ÜÇ VATAN BİR HAYAT

Berlin-Brandenburg Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) çok önemli, faydalı etkinliklere imza atmaya devam ediyor. Şair, yazar Gültekin Emre, kitap tanımı sohbetinde Türkolog Svoboda Petrova ile birlikte onun hayatını anlattı. Davetiyeyi alır almaz, Gültekin Emre’yi görme fırsatına sevindim. Fakat sohbet esnasında sorunlardan uzak, derin nefes alıp, hoş bir vakit geçireceğimi bilmiyordum.

Dernek bürosu kapasiteye uygun olarak, çok kalabalık olmazsa, katılımcılar rahat ve samimi bir ortamda toplantı konusunu izliyor.

Buna, Başkan Olcay Başeğmez’in toplantıları güzel idare etmesi büyük bir katkı sağlıyor. Hastalık durumunda veya kendisi yönetimi bırakınca, arkasından derneğin iyi yürütüleceği genç üyelerin iştirakıyla belli oluyor.

Türkiye’den bilirkişilerin Berlin’e getirilmesi çok önemli, 60 yıllık bir tarihten sonra Berlin, Almanya ve Avrupa’da yaşayan bilim, kültür, siyaset ve sosyal alanda yetişen insanlara söz hakkı verilmesi, onları konuşmacı olarak davet edilmesini de çok önemli buluyorum.

Almanya’da yeni hükümetin İçişleri Bakanının teklifi ile Vatan, Yurt Bakanlığı kurulmasıyla tartışmalar yoğunlaştı. Amaç, bilhassa Türkleri ve Müslümanları dışlamaktı. Göçmen kökenli Almanlar ülkede dışlamaya, ayrımcılığa karşı protest gösterileri yaptı, elinden yazı, resim gelenler de karşılık vermeye çalıştı. Hâlâ tartışmaya nokta konmadı, devam ediyor.

İşte bu kitap, bir insanın birden fazla vatanı olabileceğine şamar atar gibi bir cevap veriyor. Almanca ’ya çevrilmesinde yarar var.

Gültekin Emre ile Svoboda Hanım bir Türkoloji seminerinde tanışır ve dostlukları devam eder. Anılarını anlatmaktan bıkmaz, Bulgaristan, Türkiye ve Almanya olmak üzere gönlünde yer eden üç vatana bağlılığını bu kitap dile getiriyor.

Yazara göre söz uçar, yazı kalır ve gelecek nesillere yön verir. O halde oturup bu ilginç, renkli yaşamı yazalım, der. Tam üç yıl, arşiv tarama, anıları sıraya koyma işlemleri ve nihayetinde anlatıları yazma, sürer. Onlarca mektubun ve fotoğrafın arasında, yazar, aydın ve meslektaşlarından gelen mektupları seçmek oldukça zor oluyor.

Gültekin Emre’nin kısaltılmış adıyla hitap ettiği Bodi’nin enerjik, faal geçen 80 yılından örnekler seçme, karar verme için zamana ihtiyaç vardı.

Türkçemizin yaşatılması, yayılmasına emek veren herkes bu kitabı okumalı. Yurtdışında bunun çok zor olduğu muhakkak. Avrupa Birliğine üye ülkelerde, Türkiye’nin üye olmadığı bahane edilerek, Türkçe üvey evlât muamelesi görüyor.

Doğu Avrupa ülkeleri üniversitelerinde, duvarlar açılmadan önce Türkoloji Bölümleri’nin çok iyi yürütüldüğünü bu kitapta anlıyor okur.

Yetmiş yıllarında Nazım Hikmet Ran’ın kitaplarını Doğu Berlin’den alırdım. Nereden geldiğimi soran Almanlar Türkiye’den cevabımı tamamlayarak, yani Nazım Hikmet’in ülkesinden geliyorsun, derlerdi.

Kitabın her cümlesinde Gültekin Emre’nin şiirsel ifadesi var, akıcı ve zevkle okunuyor. Doğu Berlin’de 1989 yılından sonra Türk Büyükelçiliğinin Kültür Merkezi olması, daha sonra Batı Berlin’e taşınması tesadüf değil. Batı’da 200.000 Türk işçi ve öğrenci yaşadığı halde, Türkçe bilimsel olarak değer görmüyordu. Doğu’da ise Humboldt Üniversitesi’nde Türkoloji bölümü vardı. Bu bölümün 1995 yılında kapanması araştırılacak bir konu.

Svoboda Petrova 1935 yılında İstanbul’da doğdu. İlkokul üçüncü sınıfa kadar Aksaray semtinde okudu. Komünist Partisi üyesi olan babası sık sık tutuklandığı için, 1944 yılında Bulgaristan’a geri göçüyorlar. İlkokulu Şumen’de devam ediyor. Lise eğitimini Varna’da tamamladıktan sonra Sofya Üniversitesi’nin Türk Filoloji bölümünden Türkolog olarak mezun olur.

Sofya radyosunda spiker olarak çalıştı. 1960-62 yıllarında Dış ve İçişleri bakanlıklarında Türkçe çevirmenlik yapar. Bu işinde Aziz Nesin gibi tanınmış yazarların kitaplarını Bulgarca ’ya çevirir. Ülkelerarası yapılan Türkoloji seminerlerinde konuklara rehberlik yapar. Konukseverliği gönüllere işler ve katılan Türk yazar ve dil bilimcileri mektuplarla ilgilerine devam ederler, ona yeni çıkan kitaplarını gönderirler.

Eşi Peter Germanov’un işi nedeniyle 1964 yılında Doğu Berlin’e göçerler. Öğrenmenin yaşı yoktur, der ve çeşitli işlerde çalışırken iki yılda dile yeteneği olduğundan Almanca’yı iyi öğrenir. 1965-1995 yılları arasında Humboldt Üniversitesi’nin Ön Asya Enstitüsü’nde Türkolog olarak çalışır.

Sofya Üniversitesi’nde Türkçe öğrettiği başarılı öğrencileriyle burada tekrar karşılaşır. Türkolog olan bu genç nesillerle Türkiye Yazarlar Kuruluşu ilişkiye geçip, Avrupa’da Türkçe’yi canlandırmaya hizmet edebilirler. Bu kitap dilimize emek verenleri bulmak için çok iyi bir kaynaktır.

Türkçe’ye gönül veren dernekler bu kitabı okuduktan sonra, organize olarak harekete geçebilirler. Bodi’nin arkadaşım diye hitap ettiği Dr. Meral Mossman’ın T.C. Başkonsolosluğu nezdindeki Kültürevi müdürlüğü yaptığı yıllarda 1992 yılından itibaren çok yararlı etkinlikler düzenlediğini ben de hatırlıyorum.

Edebiyat akşamlarında çok değerli Berlinli yazar ve şairlerini tanıma imkânım olmuştu. Gültekin Emre’nin aylık dergi olarak derlediği Şiirlik’i, Lothar Holzhey o yıllarda kitap halinde bastırmıştı.

Bulgarca, Türkçe, Almanca ve Rusça bilen Türkolog Svoboda Petrova’nın seksen yılını, bir ömrü sığdırılan böyle bir kitabı, ancak Gültekin Emre gibi yetenekli bir yazar, şair yazabilir. Yurtdışında yaşadığı halde, Türkiye’de Yaz tatillerini, şimdi emekli tatillerini Ayvalık’ta geçirirken çalışmalarına devam ediyor. Böylece dili hep taze kalıyor.

İyi okumalar, hoşça kalın!

İlter Gözkaya-Holzhey

Bir ömür anlatılan bu kitap:

Svoboda Petrova, Üç Vatan Bir Hayat, Bir Türkolugun Anıları,

Yayına hazırlayan: Gültekin Emre

Alibri Yayınları, Mart 2018

ISBN: 978-605-65134-6-6

YORUM EKLE

banner322

banner324

banner323

banner320

banner321