banner269
MUHARREM İNCE ZİHNİYETİ YA DA KEMALİZM

Recep Tayyip Erdoğan; vakti zamanında HSYK (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu)'na bir bayan yargıç atamış.
Daha sonra bu hanımı Danıştay Üyeliğine getirmiş.
Dikkat ederseniz, yazarken 3. tekil kişiyi kullanıyorum
Çünkü; Hazret, bütün bu işleri tek başına aldığı kararlarla gerçekleştiriyor.
Lafının üstüne laf söylemek kimin haddine?
Hele biri çıksın da öyle bir nane yesin!
Ya kırk katırın kuyruğunda sürünmeyi alacak göze ya da kırk satırlara gelecek boynu.
O denli yani.
Bakın bu hanım ne nane yemiş?
Şimdilerde tweet atmak moda ya; bu hanım da tutmuş, bir tweet atmış. O tweetinde de “Çok şükür başörtüsü bir mesele olmaktan çıkmıştır. Bugün gizlemeye çalıştığımız gerçek niyet ve çabalarımıza rağmen
Muharrem İnce zihniyetindekilerin bize yaşattıklarını unutmadık, unutmayacağız.” demiş.
Bunun adına bizim dilimizde “inkâr” denir. İnkâr edene de “nankör”.
Be nankör kadın; daha kuruluşundan bir yıl sonra, 12 yıl içinde sana verilen haklara bak bir dön de!
“1924 – Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kız ve erkekler eşit haklarla eğitim görmeye başladılar.
1926 – Türk Medeni Kanun’u kabul edildi. Kadınlara boşanma, velayet hakkı, mallarda tasarruf hakkı tanındı.
1930 – Belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verildi.
1933 – Köylerde muhtar olma ve ihtiyar meclisine katılma hakkı verildi.
1934 – Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi.
1935 – TBMM’ne ilk kez 18 kadın milletvekili girdi. “
Bugün sen; Danıştay Üyesi bir yargıç olarak görev yapıyorsan eğer; bunu tam da o zihniyete borçlusun.
Bugün kadınlarımız tarlalarımızdaki öküzlerimizden sonra gelmiyorlarsa eğer; bunu işte tam ada o zihniyete borçlusun.
Kadınlarımız yasalar önünde erkeklerle tam bir eşitliğe sahipseler eğer; bunu tam da o zihniyete borçlusun.
Tır kamyonu sürücülüğünden tut, üniversitelerde ders veren profesörlüğe kadar her mesleği yapma olanağın varsa eğer; bunu işte tam da o zihniyete borçlusun.
“İnsan topluluğu; kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki; bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmâl edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin?  Mümkün müdür ki; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”
Bu sözler; Kurtarıcı ve Kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleridir.
Bilmem anlayabildin mi?
Ben sana bunu Bilal Oğlan'ın bile kolayca anlayabileceği gibi anlatayım.
“Kütlenin yarısı erkekse, yarısı da kadındır.  Kadınları yok sayarsak eğer; o kütle göklere kadar yükselemez.”
diyor.
“Ülkenin göklere yükselebilmesinin yolunun kadını erkekle eşit haklarla donanmasına, donatılmasına bağlıdır.” diyor.
Ama sen; sana o zihniyetin verdiği değerden bîhabersin be bacım!
Ne yazık! Hem de çok yazık!
Ha! Unutmadan; biz o zihniyete “Atatürkçülük” diyoruz.
“Kemalizm” diyoruz.
Yargıç olmuşsun da ahretlik, kusura bakma ama; kadın gibi kadın olamamışsın.
Nankör!

Hasan Arslan

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner301

banner272

banner276

banner274

banner275

banner302

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir