MARTİN LUTHER VE ŞERİAT

1483-1546 yılları arasında yaşamış olan Alman Teoloji profesörü Luther Wittenberg Üniversitesi’nin kapısına, kilisenin parayla günahlarını affetme yetkisine karşı çıkan doksan beş maddelik tezini astığında, tutumu herkesin ilgisini çekmeye başlar.

Luther’in karşı çıktığı, Kilisenin günahları affetme yetkisi değil, endülüjans adı altında dinin bir ticari araç haline gelmesiydi. 

Bilindiği gibi kiliselerin cennet karşılığı insanlar kandırıp, servetlerine servet katıp, toplum üzerinde sömürü ve korku düzeni kurması kiliseler ve dönemin din tüccarları her geçen gün zenginleşmesiydi. 

Vatikan’a karşı tavır almaya başlayan Martin Luther mahkemeye çıkarıldığında, yargıca cenneti satmak kolay, cehennemi satın da göreyim deyince, yargıç Cehennemi kim alır !! sen deli misin deyince, ben alırım bana satın, parası neyse vereceğim deyip, cehennemi satın alır ve dışarıya çıkar. Artık korkmanıza gerek yok, cehennemi ben satın aldım, hiçbirinizi oraya koymayacağım artık cehennem benim, oraya kimse giremez diyerek Avrupa`da orta çağ karanlığına bir son veren öncülerinden olmuştur.

Yaşamakta olduğumuz şu dönem ve coğrafya olarak, din hiç bu kadar kötü kullanılmamıştı. 
O dönemlerde Anadolu bağrından öyle güzel insanlar çıkarmış ki, bugün İslam ülkeleri bu değerlerin izinden gitse veya onları anlayabilseler ne Avrupa ülkeleri ne ABD emperyalizmine ve işbirlikçilerine fırsat vermezler.

Dış güçler tarafından işgal edilmiş İslam ülkeleri, zihinsel olarak da köleleştirilmiştir. Maalesef geri bırakılan İslam ülkeleri, ne Hayyam`ı; ne Farabi`yi; ne İbn-i Sina’yı ne Mevlana’yı ne de Hacı Bektaş’ı Veli`yi anlayamamış ve onların ortaya koyduğu, dört kapı, kırk makam veya Şeriat; Tarikat, Hakikat, Marifet kapılarından bakıp zahirinin, batıniye tabi olmasını çözemedikleri gibi, İslami anlayışı, sadece şeriat 
(İslam Hukuku) olarak hatta (ceza hukuku) olarak algılaması ve 1400 yıldır ilerleyememesinin temel sebeplerinden biridir.  

Dinin sosyolojisini; hukukunu, ekonomisini ve siyasi ideolojisini anlatamayan, bilim adamları, teologlar, aydınlar sesini çıkarmadığı zaman, bu ülkede Milli Savunma ve Millî Eğitim Bakanlığı yapmış İsmet Yılmaz gibi bir zat çıkıp, bizim adayımıza oy verirseniz, yarın cennette beraat belgeniz olur deyip, cennettin tapusunu satmaya devam edecektir.

Bu orta çağ karanlığından çıkmak için bizlerin Martin Luther gibi yürekli yiğitlere ihtiyacı vardır.

Ali Sönmez
YORUM EKLE
YORUMLAR
erol
erol - 3 ay Önce

Hem Tarih hem Güncel hosuma gitti güzel

Ahmet Ayar
Ahmet Ayar - 3 ay Önce

Ali’m yüreğine sağlık. Sevgiyle kal emi.

Turan Pala
Turan Pala - 3 ay Önce

Güzel bir yorum,yürekli insanlar varmidir????Saglicakla kal,yazilarin devamini bekliyorum

Şahin Çokbilir
Şahin Çokbilir - 3 ay Önce

Kalemine sağlık edo.

Cafer
Cafer - 3 ay Önce

Alimmm.. çok güzel anlatmışsın, Tebrikler

banner324

banner323

banner320

banner321