Türkiye'den Avrupa Ülkelerine 'Kıbrıs' Tepkisi

Akdeniz'e kıyısı bulunan AB üyesi 7 ülkenin oluşturduğu MED 7 grubunun Cuma günü Malta’nın başkenti La Valetta’daki toplantısında Doğu Akdeniz’de Yunan ve Rum tezlerine destek vermesi Ankara’da tepkiyle karşılandı.

Türkiye'den Avrupa Ülkelerine 'Kıbrıs' Tepkisi

Akdeniz’e kıyısı bulunan yedi Avrupa Birliği (AB) ülkesi Yunanistan, İspanya, Fransa, Portekiz, Malta, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi zirve sonuç bildirgesinde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sürdürdüğü sondaj faaliyetlerine son vermesini istedi.

Sonuç bildirisinin 21 maddesinde Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlığa değinen MED-7 Grubu, “Uluslararası hukuka uygun olarak, münhasır ekonomik alanlarındaki doğal kaynaklarını araştırmak, kullanmak ve geliştirmek için egemen haklarını kullanma konusunda Kıbrıs Cumhuriyeti ile olan tam desteğimizi ve dayanışmamızı yineliyoruz. Türkiye'nin uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine saygı gösterme yükümlülüğünü hatırlıyoruz. Türkiye'nin, AB’nin Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki yasadışı eylemlerini kınayan çağrılarına yanıt vermesinden ve Kıbrıs’ın münhasır ekonomik alanlarındaki mevcut veya potansiyel sondaj faaliyetleri yürütmesinden derin bir endişe duyuyoruz. Avrupa Birliği'nden Türkiye'nin yasadışı faaliyetlerini durdurmaması durumunda, Kıbrıs ile tam bir dayanışma içinde uygun önlemleri almasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Dışişleri: “AB bir mahkeme gibi hüküm veremez”

Dışişleri Bakanlığı, MED 7 Grubu’nun açıklamasına hemen yanıt verdi. Açıklamada AB üyelerinin yaklaşımlarının Kıbrıs sorununun çözümü için Türkiye tarafından güvenilir bulunmadığı dile getirildi.

Bakanlık, “Bildiride, GKRY’nin maksimalist deniz yetki alanı sınırı iddialarına destek verilmesi de bizatihi uluslararası hukukun ihlali anlamına gelmektedir. Zira evvelce vurguladığımız üzere, gerek AB, gerek AB’nin herhangi bir üyesi, bir ülkenin, deniz yetki alanı sınırı iddiası hakkında, bir mahkemeymiş gibi hüküm vererek, bu sınırlara geçerlilik kazandıramaz. Kaldı ki; Ada’nın eşit haklara sahip kurucu unsuru olan Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp eden GKRY normal bir ülke de değildir. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hem kendi kıta sahanlığındaki haklarını, hem de Kıbrıs Türklerinin Ada’nın hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit haklarını korumak kararlılığının aynen devam ettiğini, bu konuda gerekli adımları attığını ve atmaktan da çekinmeyeceğini bir kez daha uluslararası topluma hatırlatmak isteriz” dedi.

KKTC Başbakanı Tatar: “Kıbrıs’ta Rumlar ne kadar hak sahibi ise biz de o kadar hak sahibiyiz”

Bildiriye yalnız Türkiye değil Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de tepki gösterdi. Yazılı bir açıklama yayınlayan KKTC Başbakanı Ersin Tatar, bildirinin AB ülkelerinin adil ve tarafsız olamayacaklarını bir kez daha teyit ettiğini savundu.

Tatar, “Uluslararası hukuka rağmen Türkiye’yi tehdit etmeye kalkışanlar, bilsinler ki; Rum yanlısı bir tutum ortaya koymakla Kıbrıs’ta adil, kalıcı, yaşayabilir, gerçeklere dayalı bir uzlaşma sağlanmasına katkı yapmaları mümkün değildir. Kıbrıs’ta Rum halkı gibi bir de Türk halkı vardır. Rumlar ne kadar hak sahibi ise bizler de o kadar hak sahibiyiz. Rum tarafının Doğu Akdeniz’de hak iddia etmesi ne kadar doğru ise bizim hak iddia etmemiz de en az onlarınki kadar doğaldır. Bu gerçeği idrak edip, Rumları buna göre doğru yola sokamayanlar, Kıbrıs sorununun çözüm çabalarına zerre kadar katkı yapamazlar. AB ülkeleri; Kıbrıs’ta eğer hakikaten bir anlaşma istiyorlarsa, var olan gerçekleri göz ardı etmeyecekler, bizim hak, hukuk ve görüşlerimizi yok saymayacaklar” dedi.

Macron: “Türkiye, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki yasadışı faaliyetlerine son vermeli”

Ancak Türkiye’yi asıl kızdıran Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’ın zirve sonrasında yaptığı Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik alanlarla ilgili açıklamaları oldu.

Fransa Cumhurbaşkanı’nın “(Güney) Kıbrıs’la dayanışmamı, egemenliğine olan saygımı ve desteğimi tekrarlamak istiyorum. Türkiye, Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki yasadışı faaliyetlerine son vermeli. Avrupa Birliği bu konuda zafiyet göstermeyecek” şeklindeki açıklamalarına Cumhurbaşkanı Erdoğan sert tepki gösterdi.

Erdoğan’dan Macron’a “Senin hiçbir hüviyetin yok”

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin düzenlediği toplantıda konuşan Erdoğan, Macron’u kast ederek “Sen ne diyorsun? Senin orada ne işin var bir defa? Biz buralara kıyıdaşız. Biz Kıbrıs'ta garantörüz, Yunanistan garantör, İngiltere garantör. Peki sen nesin? Senin orada hiçbir hüviyetin yok. Total şirketi adına sen böyle bir açıklama yapıyorsan o zaman vekaletini göster. Demek ki cumhurbaşkanlığını bırakmış avukatlığa başlamışsın. Ama Tayyip Erdoğan konuştuğu zaman garantör ülke olarak konuşuyor. Yunanistan konuşursa garantör ülke olarak konuşur, İngiltere konuşursa garantör ülke olarak konuşur. Sen ne olarak konuşuyorsun ve biz yükümüzün ağırlığını iyi biliyoruz ama sen bu yükün farkında değilsin” dedi.

“Birileri kaşını gözünü oynatırsa uçaklarımız fırkateynlerimiz sondaj gemilerimizin yanında yerini alıyor”

Cumhurbaşkanı, kendi kabul ettiği münhasır ekonomik alanında sondaj ve arama faaliyetlerini ara vermeden sürdüreceğini de yineledi.

Erdoğan, “Bize ayrılmış olan yerlerde aramalarımızı devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz. Bizim 4 tane gemimiz var. Bunlardan iki tanesi sondaj, iki tanesi aramadır. Eskiden kiralık arıyorduk, bulamıyorduk birçok sıkıntılarımız vardı ama şimdi kendimize ait dört tane gemimiz var. Biz şimdi bunlarla yapıyoruz bu işi. Hep söylüyorum ya ‘nereden nereye geldik.’ Artık bunlar bize ait gemiler, bunlarla bunu yapıyoruz. Birileri, kaşını gözünü oynatırsa biz de bütün fırkateynlerimizle beraber, gerektiğinde uçaklarımızla beraber hemen o gemilerimizin yanında yerimizi alıyoruz ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.(VOA)

ha-ber.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner322

banner324

banner323

banner320

banner321