banner269
Osmanlı imparatorluğu döneminde bir Osmanlı vilayeti olan Şam, yani çoğunluğu Arap olan, İngilizlerin kışkırtması ile Türklere karşı, birçoğu cephe almış, geneli aşiretlerle tarafından yönetilen topluluklar olan Araplar 1918 mayıs ayında onbeşbin Osmanlı askerini kör ederek, birçoğunu öldürülmüş, kaçıp kurtulanlar, insan olan insan bunu din kardeşine yapar mı diye ağıtlar yakmıştır.

Şair Eşref bir makalesinde, buraların Yezidin idaresine laik bir yer olduğunu, şair Ziya Paşa Şam’ı karanlık gecelere benzetmiştir.

Arap vilayetlerinde valilik yapmış birçok vali bir gün İstanbul’da toplanmış, görev yaptığı yerleri yemeklerini, şekerleme; baklavalarını anlatıyorlarmış.

Deneyimli bir diplomat dayanamayıp o tarihi sözü söylemiş:

“Ne Şam’ın şekeri Ne Arap’ın yüzü.”

1500’lü yılarda halifelik sevdasına düşen Osmanlı hanedanları, Anadolu kültürünü hiçe sayıp, Arap; Vahabi, Emevi kültürünü İslam diye Anadolu halklarına dayattılar, bu halada devam etmektedir.

Şeyhülislamların verdiği fetvaları, bir ayet veya hadis gibi millete yutturulmuş, varsa yoksa uçkur derdine düşmüş, odur budur, iki yakası bir araya gelmemektedir.

Kral’ları öldüğünde üç gün yas ilan ettiğimiz, bayraklarımızı yarıya indirdiğimiz, Suudi Araplar Türkiye’ye turist olarak gelmeme ve Türk mallarına boykot kararı almışlar.

Bunu ırkçılık anlamında söylemiyorum, fakat yüz yılardır ortada bir gerçek var. Emperyalistlerin hem uşağı hem maşası olan o Arap liderler, din adı altında uyutulan milyonlar.

Ömer Hayyam`ın dediği gibi,

"Celladına âşık olmuş bir millet
İster Ezan ister çan dinlet
İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet
Müstahaktır ona her türlü zillet."

Ali Sönmez

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Fevzi.cakir@gmx.de 3 hafta önce

Harika

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir