SENDE ARADIKLARIMIZ  

Hoşgörülü olacaksın.

Kimlikleri sorgulamayacaksın. Kim olduğuna bakmadan tüm insanları eşit sayacak, tüm insanlara saygılı olacaksın. Toplumu oluşturan kesitlerin değerlerine saygısızlık etmeyeceksin. Bunu becerebilirsen ayrımcılıktan ve önyargılı olmaktan kurtarırsın kendini. Son derece saygın kişilik özellikleridir ayrımcı ve önyargılı olmamak.

Paylaşımcı olacaksın. Artı değeri eşit paylaşan bir toplum anlayışın olacak. O zaman sen; kendisinden başkasını düşünmeyen bir bireyci değil, bir toplumcusun.  Bir güzel, bir saygın kişilik özelliğidir toplumcu olmak.

Yaptığının hesabını vermekten kaçmayacaksın. Ne yaparsan yap, hesabı kitabı olacak. Hesaplı kitaplı yapılan işin hesabını vermek de kolaydır. Hele de sana emanet edilen paralarla yapıyorsan o işi onun hesabını vermek bir erdem, bir namus borcudur. Yaptığının hesabını vermek de son derece saygın bir kişilik özelliğidir.

Sana bir ülkeyi, bir kenti yönetme görevi verilmişse eğer; yaptığın o işte denek taşın yoksulluğa karşı ve yoksullar için yaptıklarındır. Önce sen; kendi kendine, yoksulluğa karşı ve yoksullar için yaptıklarından hoşnut olacaksın. Ancak; yaptığın işin değerlendirilmesini kamuya bırakacaksın. Kamu da hoşnutsa eğer senden bu da son derece olumlu bir kişilik özelliğidir.

Üretken olacaksın. Çalışma, iş ve aş olanakları yaratacaksın. İşi olan, evine aş götüren insanların yaşadıkları bir ülke, bir kent için çalışacaksın, arılar, karıncalar gibi.

Yeşil alanlar yaratacaksın ülkede ve kentte.

Yaratıcı olacaksın. Yenilikler yaratacaksın.

Bunu başarabilirsen eğer; ülkende ve kentinde yaşayan insanlar mutlu olurlar.

Mutlu insanlar görmek için çalışmak, onlar için yaratmak da son derece güzel bir kişilik özelliğidir.

Yönettiğin ülke ve kentte ulaşım sorun olmaktan çıkacak. Ulaşımın sorun olmaktan çıktığı ülkede ya da kentte sorunların çözümü de son derece kolaydır.

Yönettiğin ülkenin salt insanlarını değil, doğasını da yaşanır kılmak sana verilen görevlerden biridir ve bu görev önemli bir görevdir.

Ağacı ormanı, çalısı çırpısı, kurdu kuşu, börtü böceğiyle yaşanılır bir ülke, yaşanılır bir kent yaratmaktır sana verilen görevlerden biri.
Ülke nefes alabilirse, kent nefes alabilirse eğer; sen de görevini yapmanın esrikliğini yaşayacaksın.

Değmez mi buna?

Ülken, yönettiğin devlet sosyal bir devlet olacak. O sosyal devlette elin herkese ulaşacak. Engellisiyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle, çoluk çocuğuyla musmutlu bir ülke, musmutlu bir kent yaratabildiysen eğer; bu mutluluktan sarhoş olacaksın.

Değmez mi buna?

Yönettiğin ülkeyi ya da kenti bir kültür ve sanat ülkesi, bir kültür ve sanat kenti yapabilirsen eğer; adın altın harflerle yazılacak ülkenin ya da kentinin her semtine.

Değmez mi buna?

Bütün bunları yapacaksan, yapabileceksen eğer aday olacaksın o göreve.

Yok; eğer, eline, yüzüne bulaştıracaksan otur oturduğun yerde!

İşi eline yüzüne bulaştıranlardan çektiklerimiz yeter.

Bir de sen bela olma başımıza!

 
YORUM EKLE

banner324

banner323

banner320

banner321