banner269
KEMAL KILIÇDAROĞLU 

Adaletin tartışıldığı ülke Türkiye. Hem de öyle, böyle değil. Öyle bir yürüyüş eyledi ki, bütün dünyanın gündeminde Kılıçdaroğlu ve Türkiye. 

“CHP niye sokaklara çıkmıyor. Niye hak, hukuk aramıyor” diye hep eleştirildi. Elbette başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu. 

Milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılmasında haklı olarak Kılıçdaroğlu, eleştiri oklarının tam da hedefindeydi. Referandum sonunda “Hayır” kapmayasının liderliğini üstlenen Kılıçdaroğlu, olup biten usulsüzlüklere rağmen başarı sağlanması eleştirilerden kurtaramamıştı kendisini. 

Lakin, bardağı taşıran son damlaya kadar.  Yani CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasından sonra Kılıçdaroğlu'nun değimiyle “bıçak kemiğe dayandı” ifadesinden sonra cumhuriyet tarihinde bir ilk oldu. 

Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'dan İstanbul'a adaletsizliğe dayanamamanın çığlığını haykırmak için yürüyeceğini açıkladı. 

Herkes şokta haliyle. Hiç kimse böyle bir eylem beklemiyordu. 

Hem akıl işi değil. 69 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu Ankara'dan İstanbul'a üstelik bu cehennem sıcağında yürüyecekti. Buna iktidar zaten inanmamıştı. Hesap, kitap peşinde olanlarda kıs, kıs gülüyorlardı. 
Deniz Baykal, Metin Fevzioğlu, Ümit Kocasakal, Perinçek gibi...

Sonra olanlar oldu. 
Hak, hukuk, adalet diyen Kemal Kılıçdaroğlu, mazlumların sesi oldu. Başladı yürümeye. Tek başına başlattığı yürüyüşü çığ gibi büyüdü. Binler, on binler derken, yüzbinler katıldı. Avrupa'dan destek aldı, mitingler yapıldı. 

Adaletsizliğe, haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayanlar 40 derecelik sıcağa aldırış etmediler. Kılıçdaroğlu'nun arkasından insan seli oluştu.  O hem Alevinin hem sünninin hem Türk’ün hem Kürt’ün, türbanlının, hacıların, şehit ailelerinin, akademisyenlerin, gazetecilerin, sanatçıların, eski AKP'lilerin, ülkücülerin, memurun, işçinin, köylünün, cumartesi annelerinin, Meral Akşener'lerin, Ahmet Türk'lerin, Abdüllatif Şener'lerin adalet sesi oldu. 

Dünyanın en büyük barışçıl, belki de en devrimci eylemi oldu. 

Mao’nun Uzun Yürüyüşü ve Gandi’nin Tuz Yürüyüşü ile kıyaslandı. 
Hükümet ve bazı çevreler tarafından tehdit edildi, alay edildi. O hiç kimseye aldırış etmedi. Yoluna gübre atıldı. Üstelik provokasyonlara karşı, saldırılara karşı alkış tutarak yürüyüş eyledi. 
Adaletin tartışıldığı Türkiye'de 69 yaşındaki Kılıçdaroğlu, sağlığını riske ederek yürüdü. Düşünsenize her gün 20 km. Ayakları kim bilir nasıl olmuştur. Sen, ben yürüyebilir miyiz? 
40 derece sıcağın altında terden gömleği su içinde ve elinde limonata ile objektiflere yakalanan Kılıçdaroğlu o fotoğrafı, kesinlikle mazlumun sesi olduğunu ispatladı. Bütün Türkiye'ye, dünyaya adaletsizliği haykırdı.
Herkesin ve kesimin taktirini kazanan belki de duvara karşı yürüyen Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki Adalet şöleni ile yeni başlangıca imza atacaktır. 
Artık kimse bu çığlığa aldırış edememe lüksünü gösteremez. 
Hiç kimse bu adaletsizliklere göz yumamaz. 
Hiçbir hükümet bu hukuksuzluklara, bu saatten sonra seyirci kalamaz. 
Bu barışçıl ve devrimci eylem ile sessizlerin çığlığı, mazlumların sesi Kemal Kılıçdaroğlu’dur...

Metin ES 



Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner199

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir