banner269
ŞU DİPLOMA MESELESİ…

İnsan hayatı önemli…
Onu korumak ve kaliteli bir yaşam sağlamak ise devletin görevleri arasında…
Vatandaşlık vergisi koyduğunuz zaman ona yaşam, sağlık, eğitim, güvenlik vs. pek çok konuda garanti vermek zorundasınız. 
Uzun hastane kuyrukları ile bu iş olmaz. 
Eğitim konusunu özel okullara ve kurslara bırakarak Türk gencini başarılı kılmaya kalktığınızda normal vatandaş soru sorar. 
Kendi hayatını korumak için güvenlik güçlerini çağırdığında gelmediğinde veya geç geldiğinde olanlardan birinin sorumluluğu üstlenmesi gerekir. 
Bugün tıp doktorları ihtisaslarına göre iş yaparlar. Bunu da belgelemek zorundadırlar. 
Allah vergisi bir yazı yazma becerisinde bile gazetecilik mezunu olmadığınız için basın kartı alamıyorsanız bunun bir nedeni vardır. 
Peki, ama müteahhitlik belgesi denilen şey ne menem şeydir ki, koca koca binaları yaptığınız halde, bunlarda insanlar size güvenerek oturdukları halde bu belgeyi almak için bir şekil ve şart aranmaz?
İlkokul mezunu müteahhitlerin yanlarında üniversite mezunlarını çalıştırmalarına, köprülerde 18 lik demir kullanılacağı yerde 12 lik kullanmalarına, binaların elektrik tesisatlarında projeye aykırı daha ince kablo kullanmalarına, betona katılacak çimento miktarını belirlemelerine nasıl izin verilir?
Hayatında eğitim pedagojisi denilen bilim dalı ile tanışmamış, çocuk gelişiminden habersiz, hatta çocuk sahibi bile olmamış kimseleri nasıl öğretmen olarak atarsınız?
Belediye başkanı olarak şehirlerdeki yaşamı yönetecek olanlar da bile bir kıstas aramayan sayın ilgililer olayın siyasi yönünü bir türlü aşmayı başaramıyorlar. 
Eskiden mahalle muhtarlığının bile bir klâsı vardı. 
Köyün en bilgilisi, en deneyimlisi muhtar olması için zorlanır, köylüler tarafından bu görevi kabul ederse ona açıktan arsa, hayvan vs. gibi imtiyazlar teklif edilirdi. 
Sosyal medyada alenen hakaretler, suçlamalar, yalan yanlış haberler yer alıyor. 
Müslümanlarca kutsal sayılan ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde bile gerçek dışı resimler, resim altı yazılar,  yalan yanlış bilgiler ile kirleniyoruz. 
Nedense bu işin bir freni yok. 
Doludizgin gidiyoruz. İyide, 15 yıldır bu ülkeyi diplomasız bir cumhurbaşkanı yönetti ise bugüne kadar neredeydiniz? Niye bunu ispatlayıp görevine son vermediniz de konuyu seçim malzemesi yaptınız?
Ülkem insanını tanıyamıyorum. 
O; başkalarına yardımı şiar edinmiş, düşenin dostu, sevenin arkadaşı, aşığın yoldaşı, fakirin doyuranı, birbirine düşman olanın arasında siper olan güler yüzlü güzel insanlar; bulsalar birbirlerini bir kaşık suda boğacaklar. 
Ne Peygamber ümmeti olmaktan kaynaklanan ehlibeyt sevgisi, ne inanmayanlara veya başka dinlere mensup olanlara gösterilen hoş görü, aç ve susuz kalanlara yardımcı olma, öksüzleri bağrına basma arzusu kalmamış…
Gurbet elde vatan hasreti ile yanıp tutuşanları hamaset edebiyatı ile kandıran, ezan sesi özlemini kullanan bir sömürü düzeni alıp yürümüş. 
Bir Atatürk daha arıyoruz bize bu insanların birleşmesi, bir olması için tuğla harcı olacak. Ama heyhat!
Ne yeni bir Atatürk gelir, ne de sonradan yetme biri onun yerini alır. 
Eğer biz bu kaostan gençlerle, genç dimağlar ve onların enerjisi ile çıkmayı başaramaz isek yazık olacak. 
Hem bize hem de onlara…
Lütfen aklınızı başınıza alın… 

Taner Tümerdirim
tanertumerdirim@gmail.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir