Sedat Peker hakkında soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, organize suç örgütü lideri olarak tanınan Sedat Peker hakkında “suç işlemeye tahrik ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme' suçlarından soruşturma başlattı. Peker, Pazar günü Ataşehir’de katıldığı bir restoran açılışında toplumu silahlanmaya çağırmıştı.

Sedat Peker hakkında soruşturma

Peker, soruşturmaya konu olan konuşmasında Suriye, Afganistan, Irak’ı yıkan güçlerin yeni hedeflerinin Venezuela, İran ve Türkiye olduğunu söylemiş ve yerel seçimlerden sonra emperyalist güçler ve onların ‘Türkiye’deki uşaklarının’ seçim sonuçlarını tanımayarak sokağa döküleceklerini iddia etmişti.

Peker, “Bunun amacı terör örgütü mensuplarının da o partilerin içine karışıp ülkeyi yakmaları ve yıkmalarıdır. Polisimiz askerimiz istihbaratımız güçlüdür buna izin vermez. Ancak Allah'a yemin olsun bu ülkenin evlatları da bu ülkenin sokaklarını karış karış koruyacaklardır. Kardeşlerim bu ülkenin bir karışını bile onlara vermeyeceğiz. Silah iyi insanların elinde olduğu zaman bir sigortadır güvencedir. Bu sebeple kardeşlerim imkanı olan arkadaşlarımız mutlaka ruhsatlı silahlar alsınlar. Mutlaka av tüfekleri alsınlar. Mutlaka hazırlıklı olsunlar kardeşlerim. Biz kötüye hazır olalım da iyi gelirse amenna” demişti.

Kendisiyle beraber olanları “bu vatanın delileri” ve “bu vatanın fedaileri” olarak tanımlayan Sedat Peker, Türkiye için “beka” sorunu olarak gördüğü yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’nı destekleyeceklerini söylemişti.

İstanbul Barosu Başkanı: “Suç teşkil eden bir eylem”
İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, bu sözlerin halkın silahlanmaya teşvik etmek anlamına geldiğini belirtti.
VOA Türkçe’ye konuşan Durakoğlu, “Bu beyanların suç oluşturduğunu düşünüyorum. Halkın silahlanmayı teşvik edilmesi somut bir tehlike söz konusu değilken -ki bu tehlike bir savaş hali olabilir- suç teşkil eden bir eylemdir. Burada özellikle Cumhuriyet savcılarının harekete geçmesi gerekir. İnsanların düşünce suçlarından dolayı hakaret de içermeyen eylemlerinin suç sayılıp haklarında soruşturma açıldığı bir ülkede yurttaşları silahlanmaya teşvik edecek bir yaklaşım sergilemek halkın kin ve düşmanlığa sevk etmekle eş değerdir” dedi.

Durakoğlu: “Kamuoyu yargının saygın bir tavır almasını bekliyor”
İstanbul Barosu Başkanı, Peker’in 1 Kasım 2015 seçimleri öncesi Barış Akademisyenleri hakkında “Kendi can sağlığınız için siz bu devleti batırmaya uğraşmayın. Şu an dahi hayatta olabilmenizin tek sebebi, devletin var olması ve ayakta durmasıdır. Hedefinize ulaşıp devleti işlemez hale getirirseniz şunu iyi bilin ki; oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” demesine rağmen yargılandığı davada beraat etmesinin de üzüntü verici olduğunu ifade etti.

Durakoğlu, “Burada önemli olan nokta yargının bu insanla ilgili ona yaklaşımıdır. Daha önce bazı insanlara yurttaşlara yönelik olarak ‘onları kanlarını akıtacağız’ şeklinde bir beyanı bile doğal kabul edilerek takipsizlik kararı verilmiş olması yargının içinde bulunduğu durumu açıklanması bakımından üzüntü verici bir gelişmedir. Şimdi bu tablo karşısında yargının özellikle de kendisinin saygınlığını ilgilendiren bir tavır almasını beklemek hukuk kamuoyu için çok özel bir anlam taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

Avukat Karadağ: “Demokrasilerde böyle çağrılar yapılamaz’’
Yargıçlar Sendikası eski Başkanı Mustafa Karadağ da Peker’in silahlanma çağrısını demokrasi açısından kaygı verici buldu.
VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Avukat Karadağ, “Siyaseten hiç hoş değil hatta kabul edilemez, demokrasilerde bu tür çağrılar yapılamaz. Gerçekten onun aklına uyup insanlar silahlanırsa ve bunun adı da hukukta azmettirmedir. Bugün en sıradan açıklama bile terörle ilişkilendirilirken ‘silahlanın’ demek bayağı bu suçun tanımıdır. Maalesef Türkiye’de hukuk boyutu aşıldı. Medyada dolaşan şekli ile ‘siyasi iktidar paramiliter bir işbirliği mi yapıyor’ algısı pekişiyor. Bu çok tehlikeli. Bu silah patlarsa kime karşı patlayacak o meçhul. Ama Türkiye kesinlikle zarar görecek” dedi.

Akşener İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu göreve davet etti
Siyaset dünyasından Peker’in sözlerine en net tepki gösteren isimse İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener oldu.
TBMM’deki grup toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Akşener, “Ben eski İçişleri Bakanı'yım. Bu tür çağrılar, davranışlar İçişleri Bakanlığı'nın görevini yapmadığı anlamına gelir. İçişleri Bakanlığı o iradeyi koymadığı taktirde kaos çıkar. Bu tür gruplar veya insanlar cesaret alır ve o zaman sokağın dili konuşmaya başlar. Bu da Türkiye açısından son derece yanlış, kötü bir iştir. Sayın İçişleri Bakanlığı ve Sayın Bakanı göreve davet ediyorum. Böyle bir şey olmaz” diye konuştu.

Peker: “Akşener 2014’te benimle kulaktan kulağa ne konuşmuştur?”
Sedat Peker ise İyi Parti lideri Meral Akşener’e sosyal medya hesabından yanıt verdi.
Peker, “Parti başkanı @meral_aksener suç duyurusunda bulunacaksa 1997'de işlenen barmen cinayetinin hemen sonrasında kendisi İçişleri Bakanı iken ortak tanıdığımız birinin gizli organizasyonuyla benimle niçin görüştüyse, asıl bunun için suç duyurusunda bulunmalıdır. Meral Akşener suç duyurusunda bulunacaksa İzmit'teki Welborn Otel'de Gürkan Turizm'in sahibinin oğlunun 2014 yılındaki sünnet düğününde yerel televizyoncuların kameralarının kapattırılmasını düğün sahibinden isteyerek bir kenarda birçok şahidin huzurunda benimle kulaktan kulağa ne konuşmuştur? Bence bununla ilgili suç duyurusunda bulunması daha doğru olacaktır” mesajını paylaştı.(VOA)


ha-ber.com

Güncelleme Tarihi: 06 Şubat 2019, 11:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner324

banner323

banner320

banner321