‘Adil Bir Seçim Ortamında Değiliz’

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, Cumhurbaşkanı olması dolayısıyla AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a laf edilemediğini ve baskı gördüklerini belirterek, adil bir süreç yaşanmadığını söyledi.

‘Adil Bir Seçim Ortamında Değiliz’
Karamollaoğlu, SP’nin yerel seçimler kampanyasına ve stratejisine ilişkin Ankara’daki basın kuruluşları temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda artık bugün Türkiye’de 20 yıl öncesine kıyasla sıkıntılı bir seçim sistemi olduğunu dile getirdi.

Karamollaoğlu, “Şahsen Türkiye’deki seçim sisteminin 15-20 yıl öncesine kadar dünyadaki en sağlıklı seçim sistemlerinden birisi olduğuna inanıyordum. Sandık kurulları, ilçe seçim kuralları, il seçim kurulları ve Yüksek Seçim Kurulu’nda, buralarda parti temsilcileri de vardı. Ama zaman içerisinde bu güven olmaya kaybolmaya başladı. Biliyorsunuz parmaklarda boya oluyordu. Oyunu kullanan kişiye ikinci kez oy kullanmaması için boya sürülüyordu. Bu kaldırıldı. ‘Dünyanın hiçbir tarafında parmak boyama yok, gericilik’ denildi. Olsa ne olurdu? Bu boya olmalıydı. Çünkü güven, itimat sağlanıyor. Bir insanın bir defadan fazla oy kullanmasının önüne kesin olarak geçiliyordu. Arkasından sandık kurulları tanziminde değişiklik yapıldı. Her parti teklifte bulanabiliyordu. Şimdi devlet atıyor. Atama dediğiniz zaman tarafgirlik olmaması çok zor. Seçim şeffaflığı konusunda benim elektronik ortama da güvenim yok. Seçimlerde son noktada elektronik ortamda toplama, çıkarmasını yapabilirsiniz. İlçe seçim kurulları aşamasına değin mühürlü, imzalı bilgiler geldikten sonra belki sonrasında olması mümkün. Ama kolaylık mı güvenilirlik mi derseniz. Ben güvenilirlik derim” dedi.

Seçim güvenliği konusunda yargıyı tartışma konusu yapmak istemese de 16 Nisan 2016’daki referandumda mühürsüz pusulaları kabul etme kararı almasıyla YSK’ya artık pek güven duymadığını kaydeden Karamollaoğlu, YSK’nın gerekçe olarak vatandaşın oyuna sahip çıkmayı öne sürmesine karşılık hile kapısını açtığını ve bunun artık devam ettirildiğini ifade etti.

‘’Adil yarış şartları yok’’
Karamollaoğlu, Türkiye’nin artık “Partili Cumhurbaşkanı” koşullarında adil olarak seçim yapılması imkanını kaybettiğini de dile getirdi. Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda iktidar partisi AKP’nin lideri olduğunu ve muhalefete sürekli laf ettiğini belirten Karamollaoğlu, ancak muhalefet cephesinden Erdoğan’a laf edildiğinde hemen “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla yasal işlem başlatıldığına işaret etti.

Temel Karamollaoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı bugün seçimlerin içinde en aktif rol oynayan insan, günde üç kere kaç saat konuşursa sadece ekranlarda sadece O canlı yayın veriliyor. Sıra diğer partilere geldiğinde ekranlarda adları bile anılmıyor. Bizim attığımız adımlar da engellenmeye çalışılıyor.
Cumhurbaşkanı olarak dokunulmazlığı var. Bir şey deseniz hemen cezai işlem söz konusu oluyor. AK Parti Genel Başkanı olarak konuşsa da bir laf ettiğinizde hemen Cumhurbaşkanı diye işlem yapılıyor. Cumhurbaşkanı olduğunda kişi, mutlaka parti kimliğini kenara çıkarması gerekir. Cumhurbaşkanı’nın rakibi nasıl olacak? Halk tarafından seçilmiş. Tabiri caizse güreşirken meydanda hile de yapsa hakimler ona müdahale edemiyorlar. Nasıl yapsınlar, Cumhurbaşkanı. O yüzden adil bir seçim ortamı olmadığını söyleyebilirim” diye konuştu.

“Sülün Osman videomuz seçmenden çok AK Parti’yi etkilemiş”
Karamollaoğlu, Saadet Partisi olarak yolsuzluk meselesine dikkat çekmek için 1950’li yıllarda İstanbul’da yaptığı dolandırıcılık vakalarıyla tanınmış Osman Ziya Sülün’ün canlandırıldığı videolarına engelleme yapıldığını da açıkladı. “Sülün Osman” videosunu sinema salonlarında yayınlamaları konusunda ulusal çapta anlaşma sağladıklarını kaydeden Karamollaoğlu, ancak bu tanıtım filmi konusunda reklam ajansları vasıtasıyla baskı yapıldığını vurgulayarak, “Sülün Osman malum Galata Kulesi’ni bile satan meşhur. Reklam ajanslarına baskı kuruldu, bizim videoyu kaldırttılar. Oysa bugünün adamı da değil” diye konuştu.

Bu noktada neden iktidar partisi AKP’nin böyle bir baskı yaptığını sorusu üzerine Karamollaoğlu, “Herhalde bir şeyler anımsattı ki hem de öyle bir anımsatma ki tehdit ederek kaldırıyorlar. Seçmenden çok AK Parti’yi etkilemiş” ifadesini kullandı.

SP’nin “Sülün Osman” karakteriyle hazırlanmış tanıtım filmi, geçtiğimiz günlerde “Organize İşler 2: Sazan Sarmalı” filmi gösterimleri öncesinde yayınlanmış ve sosyal medyada ilgiyle karşılanmıştı. Tanıtım filminde, Boğaz Köprüsü geçişi ücretlerine atıfta bulunularak, “O zaman köprüden geçmeyenler para ödemek zorunda değildi. Sülün Osman mesleğinde ilk değildi sonuncu da olmadı. Bu işler bazen bireysel bazen organize işler ama her zaman organize işler” deniliyor.

SP neden ittifaklara katılmadı?
Karamollaoğlu, neden CHP ve İyi Parti ile yerel seçimler için ittifak kurmadıkları konusuna da açıklık getirdi. SP Lideri, “Tabanımızdan gelen tepki değil. Siyasette iki kere ikinin her zaman dört etmediğini gördük. Biz mahalli seçimlerde baraj söz konusu olmadığını da dikkate alarak ittifakta yer almayacağız. Geçen seçimde üç etti. Biz bu sefer kendi başımıza gireceğiz. Bir ilde iki parti ittifak ediyor diye seçmen de sorgusuz sualsiz ittifak ediyor manasına gelmiyor. Yerel seçimlerde şahıslar gündeme geldiği için o kişinin şahsiyeti de rol oynuyor” düşüncesini paylaştı.

Karamollaoğlu, toplantı sırasında 31 Mart’taki yerel seçimler konusunda “beka sorunu değil” yorumu dolayısıyla kendisini eleştiren basın mensubuna da yanıt verdi.

Karamollaoğlu, AKP iktidarını hedef alarak, ‘’Şu anda iktidarda bulunan arkadaşlar, bizden kendileri koptular. ‘Milli Görüş gömleğini çıkardık’ dediler.

Tamamen FETÖ’cülerle kol kola girdiler. 10 küsur yıl aynı yatakta uyudular. Devleti bütünüyle Fethullahçılara teslim ettiler. Bizim birlikte olmamız mümkün değil çünkü inançlarında sakatlık var. Ama bunun her gün dile getirilmesini ya da masum insanları cezalandırmayı da doğru bulmuyoruz. Eğer ‘Bunlardan bize mektup getirmezseniz devlette bir görev alamazsanız’ derseniz sonuç böyle oluyor. İşte biz bunun karşısındayız. Bugün bakan olanların bile FETÖ’cülerle fotoğrafları her yerde dolaşıyor. ‘Bizim Fethullahçılarımız sizinkinden iyidir’ der gibi. Biz bunların ne olduğunu 40 sene önce görmüştük. Biz onları adalet mekanizmasında göreve getirmedik, Ergenekon, Balyoz’u gündeme taşıtmadık sonra özür dileyip bundan dönmedik. Biz kabuğu değil özü önemsedik” ifadelerini kullandı.



“Muhalefeti bile ‘Biz dizayn edelim’ istiyorlar”
Karamollaoğlu, Erdoğan’ın Atatürk’ün el yazısıyla kaleme aldığı miras beyannamesi uyarınca CHP’ye bıraktığı Türkiye İş Bankası hisselerine el konulacağı mesajı vermesini de eleştirdi. Karamollaoğlu, iktidar partisini kast ederek, “Kendi kontrollerinde bulunmayan hiçbir kuruma razı değiller. Muhalefet bile onların dizaynında olmalı öyle düşünüyorlar. Muhalefeti bile biz dizayn edelim. Bizim belirlediğimiz konuların dışına çıkmasınlar mantık bu” görüşünü paylaştı.

Organize suç lideri olarak tanınan Sedat Peker’in son olarak muhalefet parti ve liderlerini hedef aldığı ve silahlanma çağrısı yaptığı konuşmalar da Saadet Partisi liderinin gündemindeydi.

Savcılığın hakkında başlattığı Sedat Peker’le ilgili soru üzerine Karamollaoğlu, “Bu cesareti Cumhur İttifakı’ndan alıyor. Tek başına değil Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Bahçeli değil. Ülkede beka sorunu var. Bunun için de silahlandırmak gerekir havasını oluşturdu. Soruşturma açılması yerinde oldu. Ama üzülmemek mümkün değil. Bir ülkede seçime giderken bundan daha tehlikeli bir iş olmaz. Böyle bir havada aslında seçim olmaz. Silahlı örgütler biz herkesi takip edeceğiz bizim gibi düşünmüyorsanız siz düşünün diye biliyorlar” dedi.
ha-ber.com
Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2019, 11:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner324

banner323

banner320

banner321