştan medeniyetler arası destansı savaş olarak bahsediyorlar...
Bütün zaferler sağladığımız istihbarat olmasaydı kazanılmazdı. Zulme karşı özgürlük Nazizm’e karşı demokrasi...Toprağa kan milyonlarca askerin kanı...
Savaş bizim için bu değildi.
Biz sadece İngiltere' nin güneyinde ki bir köyde yarım düzine bulmaca meraklısıydık*..

- Ben tanrı mıydım? Hayır...Çünkü, savaşı tanrı değil, biz kazanmıştık.

- Şimdi, dedektif yargılamanız gerek!..
Peki söyleyin! Ben neyim? Ben bir makine miyim bir insan mı?
Bir savaş kahramanı mıyım bir suçlu mu?
 Demek bana yardımcı olmuyorsunuz!

***
Yukarıda okuduklarınız filmden kesitler.
Alan Turing' in yaşamını Benedict Cumberbatch' un oyunculuğu ile izlediğim bu film beni çok etkilemişti. Almanca olarak izlediğim filmin Türkçesini tesadüfen buldum. Tekrar tekrar bu cümleleri dinledim.  Oğuz Atay' ın şu cümleleri geldi aklıma:
"Unutulacaklardır. Bir gün bütün değer yargıları değişecek ve yargılananlar yargıç, eziyet edenler de suçlu sandalyesine oturacaklardır ve onlar o kadar utanacaklar, o kadar utanacaklardır ki utançlarının ve suçlarının ağırlığı yüzünden ayağa kalkamayacaklardır."

Apple'ın ısırılmış elma logosu siyanüre bulanmış bir elmayı ısırarak intihar eden bir matematikçiye aittir.
Adı :Alan Turing
İcadı : Bilgisayar
Ünvanı : Yapay Zekanın Babası
1912'de İngiltere'de doğdu. Matematik, kripto analitik, bilgisayar mühendisliği ve biyoloji alanlarında uzmandı. Nazilerin gizli yazışmalarda kullandığı Enigma kodlamasını çözdü. Almanların ünlü Enigma isimli şifre mekanizmasını çözerek savaşın gidişatını değiştiriyor. Enigma`nın çözülmesiyle beraber Alman denizaltıları zor durumda kalıyor. Alman savaş uçaklarının Londra üzerinden gerçekleştirdikleri bombardımanlar kısmen etkisizleşiyor ve bunlar matematikçi Alan Turing’in başarısıyla oluyor. Bu sayede savaşı İngiltere lehine çevirerek zaferi getirir. 

Turing, ülkesine savaşı kazandıran kodlamaları geliştirdikten sonra 1952'de homoseksüel davranışları sebebiyle tutuklandı. O zamanlar İngiltere'de eşcinsel olmak suç olduğundan Turing'e hapis yerine östrojen hormonu alma cezası verildi. 1954 yılında Turing intihar etmek için bir ısırık aldığı zehirli elma sebebiyle öldü. Alan Turing’in cesedi bulunduğunda yanında bir ısırık alınmış elma da bulunuyordu...

Ucundan ısırılmış bir elma şeklindeki logo, bilgisayar teknolojisinin babasına bir saygı duruşuydu.

Filmin diğer bir boyutu da enigma şifresini çözerek dünyaya şekil veren zekanın intihar etmesiydi. Bu zekâ eşcinsel ve o dönemlerde bu durum yasal değildi. Ayrıca gizli tutulan bir konu olduğu için, onu yargılayanlar ve bu durumu açığa çıkartan polisin kiminle uğraştığını bilmemesi.

Tarihçilerin görüşüne göre Enigma şifresinin kırılmasıyla savaş 2 yıl daha önce bitmiş ve tahminen 14 Milyon insanın ölmesini engellemiştir. 50 yıldan fazla devlet sırrı olarak kaldı. Bugün o makinelere bilgisayar diyoruz.

Bu filmi izleyin ya da kitabını okuyun derim!..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner307

banner308

banner309

banner310

banner311

banner312

banner313

banner174

sanalbasin.com üyesidir