Öne Çıkanlar Almanya Fransa Parlamenter oy Polis Berlin

NSU- Cinayetleri ve Mahkemesi

NSU cinayetlerinin rastlantı sonucu ortaya çıkmasından 6,5 sene sonra: Sorular yanıtlardan daha fazla!

NSU- Cinayetleri ve Mahkemesi

NSU- Cinayetleri ve Mahkemesi

NSU cinayetlerinin rastlantı sonucu ortaya çıkmasından 6,5 sene sonra: Sorular yanıtlardan daha fazla!

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün Kasım 2011 de rastlantı sonucu ortaya çıkmasıyla işledikleri ırkçı cinayetler, bombalı saldırı ve işledikleri tüm diğer suçlar da gün ışığına çıkınca toplumun büyük bir kesimi -buna siyasetçiler ve medya mensupları da dahil- ‘şoke’ olmuşlardı.

Bizler de şaşkınlık içindeydik, çünkü nerdeyse 10 yıl boyunca rahat bir şekilde bombalı saldırı yapabilmişler ve en az 10 kişiyi katledebilmişlerdi. Ama ‘şoke’ olmamıştık. Medya’ da “döner cinayetleri” olarak yer verilen cinayetlerin arkasında ırkçı motiflerin olduğunu uzun zamandır tahmin ediyorduk, bunu dile de getirdik ama şüphelerimiz ciddiye alınmadı. Tahmin ediyorduk, çünkü yıllardır siyasetçilerin sağ popülist söylemlerine yer veriliyor ve bu düşünce gittikçe toplumun orta kesiminde destek buluyordu.



NSU cinayetlerinin rastlantı sonucu ortaya çıkmasının üzerinden nerdeyse 6,5 sene geçti.

Ve o zamandan beri insanlar, özellikle göçmen kökenli insanlar, tüm toplumu kapsayan bir tepki bekliyor.! Toplumun her alanında ve kurumlarda var olan ırkçılığa karşı bir tepki.

Bu bağlamda öldürülen on kişiden dokuzun işletme sahibi olduklarını vurgulamak gerekiyor. Keupstraße’deki (Köln) bombalı saldırının hedefi de işletme sahipleri idi. Yani NSU amacı toplumun ortasını vurmaktı.



NSU ‘nun ortaya çıkmasından birkaç hafta sonra Angela Merkel öldürülen insanlar için şu sözü verdi: “Federal Almanya’nın başbakanı olarak cinayetlerin eksiksiz aydınlatılacağı ve katillere yardım eden herkesin yakalanacakları ve hepsinin hak ettikleri cezaya çarptırılacakları konusunda söz veriyorum.”

O zamandan beri 8 Eyalet Parlamentosu`nda ve Federal Parlamentosu`nda araştırma komisyonları oluşturuldu. Aynı zamanda yakında muhtemelen bitecek olan ceza davası açıldı.

Bunlara rağmen cinayetlerinin aydınlatılması sadece kısmen gerçekleşti diyebiliriz.

Aksine geçen süreç içerisinde özellikle devlet kurumlarının NSU ile bağlantıları konusunda daha da fazla soru işaretleri oluşmaya başladı.



Tüm bu ırkçı cinayetlerinin ısrarlı bir şekilde üç kişiye indirgeme çabaları, NSU bağlantılı dosyalarının imha edilmesi, dosyalarının imha edilmesi durumun aydınlatılmamış olması, önemli şahitlerin şüpheli ölümleri, NSU üyelerinin bazı istihbarat muhbirleriyle ilişki kurdukları ortaya çıkmasına rağmen onların tanıklıklarına izin verilmemesi, meclislerde kurulan araştırma komisyonlarına ve Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi ‘nde devam eden davaya dosyaların eksik ulaştırılması. Tüm bunlar devletin NSU cinayetlerinin eksiksiz aydınlatılması konusunda bir isteğinin ve çabasının olmadığını gösteriyor.

TBB en başından beri NSU kompleksinin aydınlatılmasını dikkatle izliyor. NSU konusunda bilgilendirme toplantıları düzenliyor ve politikacılarla görüşmeler gerçekleştiriyor. Ayrıca TBB sözcüsü İlker Duyan’ın araştırma komisyonlarını izliyor ve izlenimlerini kamuoyuna aktarıyor. TBB NSU konusunda düzenli olarak basın açıklamaları da yapıyor. Tüm bunlarla ırkçılık ve NSU konusunun güncel kalmasını sağlıyor.

NSU cinayetlerinin arka planı ve tüm suçluları ortaya çıkmadıkça TBB olayın peşini bırakmayacak. Bu bağlamda TBB, gelecek yasama döneminde Federal Parlamentoda tekrar bir NSU-araştırma komisyonu kurulup özellikle sağcı terör ile gizli servislerin bağlantılarının araştırılmasını talep ediyor. Çünkü son Federal Parlamento’nun araştırma komisyonunun da ortaya çıkarttığı gibi NSU üçlüsünün etrafında çok sayıda Anayasayı Koruma Örgütü elemanının bulunmuş olması bu konuda daha fazla soru işaretlerine yol açtı.



Cinayetlerinin eksik aydınlatılması özellikle yıllarca yetkililerin ırkçı motiflerin olabileceği ihtimalini bile dikkate almadan öldürülen insanlara ve ailelerine de suçlu muamelesi yaptıklarından dolayı öldürülen insanların ve ailelerinin hakkıdır.

Özellikle göçmen kökenli insanların topluma ve devlet kurumlarına güvenleri sarsıldığından ve şu an var olan ırkçı atmosferden dolayı kurumlara güven kalmadığından toplumun da buna hakkı vardır.

Bu durumda sadece cinayetlerinin eksiksiz aydınlatılması devlet kurumlarına olan güveni tekrar sağlar. Ayrıca toplumda ve kurumlardaki ırkçı ve düşmanca tutumlarla toplumsal ve siyasal hesaplaşma gerekmektedir.

Başbakan Merkel bir zamanlar NSU cinayetlerinin Almanya için utanç verici olduğunu söylemişti. Aradan geçen zaman içerisinde olayları eksiksiz aydınlatma isteksizliği, daha da büyük bir utanç vesilesi oluşturdu!

Ayşe Demir
TBB Yönetim Kurulu Sözcüsü
Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu

ha-ber.com




 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol