banner269
GOSLAR ‘IN İMPARATORU 

Bir makalede bu başlıkla biyografisi 2009 yılında yazılmıştı. 

Federal Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel 1959 yılında Goslar kentinde dünyaya geldi. Sosyal Demokrat Partisi’nde (SPD) çalışmaya lisede 1977’de öğrenciyken gençlik kollarında başladı, adım adım terleyerek yükseldi. Önce Belediye Meclis üye temsilciliği görevini üstlendi.

Goslar gelmiş geçmiş Alman imparatorların yaşamayı tercih ettiği bir şehir olarak tanınmıştır. Bugün de kur yapma, sağlık turizmde adına layık tanıtımına devam eden, yemyeşil, tertemiz havasıyla yerli ve yabancı turistleri davet ediyor.

Annesi babası ayrılmış bir aileden gelmesi, babasıyla iyi ilişkilerle büyüyememiş olması okulda başarısına engel olmuş. Gençlik çağında toparlanıp dolaylı yollardan liseyi bitirmiş, 1989 yılında pedagoji üniversite öğrenimini ikinci devlet sınavıyla başararak, doçent olarak yetişkinler öğretiminde görev almıştır. Dil öğreniminde deneyimi olanlar düzgün konuşmasını hemen fark eder. Yüksek Halkokulu’nda işsiz göçmen kökenli gençlere Almanca dersi vermiştir.

Parti Eyalet liderliğinden sonra 1999 yılında Niedersächsische Başbakanlığı görevini üstlendi, Federal Almanya Meclisi’nde 2005 yılında göreve başladı. Bilim ve çevre konularında aktif politika yürüttü. 2009 yılına kadar çevre bakanı olarak kendinden önce alınan çevre koruma kanun ve kuralları büyük bir beceriyle uyguladı.

2009-2017 yıllarında parti genel liderliğini Ocak 2017 tarihinde parti genel başkanı ve başbakan adaylığını Martin Schulz’e devretti. Parti içinde ve tüm ülkede kendi yerini gönüllü partide uzun yıllar Avrupa Birliği Başkanı olarak deneyim yapan bir yoldaşına devretmesi, siyasi etik anlamında toplumda çok saygı gördü. Görev yaptığı hükümette birlikte çalıştığı CDU’ya muhalif olması etik bir davranış olmayacaktı.
Sayılan bir politikacı aynı zamanda sevilir de. Yine onun gayretiyle yoldaşı, partisinden Frank-Walter Steinmeier’i Cumhurbaşkanı seçiminde destekledi. Ondan Dışişleri Bakanlığı’nı devraldı. Bu esnada yürüttüğü Ekonomi ve Enerji Başkanı görevini de Brigitte Zypries’e verdi.

Gerek aile gerek politika hayatında yaşadığı iyi kötü olaylardan daha olgun çıkarak dışişlerinde görevini şahane bir tutum içerisinde yürütüyor. Cesurca çıkışları zaman zaman rahatsızlık yaratsa da demokrasi ve sosyal ilişkileri küresel düşündüğünü açıkça gösteriyor.

Filistin’in de devlet kurma hakkını savunduğu ve hükümeti site yapı yayılmasını eleştirdiği için İsrail ziyaretinde zorlukla karşılaştı. Bir insanı, bilhassa bir siyasetçiyi tanıyorum demek ancak hikâyesini bilmekle mümkündür.

Bu kadar merdivenleri adım adım çıkan, terleyerek kazanan bir siyasetçinin hayatını bir makalede özetlemek çok zor, fakat merak uyandırılabilir ancak. Teknolojinin hızıyla kaynaklara ulaşıp okumak, bilgi edinmek mümkündür. Sigmar Gabriel hakkında yazılmış sayabildiğim 96 kitap ve makale var.

SPD’de geleneksel kolda görülür, genç milletvekilleriyle çalışmasında başarılı bir örnek gösterir. Eleştirinin olmadığı yerde demokrasinin olmayacağı bilinciyle politika yapar. Eleştiriden korkmaz, hataları olursa zamanında özür dilemesini, geri adım atmasını bilir.

Genel seçimlerden önce Türkiye karşıtlığın pirim getirdiği Avrupa Birliği ülkelerine Almanya’nın da katılması yalnız Türkleri değil, akraba Alman aileleri ve diğer Türk dostu Almanları da çok üzmüştür.

Türkiye-Almanya ilişkileri 2016 yılında bazı Almanların ve Türk kökenli Almanların tutuklanması oldukça kötüleşmesine sebep olmuştur.

Komşularım her yıl Türkiye’de tatilini yaptığı halde, bu yıl gidemeyenler üzüntülerini benimle paylaşıyorlar. 
Gabriel kriz esnasında parti içinde sık sık uyarır, Türkiye tek kişiden ibaret değildir, iki ülke arasında ilişkilerde politikalarda çıkar önemlidir. Elbette dostlukların temelini Almanya’da yaşayan üç buçuk milyon Türk ve Türk kökenli yeni Almanlar oluşturuyor. Fakat Gabriel akraba Almanları, Türkiye’ye dönüş yapan ve Almanya’da tahsilini yapmış Türkiye’de yaşayan yetişmiş insanları da göz önünde tutarak sözlerine dikkat eder.

Kendisi de Türklere akrabadır, ilk evliliğinden olan yetişkin kızının annesi Türk’tür. Bu nedenle Türk kültürünü, mantalitesini nasıl düşünüp, duygusal olduklarını iyi bilir. 
Nitekim Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nu doğduğu şehre ve hatta evine davet etmesi, ziyaret esnasında samimi ortam bunu gösterdi. Sıcak dostluk havasında verilen diyalog ve iş birliği mesajları, bilhassa kötü ikili ilişkide ilk etapta zarar gören Türk, Türkiye kökenli ve dost Almanları rahatlattı.

Üç çocuk babasıdır, politika yaparken sosyal kavram aile bilincindedir. Asgari ücret konusunda iki çocuklu ailenin geçinebilmesinde rolü olmuştur. Şimdiki ikinci eşi diş doktorudur.

2013 yılında seçimlerden sonra orta sınıfa partinin yönelmesi gerektiğini yönetime açıklamıştır. Son seçimlerde partisinin yenilenmesi, kararları alırken alttan yukarıya doğru alınması, demokrasinin doğal prensibiyle yine güçlü parti olma tezinde Martin Schulz ve yönetimini desteklemektedir.

Yabancı, göçmen ve İslâm düşmanlığı yapan kışkırtıcı şahıs, Parti veya diğer kuruluşlara karşı düşüncesini anında cesurca açıklar ve karşı koyar.
Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU-CSU) partisiyle SPD’nin büyük koalisyon çalışmaları hükümet kurmayı başarırsa, Sigmar Gabriel’in yine görev alacağı tahmin ediliyor. Kendisine şimdiden başarılar diliyorum.

Hoşça kalın!

İlter Gözkaya-Holzhey                

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir