Prof. Dr. Dr. Arslan Terzioğlu İstanbul´da anıldı

Türkiye’nin Ünlü Bilim İnsanı Prof. Dr. Dr. Arslan Terzioğlu anısına İstanbul Üniversitesi’nin Tarihi Mekânında saygı günü düzenlendi.

Prof. Dr. Dr. Arslan Terzioğlu İstanbul´da anıldı

Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle Türk Tıp Tarihi ve Deontoloji alanında dünya çapında tanınan bilim adamımız “Prof. Dr. Dr. Arslan Terzioğlu’na Saygı Günü” düzenledi. Terzioğlu’nun ailesi, yakınları, meslektaşları ve dostlarının katıldığı program Merhum bilim insanının hayatından kesitlerin canlandırıldığı Türk Dünyası Tarih Dergisi tarafından hazırlanan sunumla başladı.

Programda söz alan İstanbul Hekimler Derneği başkanı Prof. Dr. Orhan Gedikli, Arslan Terzioğlu’nun hizmetlerine vurgu yaptığı konuşmasına, Yeni Zelenda’daki cami baskını kınayarak sözlerine başladı. Tıp Bayramı’nın, tıp öğrencilerinin, Dr. Hikmet Boran ve Yusuf Beylerin öncülüğünde, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İstanbul’u işgal eden İngilizleri protesto etmek için, 14 Mart 1919’da Tıbbıye-yi Şahane’de düzenledikleri toplantının yıldönümü olduğunu belirten Gedikli, bu bağlamda, Türk doktorlarının savaşta ve barışta ortaya koydukları gayret fedakârlık ve cesaretlerini dile getirerek Selçuklu ve Osmanlı dönemi şifahanelerini değerlendiren Gedikli, sözü Merhum Arslan Terzioğlu’nun çalışmalarına bağladı.

Latif Çelik: Dostluk oluştu

Açılışta ikinci sözü, Almanya IKG-Kültür, Tarih ve Entegrasyon Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Dr. Latif Çelik aldı. Çelik, Arslan Terzioğlu ile Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nda karşılaştıklarını, kendisinin Terzioğlu’nun tıp tarihi makalelerini, Terzioğlu’nun da kendisinin Almanya- Türkiye eksenli yazılarını beğenerek okuduklarını ve bu vesileyle aralarında bir dostluk oluştuğunu belirtti.

Terzioğlu’nun Türk tıbbının Almanya’ya tanıtılması ve bu bağlamdaki kalıcı hizmetleri ve bugün de etkileri devam eden Türk-Alman ilişkilerine katkıları hususunda büyük bir yeri olduğunu belirten Çelik, Enstitüsünün, Türkiye ve Almanya üniversiteleri işbirliğiyle geçtiğimiz yıl düzenlediği sempozyuma katılan Dr. Neslişah Terzioğlu’nun, babasının bu kıymetli çalışmalarını, akademik camianın bilgilerine sunduğunu ve bugünkü vefa abidesi toplantının fikrinin orada yeşerdiğini belirterek, “Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyet’inin, şehit olan tıbbiyelilerin, mühendislerin yerine ülkenin bu açığın kapatmak için Batıya eğitim için gönderdiği öğrencilerden biri olan Terzioğlu’nun, bu görevi üstün başarıyla yerine getirdiğini ve getirmeye devam ettiğini“ belirtti.

Dr. Neslişah Terzioğlu babasını anlattı

Anma Gününe, düzenleyici ve konuşmacı olarak Almanya’dan katılan Dr. Neslişah Yılmaz Terzioğlu, bizlere bir baba, bir doktor ve bir bilim insanı olarak hayatında ve toplumda yer alan Prof. Dr. Dr. Arslan Terzioğlu’nu etraflı olarak tanıttı. Konuşmasına duygusal bir giriş yapan Neslişah Terzioğlu, tanıdığını zannettiğini, fakat hakkında konuşmak, hele ki ciddi-bilimsel manada bir konuşma yapmak gerektiğinde, araştırdıkça çok daha bir geniş ve derin bir dünyası olduğunu gördüğü babası hakkında konuşmanın, kendisi için çok zor, fakat o derece de onurlandırıcı bir görev olduğunu söyledi. Neslişah Terzioğlu, bu vesileyle, beklemedikleri bir zamanda kendilerine büyük bir şok yaşatarak hayata veda eden babası Arslan Terzioğlu’nu, böyle bir güzel vefayla anarak, yaşadıkları şokla layıkıyla sonsuzluğa uğurlayamamanın acısını bugün biraz da olsa, hafifleten vakfımıza büyük şükran duyduklarını söyledi.

Babası Arslan Terzioğlu’nun ülkesini ve milletini çok sevdiğini ve milletine aşk ve üstün bir gayretle ömrünün sonuna kadar hizmet ettiğini belirten Neslişah Terzioğlu, konuşmasının devamında Arslan Terzioğlu’nun hayatı ve akademik faaliyetlerinden kesitlerin fotoğraflarla desteklediği son derece güzel bir sunum yaptı.

Babasını, çocukluğu ve aile çevresiyle alarak konuşmasını sürdüren Neslişah Terzioğlu; 1955 yılında Ankara Atatürk Lisesi’nin fen bölümünü birinci olarak, 1963 yılında Batı Berlin Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ni yüksek mühendis unvanıyla; ayrıca hastahane planlaması ve tıp tarihi uzmanı olabilmek için girdiği Hür Berlin Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni de 1965’te bitiren, 1968 tarihinde Batı Berlin Teknik Üniversitesi’nde savunduğu “Ortaçağ İslam Hastahaneleri” teziyle ilk doktorasını,1975’te Münih Üniversitesi’nde savunduğu “Osmanlı Saray Hastaneleri“ teziyle ikinci doktorasını veren; 1977’ye kadar Almanya’da tıp tarihi, deontoloji ve hastane tasarımlarında önemli akademik ve planlayıcı çalışmalara imza atan;1979’da Doçent olarak İstanbul Tıp Fakültesi’nde Tıp Tarihi ve Deontoloji Kürsüsün ‘de göreve başlayıp hemen akabinde Kürsü Başkanlığı’na atanan, İstanbul Üniversitesi Senatosu tarafından 1981 yılında Tıp Tarihi ve Deontoloji Profesörlüğü ’ne yükseltilen; İstanbul ve Marmara üniversitelerinde uzun yıllar tıp tarihi ve deontoloji alanında başarılı akademik çalışmalar yürüten Arslan Terzioğlu’nun hayatını ve çalışmalarını gözler önüne serdi.

Neslişah Terzioğlu, İstanbul ve Münih Maximilian -Ludwig Üniversiteleri arasındaki bilgi alışverişini hedef alan Prof. Dr. Dr. Arslan Terzioğlu’nun, 1979’dan başlayarak düzenlediği “Münih – İstanbul Mübadele Haftalarıyla her sene iki üniversite arasında eğitim ve bilgi alışverişiyle Türk –Alman tıbbının gelişmesine katkı sağladığını da ortaya koydu. Neslişah Terzioğlu, bilinen konuları aktarmak yerine, meselelerin çözümüne bilimsel katkılar getirmeyi tercih eden Prof. Arslan Terzioğlu’nun eserlerinin, özellikle Almanca dil havzası olarak bilinen Almanya, Avusturya ve İsviçre’de ciddi anlamda akademik kesim tarafından takip edilip Osmanlı dönemi tıbbının gelişmesinin kavranmasına, büyük katkılar sağladığını söyledi.

Yeni Araştırmalar ışığında yayımladığı “Büyük Türk-İslam Bilim Adamı İbni Sina” , “Osmanlılarda Hastaneler”, “Eczacılık, Tababet ve Bunların Dünya Çapında Etkileri”, “Cumhuriyet Dönemi Türk Tıbbına ve Tıp Eğitim Tarihine Kısa Bir Bakış”, “Salvador Dali’nin İki Yılanlı Sembolü ve Tarihteki Evrimi (Çeviri)” gibi onlarca kıymetli esere ve yüzlerce makaleye imza atmış olan babasının bütün çalışmalarını kapsayan eserlerinin 1994’e kadar kadarki kısmı kronolojik hazırlanmış olsa da, daha sonraki çalışmalarını da içine alacak bir kronolojik çalışmayı Dr. Latif Çelik’le birlikte yapmayı bir proje olarak önlerine koyduklarını ve bunu başaracaklarını söyledi.

Arslan Terzioğlu için yazılmış şiirler ve çizilmiş karikatürlere de değinen Neslişah Terzioğlu, konuşmasını, Dr. Sadun Kandan’ın, babası Terzioğlu’nun tıbbi şahsiyetini dile getiren güzel bir şiiriyle bitirdi. Son olarak söz alan Arslan Terzioğlu’nun meslektaşı ve çalışma arkadaşı Prof. Dr. Yakut Irmak Özden ile Merhum Arslan Terzioğlu’nun mühendis oğlu Hakan Terzioglu, Vakfın Yönetim Kurulu Üyesi Karahan Yazgan’ın, Terzioğlu hocanı n esi Arkeolog Ebru Terzioğlu’na, Merhum Prof. Dr. Dr. Arslan Terzioğlu için hazırladığı “şükran plaketi ve belgesini”; Dr. Neslişah Yılmaz Terzioğlu’na da “teşekkür belgesi” takdimiyle sona erdi.

ha-ber.com/Taner TÜZÜN

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner324

banner323

banner320

banner321