banner269
KİM BUNLAR?

1968 yılında yurtsever gençler, dünya jandarmalığına soyunan emperyalizmin lideri ABD'nin askerlerinin cinsel açlığını gidermek için, 6. filoyla geldiği İstanbul'da, Dolmabahçe'de denize dökmüşlerdi.

ABD'yi Kemalizm'e karşı oldukları için umut sayan dinci grubun liderlerinden İsmail Kahraman solculara inat 6. Filoyu Kıble yapıp namaz kılmasından elli yıl sonra, Atatürk düşmanlığını Atatürk'ün kurduğu ve başkanlığını yaptığı TBMM çatısı altında Atatürk ve onun eseri Laik Türkiye Cumhuriyeti’ne hakaretlerine devam ederek bir ihanet simgesi olarak tarihin utanç sayfalarında yer almıştır.

Kanlı Şubat olarak tarihe geçen gençlerin katliamın tertipçisi olarak bilinen Kahraman Şeriat özlemciliğinden sonra Atatürk ve Laik Cumhuriyet düşmanlığına devam ederek;
''Abdülhamit ile Erdoğan dönemi arasında kalan dönem bir duraklama dönemi'' dedi.

Bir kadın milletvekili ise Atatürk sayesinde bir cariye değil de milletvekili olmasını sindiremediği için olacak; 1919 ile 2002 arasını REKLAM ARASI olarak nitelemişti.

Bu yapıda olan politikacılar daha çok yoksul ve eğitimsiz toplumlarda dış sermaye ve güçler tarafından desteklenir, gerek duyulduğunda kadroları bile kapitalist ülkelerce belirlenir.

Bunlar, Türkiye'nin bağımsızlığına karşı emperyalizmin kurduğu ''İngiliz Talii Cemiyeti'' artıklarıdır.
Bunların ulusal bilinçleri gibi tarihİ bilgilerden de yoksundurlar.

Methettikleri Abdülhamit'in Osmanlı'da ilk RAKI- BİRA ve ŞAMPANYA fabrikasını kurduğunu İlk kez GENELEVİ kurduğunu ve Abdülhamit'in çok iyi bir RUM (Rom) içki tiryakisi olduğunu, Padişahlık döneminde Kıbrıs, Romanya, Mısır, Tunus, Sırbistan, Karabağ gibi 1,5 Milyon metre kare toprak kaybettiğini bilmiyorlar mı?
Onlar, sadece Abdülhamit'in baskı rejimini örnek alarak korkak, cahil bir toplum yaratmak istiyorlar.

Siyaset, ekmeğin paylaşımı uğraşısıdır.

Emek-sermaye ekseninde kişi, emekten yana, alın terinden yana yer alıyorsa hangi inançtan, hangi kökenden, hangi ülkenin insanı olursa olsun siyaset sözlüğünde SOLCU olarak nitelenir.

Sermayeden yana, zenginden yana olanlara da siyaset sözcüğünde SAĞCI olarak nitelenir.

Orta yolcu görünüp, aslında sermayenin beslemeliğini yapan bu ayıbını saklamak için ''Gelene ağam, gidene paşam'' ilkesizliği ile sömürüye ''Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.'' Diyenlere de LİBERAL, (bize ait  namı diğer patenti) LİBOŞ denir.
Irkçılık üzerine siyaset yapanlara FAŞİST
Din üzerine siyaset yapanlara DİN İSTİSMARCISI denir.
Gerek sağcılık gerek liberallik gerek faşizm gerekse de dinci siyasetçiler uluslararası kapitalizmle iş birliği yaparlar.

Öyle devlet gücüyle meydanlarda, teslim olmuş yandaş medya ile millilik, yerlilik nutukları atmakla ne yerli olunur ne de milli olunur.

AKP ve MHP varlıklarını kendileri yarattıkları FETÖ gibi, kış uykusundan uyandırıp hortlattıkları PKK-PYD gibi terör örgütleri sayesinde varlıklarını sürdürmektedirler.

Devlet Bahçeli vatanın bekası yerine üstlendiği misyonun bekası için Atatürk ve Türkiye düşmanları ile aynı saflarda olmasını artık kendi tabanları bile anlamış durumdadır.
İsmail Kahraman olsun, Erdoğan olsun, Bahçeli olsun; normal bir ortamda, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla geçerli olduğu ortamlarda en fazla iki dönem iktidarda kalabilirler.

Birlikte yarattıkları korku ortamını ikballeri için korumak zorunda olduğunu biliyorlar.
O nedenle; OHAL'in gölgesinde köpeksiz köyde değneksiz dolaşabiliyorlar.
Biz, kurtuluşu kanları pahasına bağımsız, özgür uygar bir cumhuriyet bırakan Atatürk’e, silah arkadaşlarına, askerlerine, halkına ihanet edenlerden ve hakaret edenlerden elbette bir gün, ama mutlaka adil yargı önünde hesap soracağız.

Her doğan çocuğa kulaklarına ismini söyler gibi ozanın öğüdünü söyleyeceğiz;

''Bunlar; 
Engerekler ve çıyanlardır
Bunlar;
Aşımıza ekmeğimize göz koyanlardır
Tanı bunları
Tanıda büyü!...''
 
YILDIZ AKALIN

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir