banner269
NSU DAVASINDA KARAR VERİLDİ, AMA EYLEMLER TAM AYDINLANMADI

Federal Almanya tarihinde en az Türklerin evlerinin kundaklandığı Mölln, Solingen yangınları kadar kara bir leke olarak kalacak NSU (Nasyonal Sosyalist yer altı örgütü) davasında iki gün önce mahkeme nihayet kararını verdi. 



Beş yıl süren davada, 600’e yakın insan şahit olarak dinlendi. 

Bu faşist çete bu arada şu an itibarıyla ilk cinayetini işleyeli nerdeyse 18 yıl olmuş. Hatırlanacak olursa 2000li yılların başında 8’i Türk 10 kişi bu Teröre kurban gitmişti.
Her şey 2000 yılının Eylül ayında Almanya’nın en güneyindeki Bavyera Eyaletinde başladı. Soruşturmayı yürüten polisler başlangıçta bu seri Irkçı cinayetleri, ölümleri aşırı sağcı bir eylem olarak görmediler.

Başta eski İçişleri Bakanı Otto Schilly olmak üzere Alman kamuoyundan birçok kişi hatta bu ölümlerin Türklerin kendi aralarındaki mafyatik ilişkilerden kaynaklandığını ya da politik grupların iç çatışması olarak gördüler. 

Seri cinayetlere Kronolojik olarak bakacak olursak …

• 9 Eylül 2000, Nürnberg: İki sağcı katil Türk kökenli çiçekçi Enver Şimşek’i (38) ağır yaralıyorlar. 1986 da Türkiye’den gelen başarılı iş adamı ağır yaralanıyor ve iki gün sonra hastanede ölüyor.

.• 13 Haziran 2001, Nürnberg: Abdurrahim Özüdoğru (49) kendi işlettiği Terzi dükkanında kafasına isabet eden kurşunlarla can veriyor. İlk eylemdeki gibi bu saldırıda da  Česká 83 tipi silah kullanılıyor.

• 27. Haziran 2001, Hamburg: Türk kökenli Süleyman Taşköprü (31) Hamburg’un Bahrenfeld semtinde babasından devraldığı Süper Markette üç kurşunla katlediliyor. Bu olayda da yine aynı Tabanca kullanılıyor.

• 29. August 2001, Münih: Sebze ve Meyve satan Habil Kılıç Münih’in Ramersdorf semtinde eşinin dükkanında kafasına sıkılan üç kurşunla yaşamdan koparılıyor.

• 25. Şubat 2004, Rostock: Mehmet Turgut (25) arkadaşına yardım için Hamburg’dan Rostock`a geldiği Döner Büfesinde yine kafasına sıkılan üç kurşunla öldürüldü
9 Haziran. 2004, saat 16 sularında yine Köln’ün en tanınmış caddelerinden, Türk Restaurantları ve işyerlerinin bulunduğu Keupstrassede aynı ikili  Mundlos ve Böhnhardt bir bisiklet üzerine çivili bomba patlatmışlardı. Bir berber dükkânın önünde gerçekleşen olayda da 22 kişi yaralanmıştı.



• 9. Haziran 2005, Nürnberg: İsmail Yaşar (50), Türk Dönerci kafasına ve kalbine isabet eden 5 kurşunla yaşama veda ediyor.
NSU`nun tüm eylemlerinde olduğu gibi bu eylemde de şahit, görgü tanığı yok
Katil sağcılar bisikletle ellerini kollarını sağlayarak kaçıyorlar.

• 15. Haziran 2005, Münih: Türk sanılıp öldürülen Yunanlı Theodoros Boulgarides (41),Anahtarcı.

• 4. Nisan 2006, Dortmund: Büfe sahibi Mehmet Kubaşık (39), 2003’te Alman vatandaşı olmuş eski Kürt Mülteci

• 6. Nisan 2006, Kassel: Halit Yozgat (21), Internetcafé işletmecisi

• 25. Nisan 2007, Heilbronn: Cezaevi Polisi Bayan Michèle Kiesewetter (22) katlediliyor ve yanındaki başka bir Polis memuru yaralanıyor. 

Bunlar NSU örgütünün kurbanları ve olayların yaşandığı şehirler.

NSU sayısız Cinayetler, Bombalamalar, Gasplar yapmış aşırı sağcı bir terör grubu NSU (Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü). Devletin polisi, emniyet güçleri bu kadar olayı nasıl görmez akıl ermiyor. 

Farklı eyaletlerde, farklı şehirlerde yaptığı eylemlerde arkasından kanlı bir iz bırakmış bu çete örgütünün üyeleri. Tüm bunlar yıllarca sürüyor ve devlet ‘’ uyumuş’’ görmemiş. Buna kargalar güler. 

Farkındaysanız öldürdükleri suçsuz, masum kişilerin hep yabancı kökenli ya da yabancı ülkelerde doğmuş insanlar, yani göçmenler. 

Bu seri cinayetleri işleyen ölüm makineleri Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos adlı iki Terörist çoktan öldüler. Tek zanlı olan Nazi Gelini sıfatlı Beate Zschäpe idi NSU davasında ve 11. Temmuz 2018 de ömür boyu hapse mahkûm oldu. Ralf Wohlleben ve Andre Eminger ise 2,5 ve 3 yıl gibi hafif cezalar aldılar. Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi 43 yaşındaki Teröristlerin eski sevgilisi Zschäpe’ yi on kişinin ölümünden ağır suçlu buldu.

Unutmadan yazayım sonradan ortaya çıktı örgüt bu tüyler ürpertici seri cinayetlere başlamadan önce 2000 yılı Noel’i öncesi Köln’de İranlı bir aileye ait olan Süper Markete de bir bomba kutu bırakmış ve bu kutuyu açan ailenin çocuğu ağır yanıklara maruz kalmış, yaralanmıştı.

Peki bu Irkçı Teröristler nasıl yakayı ele veriyorlar birde olayların sonu sayılabilecek eylemleri de enteresan.

4. Kasım 2011 de Böhnhardt ve Mundlos adlı Teröristler Eisenach (Thüringen Eyaleti) şehrinde bir Bankayı soymaya yelteniyorlar. Soruşturmayı yürütenlerin söylediklerine göre polislere yakalayacağını gören ikili orada bulunan kaçtıkları Karavanda intihar ediyorlar.

7. Kasım 2011 tarihinde Erfurt: Eyalet Kriminal Dairesi katledilen Polis memuru Michèle Kiesewetter ve yaralanan mesai arkadaşının hizmet silahlarının yanan Karavanda bulunduğunu açıklıyor. 

11. Kasım 2011, Karlsruhe şehrinde Federal Savcılık Göçmenleri katledenlerle Polis katillerinin aynı kişiler olduğunu tespit ediyor ve NSU nun bir Terör grubu olduğunu açıklıyor.

Günaydın diyelim.. 



Almanya’daki Almanya Türk Toplumu (ATT) gibi STK lar, Cem Özdemir, eski Milletvekili Hukukçu Memet Kılıç gibi Siyasiler, Türkiyeli Aileleri savunan 40’a yakın Avukat ve Türk kurbanların yakınları olayın kadın Terörist Zschäpeye ve diğerlerine verilen cezayla kapatılmaması, perde arkasındaki kişilerin ortaya çıkarılıp yargılanmasını talep ediyorlar.
Bu karar ayrıca başta Dortmund olmak üzere Almanya’da birkaç şehirde başta DİDF e bağlı Bezent gibi Türkiyeli ilerici Dernekler ve kitleler tarafından mitingler, yürüyüşlerle protesto edildi. Neonazilerle devletin içindeki ‘’Derin’’ ilişkilerin ortaya çıkarılması istendi.
Tüm bu ırkçı, faşist seri cinayetlerin işlendiği süreçte Almanya’ya hiçte yakışmayan bizleri dehşete düşüren, şaşırtan, üzen büyük ihmaller ve kasıtlı hatalar zinciri var. Örneğin hiçbir Bürokrat, Polis bu konuda soruşturulmadı. 

Davanın Müdahil Avukatlarından Mehmet Daimagüler bu Teröristlerin İstihbarat Örgütleriyle birlikte çalıştığını, devletin yanlış yaptığını, bunlara paralar verdiğini ve bu nedenle davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götüreceği açıklamasını yaptı.  
Tanınmış Hukukçu Daimagüler Almanya’daki Türkleri de davaya yeterli destek vermemekle suçlayarak eleştirdi: “Neonazileri Protesto gösterilerine katılım çok azdı. Türkiyeliler kendi problemlerine sahip çıkmazsa başkalarından yardım beklememeli.” dedi.

NSU cinayetlerinde Polisin pasif tavrı nedeniyle Almanya’daki Türkiyelilerin Alman Polis teşkilatına olan güvenleri sarsıldı. 

Bugün o zamanki kanlı eylemlerin yapıldığı, cinayetlerin işlendiği, yüreklerin yandığı bazı mekanlar yıkıldı, kurbanların adları olay yerlerindeki caddelere, sokaklara verildi. Yitirilen masum vatandaşlarımızın adına yazılı Anıtlar dikildi. Alman Şansölyesi Bayan Angela Merkel kurbanların ailelerinden devlet adına Kamuoyunda özür dileyip onları makamına davet ederek teselli etti.

Bu olaydan çıkarılacak tek ders Almanya’da bir kesimde devamlı var olan, kronikleşmiş Irkçılığa, ayrımcılığa karşı hayatın her alanında birlikte, örgütlü biçimde ortak mücadele etmek ve başta kendimize güvenmektir. 

Mehmet Tanlı 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir