banner216
Avcı topluluklar genellikle kendi küçük gruplarını oluşturup, korumaya çalıştılar.

Daha sonra gelecek olan tarım toplumunda doğal olarak topluluklarda büyüme gösterecek ve açılımlar başlayacaktı.

Tarım toplumuna geçmekle birlikte toplumlar, çok fark edilmese de ve her türlü ırksal ve ayrımcı yok etme savaşlarına rağmen kozmopolitleşmeye doğru evrimleşecekti.

Türkiye coğrafyasının din-tarım toplumuna dayalı imparatorluktan ulus devlete geçmesi, batıya göre yaklaşık 300 yıl gecikmeyle gerçekleşir. Osmanlı döneminde yerleşkelerin kozmopolit yapıda olanı da vardı, belli ırka-dine ya da mezhepsel özellik taşıyanı da…

Egemenliği altındaki toprakları kaybedip, bir anlam da kabuğuna çekilince ancak ulus devleti kurabildi.

Ulus devlet ırka, dine ve mezhebe dayanmayan gerçek bir kozmopolit toplum yapısına ulaşmanın, modern çağı yakalamanın yolunun yurttaşlık bilincinin gelişimiyle olasıydı ve bu yönde devrimler yapılıyordu. Türk vatandaşının bireysellik bilinci ve özgüven kazanması gerekiyordu. Epey de yol aldı devrimler, taa ki çok partili döneme gelinceye kadar.

Çok partili döneme geçişle birlikte laik eğitim darbe almaya başladı. Medrese eğitimi veren tarikatların ocaklarına hiç dokunulmadı. En etkilisi olan Said-i Nursi ilahlaştırılıyor, Fethullah Gülen’le devamı sağlanıyordu. Bunlar buzdağının görünenleriydi. 

Laik devlet ve laik toplum yaratmak isterken, her gelişinde tam tersi dinsel otoriteye kayan askeri darbeler geleneği başladı, sonunda iktidar dini otoriteyi yerleştirdi, eğitim tarikatlara teslim, arta kalanlarla da otoritenin Şeyhül İslam’ı ilgileniyor.

Ulus devletin özgürleştirmek istediği kişi, teokratik yönetimin yetiştirdiği birey olarak, ulus devleti yıkmak isteyen canavara dönüştürülüyor, özgürlüğünün de elden gittiğinin farkında olamayacağı bir paradoksun içinde.

Otokratik zihniyeti iktidara taşıyan küresel ayağına karşı vatandaşın içinde bulunduğu paradoksu da ayrıca değerlendirmeli; Nedir? Neo liberalizmin yaşattığı küresel gericiliğe ve ekonomik -siyasal krizlere neden olan ve sonucunda, ülkesinde otokratik iktidara yol açmanın dönüşümünü sağlamanın kendisinin doğrudan pay sahibi olduğu paradoksal durum.

Bireyler içinde bulundukları yozlaşmışlığın sonucu gösterdikleri biatçı davranışı, özgür davranış sanıyorlar…

Yine bir seçim yaklaşıyor: Yerel seçimler. Muhalefet kaç belediye kazanınca Türkiye kurtulacak?

Eğitimde ki şeriatlaşmayı durdurabiliyor musunuz? Çocukları tarikatların elinden almak için hangi projeniz var?

Başörtüsünü Üniversite öğrencileri ile sınırlandırma sözü verenler, çocuk kreşlerinde kız çocuklarına türban taktırıp, erkeğe biatı aşılıyorlar, nasıl engellemeyi düşünüyorsunuz?

Kaç belediye kazanınca toplumsal çöküş engellenecek?

Zekeriye Uçar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir