banner269
HDF 40. YILINI KUTLUYOR

Türkiye’den Avrupa’ya 60’lardan itibaren başlayan işgücü göçü sürecinde federasyon olarak kurulup da günümüzde 40. Kuruluş Yılını kutlayan örgütler sınırlıdır. İşte bu çok az sayıda olan federasyonlardan biri de HDF’dir.

HDF, şimdiki adıyla Sosyal Demokrat Halk Dernekleri Federasyonu, kuruluş yıllarındaki adıyla Türkiye Halkçı Devrimci Federasyonu-Avrupa’yı kuran sosyal demokrat eğilimli örgütler 1973’den itibaren Berlin’den başlayarak diğer büyük kentlerde de oluşmaya başladılar. 27-29 Mayıs 1976 tarihleri arasında Berlin’de yapılan 3 günlük seminerde Almanya’daki sosyal demokrat/demokratik sol dernekler ilk kez bir araya geldi. Avrupa düzeyinde bir Sosyal Demokrat /Demokratik Sol Federasyon kurulmasının gerekliliği ve nasıl gerçekleştirileceğini tartışıp kararlaştırdılar. 1977’nin Mart’ında HDF’nin kuruluş hazırlıklarını yürütmek için 9 kişiden oluşan bir Hazırlık Kurulu oluşturuldu.


Bu Hazırlık Kurulunda Berlin’den Hakkı Keskin, Ertekin Özcan, Salih Ünsal, Stuttgart’tan Yüksel Pazarkaya, Hilden’den (KRV) Dursun Atılgan, Münih’ten Necdet Güçavlı, Böblingen’den Kasım Yıldırım, Heilbronn’dan Mehmet Manilboğa, Kiel’den Ali Uzun görev aldılar. Berlin’den Hakkı Keskin’in Türkiye’ye dönmesi, Salih Ünsal’ın da özel nedenlerle Hazırlık Kurulu’ndan ayrılmaları nedeniyle onların yerine Berlin’den Merih Ünel ve Ali Asker Aslan HDF kuruluş çalışmalarına katıldılar.

Daha sonra yapılan yoğun hazırlık çalışmalarını 13-14 Mayıs 1977’de Hamburg, 24-25 Eylül 1977’de Hilden’de yapılan seminerleri izledi. 29 Ekim 1977’de 19 sosyal demokrat/demokratik sol örgüt temsilcileri Berlin’de yapılan Kuruluş Kurultayında bir araya gelerek 600 civarında delege ve konuğun katılımı ile HDF’yi kurdular.

HDF Genel Başkanlığına Ertekin Özcan, Genel Başkan yardımcılığına Dortmund’dan Fevzi Türkmen, Genel Sekreterliğe Argun Üner, Genel Saymanlığa Ali Asker Aslan, GYK üyeliklerine Şinasi Dikmen, Hadi Orman, Aysel Harmandalı, Hanefi Coşar, Dursun Kaya, Emel Sarter, Huriye Gür, Ümit Karameşe ve Nevzat Külcü seçildiler.

Kuruluş tüzüğünde HDF’nin amacı şöyle belirlenmişti: ”HDF, bir yandan Türkiye’deki dışa bağımlı tekelci kapitalist düzenin değiştirilerek yerine kimsenin kimseyi ezemeyeceği, sömüremeyeceği, insan kişiliğinin her türlü toplumsal engelden arınmış serbestçe gelişebileceği gerçek halk iktidarının oluşumuna katkıda bulunurken, diğer yandan da Avrupa’daki emekçilerimizin toplumsal sorunlarının çözümüne katkıda bulunmaktır.”
Bu amaçtan da açıkça görüldüğü gibi HDF, kuruluş yıllarında ağırlıklı çalışma alanı olarak Türkiye’ye yönelik çalışmaları öngörüyor ve bunun yanında da Avrupa’daki emekçilerin sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalara yer veriyordu. Bu yıllarda Türkiye’ye yönelik ağırlıklı çalışmaların yapılması doğaldı. Çünkü toplumumuzun çok büyük bir kesimi kendisini Almanya’da geçici olarak görüyor ve Türkiye’ye dönmeyi düşünüyordu. Bu da o tarihlerde uygulanan Almanya’nın Yabancılar Politikasına kısmen de olsa uyuyordu.
HDF’nin Kuruluşundan günümüze aradan 40 yıl geçti. Bir federasyonun bu kadar uzun yıllar yaşaması çok önemlidir. En zor konular bile HDF ve örgütlerinde uygar şekilde tartışılarak sonuca bağlanmaya çalışılmıştır. Bu kuruluşun zor koşullarda bugünlere gelmesinde gönüllü olarak özveri ile çalışan yüzlerce insanın emeği vardır. Göç sürecinde kalıcılığın giderek kesinleşmeye dönüştüğü 80’li yılların başında yeni bir göçmen ve uyum politikasının oluşturulmasında HDF’nin çok önemli katkıları oldu. Ancak bu politikaların uygulamaya sokulması için nasıl örgütsel yapılanma gerektiği ve Türkiye politikası konusunda HDF içerisinde farklı görüşler ve tartışıldı. Bu tartışmalar sonucunda HDF’den kopmalar oldu. Bunun en önemli nedeni HDF’li kadroların bir yandan Türkiye, diğer yandan göçmen politikası, eşit hak ve uygulamaları sağlayabilecek yeni örgütsel yapılanmaların oluşumu için yeterli esnekliği gösterememeleridir. Bu esneklik hem HDF içinde kalan ve hem de ayrılan kadrolarca gösterilerek Almanya’daki Türkiye kökenli sosyal demokratların dört alanda daha başarılı ve etkin çalışmalar yapmaları sağlanabilirdi. 

Bu alanlar:
• Göç, uyum ve katılım politikasında bugünkünden daha güçlü ve etkili bir HDF;
• Avrupa ve özellikle Almanya’daki toplumumuzun daha geniş kesimlerinin desteğini alan HDF;
• Türkiye kökenli sosyal demokratların SPD içerisinde mevcut durumdan daha etkili konumda olmaları;
• Türkiye’ye ve Türkiye’deki sosyal demokrat partilere yönelik daha etkileyici çalışmalar yapılması.

Tüm bunlara karşın HDF içerisinde uzun yıllar çalışan ve bu kadroların içinde az çok sosyalizasyonlarını geçiren arkadaşların gerek HDF içinde gerekse HDF dışında Almanya’daki Türkiye kökenli toplumun eşit hak ve uygulamalara ulaşması için kurulan TGD, FÖTED, ATÖF gibi… Federal Hükümet ve eyalet hükümetlerinin muhatap olarak kabul ettiği kuruluşlara önderlik yapan arkadaşları yetiştirdiği bir gerçektir. HDF’li kadrolar aynı zamanda Atatürkçü Düşünce Dernekleri’nin, Alevi–Bektaşi Derneklerinin kuruluşunda ve örgütlerinin gelişiminde önemli görevler üstlenerek katkılar sağlamıştır. Bu bakımdan HDF’li, kadrolar Almanya’da 90’lı yılların başından itibaren kurulan eyalet ve federal düzeydeki çağdaş örgütlerin ana temelini oluşturmuştur. dersek abartmış olmayız. Bu nedenle büyük bir özveri ile HDF’yi bugünlere getirenlere teşekkür borçluyuz.

Bu teşekkür bu kadroların aynı zamanda SPD içerisinde önce Berlin eyaleti düzeyinde daha sonra da Federal düzeyde Göçmenler Çalışma Kolunun (Arbeitsgemeinschaft für Migrantenfragen in der SPD) oluşumunu sağladıkları ve federal ve eyalet parlamentolarına millet vekilleri hatta Almanya’da ve Türkiye’de hükümetlere bakan soktukları için de geçerlidir.

Bu düşünce ve duygularla HDF’nin 40. Yılını kutluyor, emeği geçenlere candan teşekkür ediyorum.

Dr. Ertekin Özcan
HDF Kurucu Genel Başkanı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir