KAYNAK SANATEVİ

Berlin’de Kış mevsimine göre yeni yılın Ocak ayında hava ılımlı geçti. Dernek ve kuruluşların yaptığı etkinlikler çok çeşitliydi. Türk basını verdikleri haberle katılanlara ben de oradaydım deme fırsatı verdi. Katılamayanlar da haberdar oluyorlar.
 
Türkçe basın ve sosyal medyada duyuru sayesinde geçmiş yıllara göre katılımın oldukça fazla olması dikkat çekiyor.
Organizelerde çok gelişme var, aydınlık iyi salonlarda icra ediliyor. Mikrofon sorunu hemen hemen yok gibi. Dernek başkanları çok iyi işbölümü yapıyor, ikinci nesle görevler vererek, derneklerin gelecek nesillere devredilmesi umudu sağlanıyor.
 
Sosyal medyada herkesi ilgilendiren Almanca haberler de yer alıyor. Fakat Almanca/Türkçe iki dilde bir internet gazetesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Almancası Türkçesinden daha iyi olan üçüncü ve daha sonraki gelecek nesillere katılma olanağı sunmak gerekir. Aksi takdirde onlara Türkçe öğretme olanağı kalmıyor. Türkçe dersi veren okul sayısı parmakla sayılacak kadar az. Çocuk ve torunlarımızı dışlama lüksümüz yok.

Tüm Türk dernek ve diğer kuruluşlardan bana gelen etkinlik davetiyelerinde konser, tiyatro, panel, konferans, okuma günleri konuları çoğunlukla Türkiye’ye yönelik. Yaşadığımız ülkede şansımızı kaybetmek doğru değildir.
 
Almanya’da üç eyalette ve Avrupa Parlamentosu seçimleri var. Gençlerin geleceği Avrupa’da sağlam olursa ileride Türkiye’ye de çok yardımı olacaktır.
 
Berlin ADD’de rahmetli Ali Uras başkanlığı zamanında basın medya çalışma kolu vardı. Bu kol Alman basınına ayrımcılığa karşı veya bilgilendirme amacıyla bıkmadan mektup yazıyor, cevap da alıyordu. Eşim yazılanlara Anadilinde son düzeltme yapıyordu.
 
Sabah kalkar kalkmaz ne var ne yok, hemen www.ha-ber.com bakıyorum, diyenlere çok rastlıyorum. Gazetemiz Türkçe okunan her yere ulaşıyor, tüm Avrupa’dan haber veriyor. Bu nedenle tavsiyem çok sayıda okuyucuya ulaşıyor.
 
Bütün Türk Sivil Kuruluşlara bir Basın ve Medya Çalışma Kolu kurmalarını öneriyorum.
 
Almanlarla yapılan başlığıma aldığım bir etkinlikten bahsetmek istiyorum. Almanca dilinde etkinlik çok nadir olduğundan dolayı önemsiyorum.

Dr. Ertekin Özcan, Geteiltes Leben biyografi niteliğinde kitabıyla ilgili okuma günü Berlin-Charlottenburg Kunstraum Kaynak galerisinde yapıldı.
  
Galeri sahibi Eva Kaynak, şairin biyografisini kısaca izah ederek okumaya başlattı. Yazar tarih sırasına göre seçtiği şiirlerini okudu.
 
Konuk işçi, kalmaya karar verme, ikiye bölünmüş hayat ve nihayet iki kültürü birleştirme, özümleme zamanı. Varılan sonuçta, iki sandalye arasına sıkışmadan, köprüde oturulamayacağına göre her iki ülkede evinde hissetmek önemli.
Bir Alman politikacının aynı zamanda İngiliz vatandaşı olması pozitif algılanırken, Türklere bu duyguyu vermemek haksızlıktır.
 
'Haklı iken bir insana haksızlık yapılıyorsa, direnmek vatandaşın hakkı ve sorumluluğudur. '      
Bertolt Brecht

 
 
Rengarenk çizilmiş, renklendirilmiş şahane resimlerin bulunduğu salonda okumaya katılanlara çok güzel bir ortam sunuldu.
 
Şiir okuma sonunda haliyle Türklerin, Türk asıllı Almanların neden yaşamlarının yönünün yalnız Türkiye’ye dönük olduğu, Almanları ilk etapta ilgilendirdiği soru ve açıklamalardan belli oldu.
 
Tartışma ve sohbette Ertekin Özcan’ın tek başına cevap verme zorunda kalmaması çok olumluydu. Diğer konukların tamamlayıcı söylemleri çok faydalıydı.
 
Yaşadığımız çoğunluk Alman toplumuna girebilmiş olanlara katılarak destek verilmesi gerekiyor. Bu nedenle bu kitabı yalnız kitaplığınız için değil, Alman arkadaş, dost ve parti sorumlulara hediye etmek için mutlaka alınız, diyorum. Ben Berlin-Spandau Sosyal Demokrat Parti (SPD) ilçe başkanına okuma günü yapmasını tavsiye ettim. En kısa zamanda kitabı da hediye edeceğim.
 
Katılarak, tartışarak çoğunluk topluma ancak Türk toplumunun varlığını, ihtiyaçlarını, sorunlarını anlatabiliriz.
 
Türk toplumunun içine kapanması, kırılması için çok dramatik olaylar oldu. İnsanımız yakılarak ve silahla öldürüldü, yaralandı. Öğrencilerin hak ettiği notu alamadığı, gençlerin iş bulmada, ailelerin kiralık ev bulmalarında zorluk ve sorunlar var. Buna rağmen başaran çoğunluk toplumuna giren, iyi işlerde çalışan, politikaya atılan ikinci nesil var.
Üçüncü nesil artık büyükanne babalarının anılarını Almanca yazmaya başladılar. Her alanda başarısından söz ettirenler gelecek nesillere örnek olan işverenlerimiz var.
 
Bunlara galeri sahibi Eva Kaynak’ı da ilave etmek beni çok sevindirdi, kendisine başarılar diliyorum.
 
Sanatla kalın! 
 
İlter Gözkaya-Holzhey        
 
 Tavsiye ettiğim kitap, Almanca:
Ertekin Özcan, Geteiltes Leben, Autobiografische Texte und Gedichte, trafo Verlagsgruppe, 2016
ISBN 978-3-86465-070-3
 
Bu kitap tanıtımıyla ilgili makalem:
www.ha.ber.com, Bölümüş Hayat, 21.07.2017
 
Duyuru:
14 Şubat 2019, saat 18:00, Kunstraum’da grup sergisi açılıyor.
Daha etraflı bilgi için: www.kunstraum-kaynak.de

 
YORUM EKLE

banner322

banner324

banner323

banner320

banner321