banner216
STEFAN’IN ŞEKER BAYRAMI VE ALİ’NİN NOEL’İ
(Stefans Zuckerfest und Alis Weihnachten)

Kültürler karşılıklı olarak birbirlerinden etkilenirler. 1961 yılından beri Almanya’da yaşayan biz Türkler de bu etkileşim içindeyiz. Almanlarla işyerlerinde birlikte çalışıyor, aynı mahallelerde komşuluk yapıyoruz. Üniversiteye giden, ya da çıraklık eğitimi alan gençlerimiz Alman arkadaşlarıyla yakın ilişkiler kuruyorlar. Çeşitli dernekler, camiler ve kiliseler açık kapı günleri düzenleyerek insanları bilgilendirmek için çaba gösteriyorlar.

Çocuklarımız Alman arkadaşlarıyla birlikte aynı okullara gidiyor, boş zamanlarını birlikte geçiriyorlar. Okullarda 23 Nisan Çocuk Bayramı’nı birlikte kutluyorlar. Türk çocukları Şeker Bayramlarında Alman arkadaşlarına şeker dağıtıyorlar. Sayıları az da olsa bazı Alman çocukları Türk arkadaşlarıyla birlikte bayramlaşmaya çıkıyorlar.

Okula giden çocuklarımız Noel zamanı Alman arkadaşlarıyla birlikte kurabiyeler yapıyor, sınıflarda ve okul salonunda yıldızlarla bezenmiş süslü çam ağacının altında şarkılar söylüyorlar. Bundan 1600 yıl önce Anadolu’da yaşamış olan Nikolaus’un (Noel Baba) anısını yaşatmak için çocuklara çikolatalar, hediyeler dağıtılıyor. Noel pazarından çam ağacı alan Türklere de rastlamak mümkün.

Farklı ülkelerden gelen, değişik inançlara ve geleneklere sahip olan insanların birbirlerini tanımaları ve anlamaları elbette zaman alıyor. İki tarafında birbirini yeterince tanımamaktan kaynaklanan, kökleri çok eskilere dayanan önyargıları ve korkuları var. “İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa” demişler. Ne ki insanlar bu korku duvarlarını bir gün mutlaka aşacak, dostluk yolunu seçeceklerdir; çünkü sevgi her zaman nefretten daha güçlüdür.

Yeni yayımlanan “Stefan’ın Şeker Bayramı ve Ali’nin Noel’i – Stefans Zuckerfest und Alis Weihnachten” adlı ikidilli çocuk kitabımın kahramanları olan Stefan ve Ali’nin anaokulunda bir kavga ile başlayan arkadaşlıkları günden güne dostluğa dönüşüyor. İki çocuk da ilkokul üçüncü sınıfa gidiyor ve aynı sırayı paylaşıyorlar; birlikte ders çalışıyor, boş zamanlarını birlikte geçiriyorlar.

Bu birliktelik onların ailelerini de birbirine yaklaştırıyor. Stefan’ın ailesinden gizlice Şeker Bayramı’nı kutlaması, Ali’nin evlerine çam ağacı alarak Noel’i kutlamak istemesi aile içinde tartışmalara yol açıyor. Büyük Alman yazarı Goethe; “Bizim kabullenme kültürüne ihtiyacımız vardır, katlanmak (hoşgörü) bir hakarettir,” demiş. Biz günümüzde bundan 200 yıl önce söylenmiş sözün amacına uygun davranabiliyor muyuz? Farklı kültürleri dışlamak yerine onları kabullenmek bir erdem ve uygarlık ölçüsüdür; çabalarımız bu yönde olmalıdır.

Türkiye ve Almanya arasında yaşanan gerginlik başta Almanya’da yaşayan 3 milyonu aşkın insanımızı huzursuz etmiştir. Yıllar boyu uzun emekler verilerek kurulan dostluk köprüleri ağır hasar görmüştür. Türkiye ve Almanya dost olması gereken iki ülkedir; bu dostluk iki ülkenin yararınadır. Ali ile Stefan her türlü önyargıdan uzak, saf ve temiz çocuk kalpleri ile dostluk köprüleri kurarak biz büyüklere örnek oluyorlar.

“Stefan’ın Şeker Bayramı ve Ali’nin Noel’i” kitabı başka kültürleri ve dini bayramları tanıtarak çocuklarımızın arkadaşlıklar kurmalarını, birbirlerine karşı sevgi ve hoşgörüyle yaklaşmalarını hedefliyor. Böylece ülke barışına hizmet ediyor. Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onları daha küçük yaşlarda kin, nefret ve kıskançlıktan uzak olarak yetiştirmek hepimizin görevidir.
Şair- yazar Ahmet Özer kitapta yer alan yazısında şu görüşlere yer veriyor: “Yazar yapıtında Alman Stefan’la Türk Ali’nin çocuksu dünyasına sokuluyor; onların birlikteliğinden doğan sevginin, kültürel farklılıklara nasıl ışık tuttuğunu belirtiyor. Bahattin Gemici, Stefan’ın Şeker Bayramı / Ali’nin Noel’i adlı yapıtında, iki ayrı dünyanın çocuğuna, barışın ve insanlığın penceresinden görünen gökkuşağını gösteriyor.

Yazar Günay Güner ise şunları söylüyor: “Bahattin Gemici “Stefan’ın Şeker Bayramı ve Ali‘nin Noel’i” kitabında çocuklarımızın kardeşliğini, uygarlığını yüceltiyor. Bu kitabın iletisi güncel ve yakıcı: Dinsel bayramlar, Noeller birbirine engel değil; ortak davranmaya, sevgiye, duygudaşlığa, kutlamaya engel değil. Çocuklar, bağnazlığın tuzağına düşürülmedikçe güzelliğe sorunsuz ulaşıyorlar, sorunlara kolaylıkla çözüm buluyorlar.”

Bahattin GEMİCİ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir