Babacan: 'Yeni Partinin Temsil Gücü Yüksek Olacak'

Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın, 8 Temmuz’da AKP’den ayrılması sonrasında 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün desteğiyle yeni siyasi parti kuruluş çalışmalarına başladığı konuşuluyordu. Babacan, bugün Kurban Bayramı öncesi yazılı açıklama yaptı ve yeni siyasi harekette hangi ilkelerle çalışacaklarını anlattı. Babacan, “katılımcılık ilkesi”ne dayalı olarak çalışmalar yürüttüklerini vurguladığı açıklamasıyla, resmi olarak yeni siyasi parti kuracağını da ilan etmiş oldu.

Babacan: 'Yeni Partinin Temsil Gücü Yüksek Olacak'

Babacan, AKP’den istifasına ilişkin önceki açıklamasında “Türkiye için yepyeni bir gelecek vizyonuna ihtiyaç olduğunu” belirttiğini, “ülke için her alanda doğru analizler, yeniden düşünülmüş stratejiler, planlar ve programlar gerektiği” görüşünü ifade ettiğini anımsattı. Babacan, “Türkiye'nin içinde bulunduğu sorunları aşmak için son derece önemli olduğunu düşündüğümüz bu çalışmaları arkadaşlarımızla beraber başlatmış bulunmaktayız. En önemli çalışma ilkelerimizden birisi katılımcılık ilkesidir. Geçen ay yaptığım açıklamadan sonra çok sayıda vatandaşımız bu sürece katkı verme iradesini beyan etti, heyecan ve birikimleri ile çalışmalarımıza şimdiden değer katmaya başladı. Arzu ettiğimiz temsil gücü yüksek ve geniş kadroyu kısa bir zamanda oluşturmayı hedeflemekteyiz” dedi.

“İnsan hakları ve ileri demokrasi” mesajı verdi

Babacan, yeni siyasi parti çalışmasında bir başka ilkeyi de “çoğulcu demokrasi” olarak işaret etti. Bu nedenle her kesimden gelecek önerilere açık olduklarını kaydeden Babacan, “Diyaloğu esas almak ve hep birlikte çalışmak zorundayız. Kapsayıcı çözümlere ancak bu şekilde ulaşabileceğimize inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Babacan mevcut dönemi “Dünyada popülizm akımlarının evrensel ilke ve değerleri tahrip ettiği, ekonomik ve finansal istikrarın tehdit altında olduğu, çevreyle ilgili sorunların göz ardı edildiği bir dönem” şeklinde tanımladı. Özellikle de Türkiye’nin basın ve ifade özgürlüğü ihlalleri ile Kazdağları ve Salda Gölü gibi pek çok doğal güzelliğine ilişkin çevre felaketi tartışmaları yaşadığı bugünlerde Babacan’ın yorumu dikkat çekti. Babacan, “İnsan hakları ve özgürlükler konusunda en yüksek standartları hedeflemek, ileri demokrasi için ısrarla çalışmak, hukukun üstünlüğü ilkesini tavizsiz bir şekilde savunmak, itibarlı kurumları ve kuralları esas alan bir ekonomi politikası uygulamak, çevreyi korumada güçlü bir irade ortaya koymak ülkemiz için yeniden önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Biz toplumumuzun hür, müreffeh, mutlu ve barış içinde yaşayan bir toplum olmasını istiyoruz. Halkımızın ve özellikle de gençlerimizin geleceğe umutla ve güvenle bakmalarını arzu ediyoruz. Bu hedeflere ulaşmak için çalışmayı da siyasi ve toplumsal sorumluluğumuzun bir gereği olarak görüyoruz” dedi.

Babacan, yürüttükleri çalışmalara ilişkin gelecek günlerde de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini belirterek, “İnancımız odur ki, samimiyetle çalıştığımızda ve ortak aklın gereğini yaptığımızda ülkemizin çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Başkanlık Sistemi’ne geçiş ile AKP’yle yol ayrımı başlamıştı

Ali Babacan, 2001’de AKP’nin kurucu üyesi olarak siyasete adım attı. Ardından AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Babacan, 3 Kasım 2002’deki genel seçimlerde Ankara Milletvekili olduktan sonra Abdullah Gül’ün başbakanlığında ve Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlıklarında Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 3 Haziran 2005’te Devlet Bakanı’yken Avrupa Birliği ile müzakereleri yürütmek üzere başmüzakereci olarak atandı. Sonrasında 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde Ankara Milletvekili olarak yeniden seçildi. Erdoğan tarafından 29 Ağustos 2007’de Dışişleri Bakanı olarak görevlendirildi.

Babacan, Erdoğan’ın başbakanlığındaki 61’inci hükümette ve Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığındaki 62’nci hükümette ise Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Babacan, 7 Haziran 2015’teki seçimlerde AKP parti tüzüğünün üç dönem üst üste kuralı gereğince, üç dönem Ankara Milletvekilliği sonrası yeniden aday gösterilmedi. Ancak AKP’nin CHP’yle koalisyon kurulması sürecini yürütmemesi çerçevesinde 1 Kasım 2015’teki erken genel seçimlerde yeniden milletvekili adayı oldu ve seçildi. Babacan, 24 Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş seçimlerinde kendi isteğiyle milletvekili adaylığına başvurmadı ve şu anki Meclis’tegörev almadı. Babacan’ın bu süreçte Mehmet Şimşek ve Ahmet Davutoğlu gibi isimler gibi Erdoğan tarafından aday gösterilmeyeceği ve bunun üzerine adaylık başvurusu yapmadığı bilgisi kulislere yansıdı.(VOA)

Güncelleme Tarihi: 09 Ağustos 2019, 10:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner322

banner324

banner323

banner320

banner321