LİANE BERKOWİTZ

Mayıs ayı sonunda görevi alan ADD Berlin yönetimi, geçmiş yıllarda olduğu gibi adına yakışan kaliteli etkinliklere devam ediyor.

Bahsetmek istediğim etkinlik hakkında Başkan Neşe Gül-Breyer ve yönetimi, üyelerine aşağıdaki mektubu iletti. Böylece katılamayanları da bilgilendirmiş oldu.

Değerli Üyelerimiz, Değerli Arkadaşlar,

21.07.2019 Pazar günü, Nazi rejimine karşı duvarlara notlar asan ve yakalanarak 20 yaşında katledilen Liane Berkowitz'i, Viktoria-Luise-Platz 1‘de, oturmuş olduğu evinin, plakatı önünde toplanarak andık.

Bu etkinliğe sadece üyelerimiz değil, orada oturan Almanlar da büyük ilgiyle katıldılar. Türkçe ve Almanca olan bilgilendirmeleri, üye arkadaşlarımız Monika Sobottke ve Metin Sarıkaya büyük bir ilgi ile sundular. Liane'nin öldürülmeden önce annesine yazdığı mektuplar okunurken hüzünlenmemek elde değildi.

Bu arada Metin Sarıkaya Arkadaşımıza Liane' nin mektuplarını Türkçeye çevirdiği ve sunum dosyamızı zenginleştirdiği için ayrıca teşekkür ederim. Bilgilendirmelerden sonra katılımcılarla uyum içinde soru cevap halinde konuya eklemelerin yapılması çok yararlı oldu. Özellikle katılımda bulunan İlter Gözkaya-Holzhey öğretmenimizin değerli yorumları zenginlik kattı. Katılımda bulunan Alman Arkadaşlar ADD`yi böyle bir çalışmadan dolayı kutladı, teşekkür ettiler ve bir dahaki Almanca-Türkçe etkinliklere severek katılmak istediklerini bildirdiler.

Tüm emeği geçen Arkadaşlara ve katılımcılara çok teşekkürler. Saygılar

Atatürkçü Düşünce Derneği Berlin-Brandenburg YK adına

Neşe Gül-Breyer –Başkan

Yeni Dernek yönetimi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Yurtta Barış Dünyada Barış, ilkesiyle yola devam ediyor.

Berlin’in sokakları, evleri buram buram tarih kokuyor. Toplama kamplarında öldürülen Yahudilerin adları yazılı bakır levhalar ayağa takılıyor.

DUR YOLCU, geçtiğin bastığın her adımda çok gözyaşı döküldü, burada 75 yıl önce yaşayan, bu evde oturan Nazi rejiminden çok acı çekti, diyen çığlık, haykırışları duymak, duvarlarda asılı levhaları görmek gerekir. Ki unutulmasın ve tarih bir daha tekrar etmesin.

Liane, direnç gösterenlerden sadece biridir. Diğerlerini de öğrenmek okuru genellemeden kurtarır. Bütün Almanlar Nazi-Hitler rejimini desteklemedi. Karşı koyanların asıldığı, kurşuna dizildiği, hapislerde çürüdüğü bir tarih yaşandı.

20 Temmuz 1944 yılında Hitler’i öldürme teşebbüsünde bulunan Stauffenberg ile birlikte 200 subay kurşuna dizildi.

Savaştan sonra Almanya küresel alanda yalnızlaşmıştı, yurtdışında Nazi diye dışlanıyordu. Türkiye’nin desteği, vesayeti olmasaydı, 1949 yılında NATO’ya üye olamayacaktı.

Sürekli açılan bir sergiye karşı protesto etmek için Nazi cenneti-Savaş-Açlık-Yalan-Gestapo-Daha ne kadar, sözleri yazılı notu duvara asarken 26 Eylül 1942’de tutuklandı Liane. Cezaevindeyken hamile idi, doğumdan sonra kızını annesine emanet etti. Bebek anne karnında beslenmediği için zayıf düşmüştü, hastahaneye götürüldü.

Nazi rejiminde öldürmeyelim de besleyelim mi, tezi ile öldürülen 60.000 hastanın arasında olduğu tahmin ediliyor.

Annenin annesine bebeği için yazdığı mektuplardan örnekleri Monika Sobottke Almanca, Metin Sarıkaya Türkçe okudu.

Duygu yüklü mektuplar umut ölmez, diyordu.

Liane yirmi yaşında, 5 Ağustos 1943’de Berlin-Plötzensee’de öldürüldü.

ADD-Berlin dernek başkanı üyelere bildiri, davetiye ve mektupları iki dilde yazmakla derneğin kapısını, Türkçe bilmeyen Almanlara, Almancası Türkçe dilinden daha iyi olan Türk çocuk ve gençlere açmış oluyor. Türkçe yazarak dilimizi korumak, okulda Türkçe dersi görmeyenlere gel aramıza katıl, Türkçe öğren, demiş oluyor.

Üyelerin çoğu her iki dili iyi bildiği için, çeviri değil de ilave veya karşılaştırma yapılmalı. Metin Bey’in yaptığı gibi. Monika Hanım’ın okuduğu mektupları tercüme etmedi, başka mektupları okudu. Kısacası iki dilde yaşam reel hayattır. Bunu kabul etmeyen Türk dernekleri eriyip gidecektir.

Viktoria-Luise-Platz 1 numarada oturan komşular dikkatle konuşmaları dinledi. Yıllarca o sokakta oturup bu evin önünden geçtiler, ama duvardaki levhayı görmediler. Her baktığımız şeyi görmüyoruz, dediler.

Tarih şimdiki zamana ve geleceğe öğretmen olursa, okumanın bir anlamı olur.

Bugün küresel yerküremizde popülist, sağcı partiler yükseliyor. Demokrasiyi korumak için direnenler çoğalmalı, ülkelerin sınırlarını aşmalıdır.

Sivil direnme demokratik haktır, şiddet uygulamaya engel olur. Küreselleşme yalnız ticaret amaçlı olunca iklim değişikliğine sebep oldu. Doğa varlığını tüketenlerin çoğunu, endüstri ülkeleri teşkil ediyor.

Mustafa Kemal Atatürk de İstanbul sarayına karşı koyarak, işgalci ülkelere direnç gösterek kurtuluş savaşını yaptı, Türkiye Cumhuriyeti’ni ona inanan arkadaşlarıyla kurdu.

Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni 300 kadar, Türkiye’ye sığınmış Yahudi ve sosyal demokrat Alman bilim insanlarıyla birlikte kurduğunu etkinliğe katılanlar ilk defa duydu. Aileleriyle birlikte 1000 kişiydi. Yurtdışına sığınmış aydınlarla 1945’den sonra Almanya’yı yeniden inşa ettiler. Ernst Reuter 1948’de Berlin Belediye Başkanı seçilmişti.

Bu bilgiyi katılımcılardan biri tamamladı. Adını not edememiştim maalesef.

Neşe Gül-Breyer’in çok iyi bir başkan olacağının müjdesi beni mutlu etti. İlk nesil olarak geleceğe umut verdi. İyi bir iş bölümü ile kısa, öz, fakat böyle etkin bir anma töreni ilk defa yaşadım. Çoğu kez konuşmacılara sorusu olan var mı, denir. Çok yanlış, halbuki konuşmalar kısa olursa, katılımcılar da birikimlerini aktarma fırsatı bulurlar. Zira böyle toplantılara katılanlar birikimli, yaşam deneyimi olan, bilge üyeler, kişilerdir. Başkan tamamlamak isteyenlere söz hakkı verdi.

Başkana ve yönetimine gazetemiz adına başarılar diliyorum. Diğer derneklere tüm Avrupa’da örnek olacak etkinlikler yaşayacağımıza insancım ve umudum sonsuzdur.

Ruhun şad olsun, Liane Berkowitz!

Adın unutulmadı, 75 yıl sonra seni andık.

Hoşça kalın!

İlter Gözkaya-Holzhey

YORUM EKLE

banner322

banner324

banner323

banner320

banner321