banner269
ÖSO SAVAŞÇILARINI KUVVA-İ MİLLİYLE EŞ Mİ TUTTUN



Bak Reis; ben sana anlatmaya çalışayım nasıl kuvva-i millî olunur. Anlayabilir misin bu anlattıklarımı?

Valla ondan pek emin değilim, peşin söyleyeyim.

Kurtuluş Savaş’ımıza katılan dev bir cüce vardır. Adı Ali Şamil.

Senin çanak yalayıcılarından birinin adında da Şamil var. Bu Şamil'i o Şamil'le karıştırmayasın. Sendeki Şamil O Aslan Yürekli Cüce Dev'e teğet bile geçemez.

Dış görünüşüne bakarak “Bundan bir cacık olmaz!” demeye de kalkarsın sen.

Deme!

Onda yürek mangal! Vatan sevgisi Everest'ten de yüksek.

Sen ve senin gibilerin ulaşamayacağınız denli yüksek yani.

Onun adını bile duymamışsındır sen. “Yurt savunması söz konusuysa gerisi teferruattır.” diyen binlerce mangal yürekliden biridir o dev cüce.

Boyu küçücük. Ama; yürek kocaman, mangal gibi! Cesaretse Kara Yılan sanırsın! Gerçek bir bağımsızlık kahramanı.

Bu vatansever Dev Cüce; sizin gibilerin yere göğe konduramadıkları Enver Paşa'ya saray soytarılığı yapsın diye hediye edilmiş.

Boyu 1 metre 10 santim!

Saraydaki işi Enver Paşa ve Naciye Sultan'ı eğlendirmek.
Ancak; Enver Paşa, 1. Dünya Savaşı'nda cepheye gittiği için, sonra topukları yağlayıp da tozutunca Dev Cüce, Vahdettin kızı Ulviye Sultan'a devredilir.

İşi her ne kadar saray soytarılığı olsa da o; hiçbir zaman saraya soytarı olmadı seninkiler gibi.
Yaptığı şakalar ve zekâsıyla kendisiyle dalga geçenlerle o dalga geçti. Böyle de akıllı ve onurlu yani. Omurgalı! Köşeli! Seninkiler gibi yusyuvarlak değil!

İsmail Hakkı Okday'la, Ulviye Sultan'ın eşidir kendisi, bu Dev Cüce Ali Şamil arasında derin bir dostluk vardır. Tavla turnuvaları düzenlerler aralarında bu üçlü. Dev Cüce, Ulviye Sultan ve İsmail Hakkı Bey. O derece samimidirler yani. Dev Cüce'yle İsmail hakkı Bey'in arasından güneş ışığı bile sızamayacak kadar...

İsmail Hakkı; Anadolu'ya geçmeye ve kuvva-i  millîye katılmaya karar verir.

Bu kararını kimseye söylemez Dev Cüce'den başka. Bundan kimseye söz etmemesini de isteyerek.
Ancak; Dev Cüce de kararlıdır. O da gidecektir onunla Anadolu'ya ve o da katılacaktır kuvva-i millîye.
“Ya cepheye beni de götürürsün ya da Sultan'a her şeyi anlatırım.” diye tehdit eder İsmail Hakkı Bey'i.
Birlikte çıkarlar yola, birlikte ulaşırlar çok çetin bir yolculuktan sonra Adapazarı üzerinden Ankara'ya.
Mustafa Kemal'in hem bu yolculuktan hem de yolcuların Ankara'ya avdetlerinden haberi vardır.

„Gelsinler!” der.
Girerler Mustafa Kemal'in yanına. “Oturun!” der Paşa.
O gün, Dev Cüce'nin en büyük günüdür. Çünkü; o gün, Mustafa Kemal'le kadeh tokuşturmuştur.
Sen, bu kadeh tokuşturmaların insana şeref verdiğini de bilmezsin be Badem. Yazık!
İsmail Hakkı Bey, Ankara'da kalmayı reddedip cepheye gittiğinden Dev Cüce de onunla birlikte cephededir artık.

1 metre 10 santimlik boyuyla yapabileceği her şeyi yapmıştır Kurtuluş Savaşı boyunca.
Osmanlının saraya, saraydakileri güldürmesi için soytarı olarak alınan bu Dev Cüce Ali Şamil'e cumhuriyet Güler soyadını verir.

Kuvva-i Millî; Ali Şamillerdir. Kartallı Kâzımlardır. Kara Fatmalardır. Şahin Beylerdir. Tufan Paşalardır.
Onları başıbozuk ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) çapulcularıyla eş tutma!
Kemiklerini sızlatırsın o vatanseverlerin.

Kuvva-i millî; her köşesi bilfiil işgal edilen, bütün tersanelerine girilen, bütün orduları dağıtılan, hatta bundan daha vahim olmak üzere kendi şahsî menfaatlerini müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhid eden gafillerin ve dalâlet erbabının eline düşen, milletin fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtab düştüğü ahvâl ve şeraitte vatan savunmasını gerçekleştiren ve yurdu kurtaranların kurduğu güçtür.

Bilmem anlatabildim mi?

Anladın mı? Anlayabildin mi?

Yoksa senin fıtratın mı başka?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir