banner216
KEMALİZM – DÜŞÜNCE – DÜŞÜNCE AÇIKLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Nuray Mert'in Cumhuriyet'te yazması, doğru bir kararla, sonlandırılınca bizim “yetmez ama; evet” çiler bir kez daha demokrasi havariliğine ve özgürlük meddahlığına soyundular. Gene; bir kez daha, bizi yanıltmadı ve başı Cemallerin Hasan çekti.

Neymiş? Cumhuriyet'te karşı düşncelerin açıklanmasına hoşgörü, siz ona tahammül de diyebilirsiniz, yokmuş.

Neye hoşgörü gösterecekmişiz?

Mertgillerin evrim teorisine karşı, yaradılışın dinlerdeki açıklamasının doğrluğunu savunmalarına...

Laik bir cumhuriyet olan ülkemizde cami imamlarına nikâh kıyma yetkisi verilmesinin doğruluğunu, bu ülkenin yurttaşlarının tümü sünnî müslümanmış, ne yahudisi ne hıristiyanı ne yezidîsi varmış, alevî müslümanı hiç yokmuş gibi, savunmalarına...

“Sen ne yapıyorsun?” diye soranları, sanki kemalist olmak bir suçmuş, bir ayıpmış gibi, statükocu kemalistler olarak suçlamalarına...

Neden hoşgörelim acaba?

Kemalizm karşıtı Mertgiller; bakın ben size neden kemalist olduğumuzu bir kez daha, Bilâl Oğlan'a anlatır gibi anlatayım:

Ulusçuluğu (milliyetçiliği); sınırlarötesi bir amaç olarak gözetmeyen, ırkçılığı kesinlikle yadsıyan çoğulcu  bir düşünce olarak benimsediğimiz, aynı topraklar üstünde, benzer koşulları paylaşan insanlarımızın dışarıya karşı korunma ve dayanışma gereksinimlerini karşılayan bir düşünce olarak  anladığımız için Kemalistiz.

Egemenlik ulusunsa; ülkenin kimler tarafından, hangi kurum ve kurallarla yönetileceğinin de ulus tarafından belirlenmesine, devletin ülkemiz halkının devleti olduğuna inandığımız için  Kemalistiz.

Ayrıcalıkları olmayan toplum kesitlerinin tümünü halkımız olarak tanıdığımız için Kemalistiz.

Koşullara koşut olarak; salt kurumların değil, düşüncelerin de değişmesinin gerekliliğini bildiğimiz, dünya görüşümüz sürekli devrimcilik olduğu için Kemalistiz.

Evrime inanmayandan, bırakın sürekli devrimciliği, devrimci olur mu sizce?

Ekonomide devletin görevinin doğrudan yatırımcılık olduğu kadar, özel girişimleri de desteklemek, düzenlemek ve denetlemek olduğuna inandığımız için Kemalistiz.

Bir çağdaşlaşma ve aydınlanma ideolojisi olan Kemalizm açısından laikliğin demokrasi anlamındaki cumhuriyetçiliğin, ulusçuluğun, devrimciliğin ve halkçılığın olmazsa olmaz koşulu olduğuna inandığımız için Kemalistiz.

Laiklik ilkesinin altına dinamit koymak anlamına gelen imamlara nikâh kıyma yetkisinin doğruluğunu savunan birinin Cumhuriyet'te ne kaybettiğini biriniz açıklayabilir misiniz bana?

Osmanlı İmparatorluğu içinde dili ve tarihi unutturulmuş, kendine güvenini yitirmiş bir halktan çağdaş, başı dik, kendisiyle gurur duyan bir ulus yaratan o büyük kurtarıcı ve kurucuya bilinçli bir biçimde bağlandığımız için Kemalistiz.

Şimdi; bana bir deyin hele bakalım, siz bu saydığım gerekçelerin hangisine karşısınız?

İzinde değiliz. Yolundayız.

O yolda yönümüz  çağdaşlığa ve aydınlığa doğrudur.

Ne hurafelere inanırız ne tekkelere ne cemaatlere...

Bizden yaradılış konusunda dinlerin açıklamalarına ya da dogmalarına inanmamızı mı bekliyorsunuz?
Teşekkürler! Biz almayalım...

Yaşamın en gerçek yol göstericisinin bilim olduğunu O öğretti bize. Hoca Efendilerden medet ummayız biz.

Onun yolu bizi tam bağımsızlığa götürecek olan yoldur. Hiçbir alanda bağımlılığı kabul etmeyiz. Çünkü; herhangibir alanda bağımlı olmanın tam bağımsız olmamak olduğunu o öğretti bize.

Yurt savunması söz konusu değilse eğer; savaşın cinayet olduğuna inanırız.

İlkemiz “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ”tır.

Ulususal sınırlarımızın dışında asla gözümüz yoktur. Ulusal sınırlarımız içinde kalan topraklar bizimdir ve bütündür. Bir karışını, kimseye, ne nedenle olursa olsun vermeyiz, verdirmeyiz.

Bunu geçmişte deneyenlere verdiğimiz vatan ve ulus sevgisi dersini bugün denemeye kalkanlara da vereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın!

Özgürlüklere sınır koymamaya evet!

Vatanın bölünmez bütünlüğüne dönük her türlü düşünce ve eyleme hayır!

Yurttaşlarımız arasında din, mezhep, dil, etnik köken, renk ayırımı yapmayız.

Bu vatan hepimize yeter.

Demokrasinin yasama, yürütme ve yargı güçlerine güveniriz. Onlar arasındaki dengeyi bozacak girişim ve uygulamlardan uzak durmak demokrasinin en önde gelen, tartışılmaz kuralıdır. Dengeyi bozacak her girişim ve eylem, geçmişte olduğu gibi gelecekte de  karşısında bizi bulacaktır.

O; bize gereksinim duyacağımız gücün nerede olduğunu da söylemedi mi?

İşimizi ne birleşik bir takım devletlere ne de kimi birliklere bırakırız biz.

Birinci görevimizin bağımsızlığımızı ve cumhuriyetimizi sonsuza değin savunmak ve korumak olduğunun bilincindeyiz.

Mertgiller hurafelere olan inançlarını bir başka yerde açıklasınlar.

Hurafelere inanma özgürlüklerini bir başka yerde tepe tepe kullansınlar.

Bu ülkede nikâh kıyma yetkisi verilecek kurum olarak yalnız camileri ve sünnî imamları yetkili görmeyi bir başka yerde savunsunlar.

Ülkenin alevî müslümanlarını, hıristiyanlarını, yahudilerini, yezidîlerini, onların ibadet yerlerini ve din görevlilerini yok saymayı bir başka gazetenin sayfasına taşısınlar.

Benim 52 yıldır okuduğum gazetede Mertgillere yer yoktur.

Olamaz.

Hasan Arslan

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir