banner216
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü ANMAK

,,Devrim ilkelerini dimdik ayakta tutmaya karar vermediğimiz sürece çok partili demokratik rejimin yurdumuzda yaşamasına olanak yoktur.’’ diyor Nadir Nadi.

Cumhuriyet gazetesinin kurucusu, Atatürk devrimlerinin kararlı destekçisi ve savunucusu Yunus Nadi’nin oğlu Nadir Nadi.

Sahte Atatürkçü’lerin ikiyüzlüklerini görünce ,,Ben Atatürkçü Değilim’’ demekten kendini alamamıştır. (Nadir Nadi’nin 1982 yılında ,,Ben Atatürkçü Değilim’’ adlı kitabı yayınlandı.)

Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 79. yılınındayız. Devrimleri bize kişilik kazandırdı, kimlik verdi, varoluşumuzu sağladı. O yüzden, 10 Kasım 1938’ de bize devredilen sadece devrimlerin emaneti değildi; O devrimleri içselleştirebildiğimiz ölçü de hem birey olarak hem toplum olarak çıktığımız yolun aydınlığını yaşayabilecektik.

Ancak karanlıktan çıkış dogmalarla değil, bilimle mümkündür, başka da yolu yok. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı kazanmasının ardından etrafındakilerden çoğu Hilafet’e dönüp Halife olmasını istiyordu. Mustafa Kemal aklından bile geçirmedi. Çok iyi biliyordu ki, ulusu eskiye döndürmek, devrimlerinin hiç bir değerinin olmayacağı anlamı taşıyacaktı. Ümmet’ten yurttaşlığa geçen bir toplumdan bir ulus doğacaktı. Devrimlerin daha ilk yıllarında, gericiler ümmetçi toplum rejimini getirebilme hayallerinin nasıl kaybolduğunu anlamaya başlamışlardı ve ilk devrim kurbanını da veriyordu genç Cumhuriyet; Kubilay katledildi.

Devrim mayasının tutmasının uygar eğitimle sağlanabileceği düşüncesi ile eğitimde de devrim gerekiyordu, Hasan Ali Yücel Köy Enstitüleri’ni kurarak bunu gerçekleştirdi. 
Doğaldır ki, her şey kendi karşıtını da karnında taşır. Cumhuriyet,  laik ve demokratik temele dayanır. Cumhuriyet rejiminin karşıtı dogmadır, yani gericiliğe götüren olgu.

Bu yüzden de eğitimde başlayan devrim, karşı devrimini de beraberinde taşıdı: ,,Köy Enstitüleri kapatılmalı, İmam Hatipler açılmalıydı!’’. Ve İmam Hatipler siyasal islam partilerince hedefe kondu; Temel Eğitim, İmam Hatip’leşmeliydi. Zaman geçtikçe siyasal islam kilitlendiği hedefe koşar adımla gitmeye başladı. Diğer taraftan tarihsel materyalist gelişim gereği, Cumhuriyet’in korunmasının bir anlamda, insanın kendi kimliğini, kişiliğini, ulusunu koruması anlamına geldiğini, aydınlık geleceğinin cumhuriyetle mümkün olacağını idrak etmeye başladı toplum.

Laiklik ve laik eğitim devrimlerin özüdür, dogmalara karşı medeni toplumun garantisidir. Yobazlığın tavan yapıp, Atatürk’ e saldırmalarının asıl nedeni budur.. Eğitimi İmam Hatip’leştirdiniz, gazeteciler hapiste, özgürlükler yok olmuş, muhalefet tanımıyorsunuz, bilimsel bir Üniversite bırakmadınız (Üniversiteler bilim yerine dogmayı referans alıyor.).

Bu gerçekler varken, istediğiniz kadar Atatürk’ü telaffuz edin, yemezler. Sevsenizde sevmesenizde Atatürk yoluna devam ediyor.

Ulu Önder’in ayrılışının 79. yılını saygıyla anıyorum. 

Zekeriye Uçar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner291

banner272

banner274

banner276

banner192

banner174

sanalbasin.com üyesidir