banner216
İSLÂM ADINA

Bundan yirmisekiz yıl önce duvarlar yıkılıp, demir perde kalkınca, siyasi yönden ayrılan iki kutup sona erdi, Alem’e barış geldi sanılmıştı.

Fakat silah tüccarlarına yerkürede yeni bir düşman gerekti, uykuya dalmış olan İslâm dini düşman olarak hortlatıldı.

Zamanın Birleşik Amerika başkanının teröre karşı balkon konuşmasında haçlı seferleri başladı sözü 2001 yılında tarihe geçti. Her ne kadar sonradan dil sürçmesi dense de çıkış noktası unutturulmamalıdır.

Birdenbire Dünya bu büyük dinin varlığından haberdar oldu. Dalgalar fırtına şeklinde Orta Asya ülkelerini bastırdı. Savaşa sebep olan, kışkırtan Batı böyle devam etmez, demeyi sığınmacılar kapıya, sınıra dayanınca kavradılar. Avrupa ABD’nin uydusu gibi davranmadan geri adım atıyor. Irak savaşında tek başına Almanya’nın dik duruşu Suriye savaşında daha belirgin bir yola doğru gidiyor. 

Basın ve medyada Almanya’da günde en az on kere İslâm kelimesini duyuyoruz. Bu, birçok din bilim insanlarını harekete geçirdi. Karşıt veya dostça yaklaşan yazarlar harıl harıl kitap yazıyor, makaleler yayınlanıyor.

Yalnız İslâm dini değil, Hristiyanlarda da dine ilgi arttığını en önce Papa fark etti. Lâik Cumhuriyetle idare edilen Türkiye kökenliler, tam lâik uygulama yapan Fransa vatandaşları hâlâ şaşkınlığını, şoku üstünden atamadı.

Eşi Müslüman olan Dr. Michael Blume 51 yaşında, İslâm Krizde 
(İslam in der Krise) kitabında bilgi, aydınlanma amacını güderek dostça reform için, dalgaların durulması nasıl sağlanır, sorusuna cevap ve çareler aramış.

Allah’ın adıyla savaşta teröristlerin kullandığı dil ve uyguladıkları zulmü dine uyarlamak, öğrenilen barış dinine aykırıdır. İslâm’ı terörle sürekli bağdaştıran Batı medya dili neden teröristlerin dilini kullanıyor, diye kendi kendime sık sık soruyorum. Yeryüzünde din adına geçen savaşlarda Hristiyan kelimesi olarak ön takı böyle ilgi görmemişti, örneğin İrlanda’da.

Blume kitabında Müslüman olarak verilen sayıların doğruluğundan şüphe duyulmalı, diyor. Türkiye gibi bazı ülkelerde doğumla çocuğun dine aidiyeti başlatılıyor. Yahudilerde anneye göre aidiyet veriliyor. 

Hıristiyanlarda çocuk on dört yaşına girene kadar mezhebine aile yön veriyor.  Sonra genç kendi kabul veya reddedebiliyor, seçebiliyor.
                          
Suriye savaşında İslâm adına yapılan zulme isyan edenler sessizce içine çekiliyor. Birçok Müslüman ülkelerde ateistlerin çoğaldığı kanısı var, Türkiye, Tunus, İran gibi.

Kriz İslâm’da ise eleştiri yapan kendisini daha iyi Müslüman sananlar tarafından saldırıya uğruyor, hatta ölüm tehdidi ile karşılaşıyor.

Konu ne olursa olsun eleştiri yapılmazsa düzeltme, hataları tekrarlamama, kısacası reform yapılamaz. Dr. Martin Luther’in (1483-1546) yaptığı reformdan sonra Hristiyan dünyasında mezhep savaşları sona erdi. Bilim ve teknolojide ilerleme yol aldı.

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk (1951-2016) Dünya’da saygıya değer 100 bilim insanı listesine girmeyi başardı. Birçok İslâm ülkesinde kitapları okunuyor. İslâm’ın Martin Luther’i olarak anılıyor. Adı tekrar tekrar geçmeli, unutturulmamalıdır. 
Yazar diğer İslâm ülkelerinde reform önerisi yapan sosyolog ve psikolog ve bilim insanlarına geniş yer vermiş. Öldürülenler olduğu gibi, linç kampanyasına kurban edilenler gün geçtikçe artıyor.

İslâm ülkelerinin geri kalması, yapılan icadlarda yer alamamasında Batı’nın petrol sömürüsünde ve koloni sömürge etkisi etraflıca anlatılmış.

Din ve siyaset bilim adamı olan Michael Blume Baden-Würtenberg eyaletinde devlet bakanlığında çalışıyor. Hıristiyan olmayan diğer dinlerde ve azınlık konularında araştırma yapıyor ve araştırma neticelerini yazıya döküyor.

Müslümanların kendi hatalarını görmeleri, ne yapılması gerektiğine kafa yorup, ayağa kalkmaları umudunu taşıyor.
En büyük hata olarak 1485 yılında II. Bayezid zamanında Johann Gutenberg (1400-1468) matbaa makinesini İstanbul’a getirince alınmaması tarihe geçmiştir. Osmanlı İmparatorluğu zamanında çok az sayıda okuma yazma bilen bilim adamaları Avrupa Hristiyan kökenlilerdi.

Kısa süreli matbaa izni (1729-1797) tekrar yasaklanmasıyla bilgiye ulaşma elite sınıfında kalmıştır. Böylece İslâm altın medeniyet devrine devam etme şansı kaybedildi.
600 yıl yaşayan Osmanlı İmparatorluğunun Avrupa ülkelerinde tarih derslerinde okutulmamasını anlamak çok zor.

Bu bahsettiğim kitap yalnız adında İslâm geçen dernek ve kuruluşlarda değil, herkes hatta Müslüman olmayanlar da okuyup, anladıktan sonra üstüne düşeni yapmalıdır. 

İslâm’ı yobazlardan koruyun, yoksa Dünya’yı İslâm’dan korumak zorunda kalırsınız.         
Mevlâna Rumı (1207-1273)


İslâm kültüründen gelen dini birey ile Tanrı arasında anlayan sessiz çoğunluk dini kötü dil ve ellerden kurtarmaya çalışmalı. Ben lâik devlet idaresine inanıyorum, beni ilgilendirmez, deme zamanı gelip geçmiştir. Herkes barış için sorumluluk yüklenmelidir.
                          
Dinin insanları bir cemiyet etrafında toplama gücü vardır. Davranışa yön verir. Hayatı değiştirme gücü kötü emellerde kullanılıp kirletilebilir. Din ateş gibidir, insanı ısıtır ama aynı zamanda yakar da. Ve biz aydınlar ateşi söndüren bekçileri olmak zorundayız.               
Jonathan Sacks


İslâm ülkelerinde azınlık olan diğer dinlere, Hıristiyan ülkelerinde azınlık olan Müslümanlara aynı haklar verilmelidir.

Avrupa’da İslâm kültüründen gelen öğrencilere de din dersi seçme imkânı verilmelidir. Üçüncü, dördüncü nesil yaşadığı ülkelerin dilinde din dersini okulda öğrenmelidir. Öğretim üyeleri, imamlarda öğrencilerin yaşadığı dil ve ülkelerde yetiştirilmelidir.

Türk, Arap adı olanlar Almanya’da ev ve iş bulmada zorluk çekiyor, okullarda hak ettikleri başarı notları verilmiyor. 

Bu tespitlerin istatikte kalması hiçbir işe yaramıyor. Günlük hayatta gençler kabul görmeli, katılımda eşitlik sağlanmalı. Böylece çocuk ve torunlarımızın terör organize gruplarına katılmasının önüne geçilebilir, polisiye olaylara karışmaları engellenebilir. Daha fazla kız öğrencilerin yüksek tahsil yapması umut ışığını gösteriyor.

İnançla kalın!

İlter Gözkaya-Holzhey                

Not:
Okuduktan sonra tartışılması şart olan kitap:
Michael Blume, Islam in der Krise, Eine Weltreligion zwischen Radikalisierung und stillem Rückzug.
Patmos Verlag, 2017 
ISBN  978-3-8436-0956-2 




Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir