banner269
Öne Çıkanlar Berlin ABD Dilek Kurt Mustafa Çelik Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Recep Tayyip Erdoğan

Ekonomide 2019 daha zor geçecek

Türkiye ile ABD arasında yaşanan Papaz Brunson davasının Türkiye ekonomisine en az 10 milyar dolar zarar verdiği belirtilirken, ekonominin 2019 yılında zor geçeceği belirtildi.

banner197
Ekonomide 2019 daha zor geçecek
Türk Girişim ve İŞ dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Daha İyi Yargı Derneği iş birliği ile düzenlenen “Türkiye’nin ikilemi: Orta Gelir ve Orta Demokrasi Tuzağı Raporu” toplantı serisinin 6’ıncısı Antalya’da gerçekleşti.

Batı Akdeniz Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu BAKSİFED) Başkanı Abdullah Erdoğan açlış konuşmasında, BAKSİFED'in faaliyet ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Amaçlarının Batı Akdeniz bölgesinde sanayici ve iş dünyasının ortak sesi olarak bölgesel ve ulusal projeler geliştirerek güç birliği oluşturmak ve çalışma ortamı yaratmak istediklerini söyledi.  



Üyeleri arasında Ticaret Köprüsü projesi geliştirdiklerini, ihracat yapmayan üyeleri için de yeni bir proje hazırladıklarını anlatan Erdoğan, TÜSİAD ve TÜRKONFED olarak  yıl önce ekonomide 'Orta Gelir Tuzağı'nı gündeme getirdiklerini anımsattı. Erdoğan şunları kaydetti.

''Türkiye'de 200 yılından sonra hem demokrasi  hem de kişi başı milli gelir artışında başarılı olamadık. Yeni bir başarı hikayesi yazamadık. 2000'de 3 bin lira olan kişi başı milli gelir 200'de 11 bin dolara yaklaşmıştı. Ama 2009'dan sonra bu da düştü. Başarılı olamadık.''

Abdullah Erdoğan, iş insanlarına çağrıda bulunarak Dünya Gazetesi ile yerel basına abone olarak destek olmalarını istedi.

TÜRKONFED BAŞKANI ORHAN TURAN

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan da Türkiye'nin sorunlarına çözüm aradıklarını, kadın istihdamını önemsediklerini belirterek Kadın ve erkek fırsat eşitliğini her zaman savunduklarını vurguladı.



Dünya'da yeni bir ekonomi kurulduğunu anlatan Turan, Türkiye ekonomisinde kronik sorunların olduğunu, enflasyonun artışının devam ettiğini kaydetti.   Enflasyon artışına ve sorunlara karşı hızlı ve doğru reaksiyon gösterilmemesi halinde ekonomik sıkıntıların derinleşeceğini ifade eden Turan, şöyle devam etti.

''Küresel yatırımcı çekmenin tek şartı ekonomik göstergeler değil. 2017 yılı sonunda 4.80’e gerileyen demokrasi endeks değerimizin, 8.00 puan üstü olan ‘Tam Eksiksiz Demokrasi’ seviyesine gelmesi için Orta Gelir, Orta Demokrasi ve Orta Eğitim tuzaklarından kurtulmamız gerekiyor.

Bunun için topyekün seferberlik başlatmalıyız. Ekonomide kalıcı tedaviye ihtiyaç var. Ekonominin iyileşmesi için yapısal reformlar şart. Türkiye ne edip ne yapıp  yüksek teknolojiyi kullanarak ihracat yapması gerekir.  Yatırımcı  güvenini sağlayıp her yıl en az yüzde 5 büyümeyi  sağlamalıyız.  Enflasyonla mücadelede uzun ve kararlı olmak gerekiyor.  Yüksek enflasyon liginde ilk 10 içinde olmakla anılmak istemiyoruz. Sıkı maliye politikası yürütülmeli. Finansa erişimde KOBİ'ler büyük sıkıntı yaşıyor. KOBİ'lere nakit akışı sağlanmalı. Alacak Sigortası uygulamasına geçilmeli. Türkiye'de tahsilat süreleri belli zamanlı olmalı. Geç ödeme yapanlar deşifre edilmeli. Bunun içinde kamu da olmalı.''



Digitalleşme ile suyun akışının değişebileceğini anlatan Orhan Turan, ''Digitalleşme lüks değil zorunluluktur. Ekonomide değiğşim özünde ise digital dönüşüm için nitelikli eğitim şart'' dedi.

Dünyada artık sıcak para döneminin sona erdiğine dikkat çeken Turan, krizden kurtulmanın yolunun yapısal reformlardan geçtiğini ve demokrasinin tüm kurumlarıyla işleyişinden geçtiğini söyledi. Orhan Turan sözlerini şöyle tamamladı.

''Artık dünyada sıcak para dönemi bitiyor. Ekonomi ile politika arasında doğrudan bağlantı var. Reformlarla demokrasiyi güçlendirmeliyiz.  Tam demokrasi olmalı. Eksik işleyen demokrasi demokrasi değildir. Eğer dünya ekonomisi içinde ilk 10 arasında yer alacaksak hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğünü sağlamamız lazım. Demokrasi endeksini mutlaka yükseltmemiz ve kendi teknolojimizi geliştirmemiz lazım.''

PAPAZ BRUNSON DAVASI

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av Mehmet Gün ise “Orta Demokrasi Sorunları ve Çözüm Yolu’ konulu bir sunumunda 'orta gelir ve orta demokrasi' aralığından çıkış için hukukun üstünlüğünün ve hesap verirliğin sağlanmasının gerekli ve yeterli olduğunu açıkladı. Bu konuda tespit ve çözüm önerilerini sıralayan Gün, şöyle konuştu.

''Demokrasi sürdürülebilir olmalıdır Türkiye'yi olduğu yerden daha iyi yere getirmeliyiz  Hukukun Üstünlüğü Türkiye'de demokrasi sorunu olarak ortaya çıkıyor. Bir numaralı sorun Hukukun Üstünlüğü. Yasama ve yürütme bir elde olursa yargı bağımsızlığı sorunu ortaya çıkıyor.  Türkiye'de hukukta ve yargıda 'hesap vermezlik' ortaya çıkıyor. Bu sorunlar sadece bugünün sorunu değil. Bunlar ta 1971-1981 arasında yapılan anayasal değişimlerden başlıyor.  Türkiye'de yargı denetimi yok. Kesintili ve gecikmeli yargılama yapılıyor.''

Türkiye ile ABD arasında yaşanan Papaz Brunson davasının başlangıcı ve sonuçlanması arasında geçen sürecin Türkiye'ye  10 milyar dolar zarar verdiğini anlatan Av. Mehmet Gün, ''Türkiye'de yargıya güvensizlik var.  Yargı da hesap verir olabilmeli. Hukukun üstünlüğü aksarsa başta ifade özgürlüğü, haber alma, fikir yürütme ve iletişim de aksar. Türkiye gelecek vizyonunu oluşturmalı ve bu da insani değerler üzerine kurmalı'' dedi.

2019 DAHA ZOR BİR YIL OLACAK

Moderatörlüğünü Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ'ın yaptığı ''Kalkınma İçin Yapısal Reformlar'' başlıklı panelde Altınbaş üniversitesi Öğretim Üyesi Mahfi Eğilmez de katılarak ekonomi ve demokrasi konusunda görüşlerini açıkladı.

Türkiye ekonomisini en çok zorlayan faktörün döviz kurlarındaki oynaklık olduğunu ifade eden Eğilmez 2001'de bankalardaki döviz miktarının yüzde 57 olduğunu anımsattı. Bu yıllardan sonra IMF ile yapılan anlaşmalarla bankalardaki döviz miktarının yüzde 27'lere kadar düştüğünü vurgulayan Eğilmez, şöyle konuştu.

''Şu anda da parasal değerlendirmeler dolar ile yapılıyor. Türk lirası ile yapılamıyor. Türkiye sürekli sorun yaratan ülke. Dünyada böyle bir ülke yok. Sorunlar sürekli dışarıdan olmuyor. Türkiye sorunlarını bitiriyor bu kez başka bir sorun yaratıyor. Türkiye ekonomisi geçen yıl ekim ayına göre küçülmüş durumda Üretim yok, talep yok. Yılsonu işsizlik yüzde 13 olur diye düşünüyorum. 2019'da işsizlik yüzde 14'ü geçer.''

Türkiye'nin en büyük sorunlarından birinin de enflasyon olduğuna dikkat çeken Mahfi Eğilmez, önümüzdeki süreçte önlem alınmaması halinde iflaslar ve konkordatoların artacağını vurguladı.

Önümüzdeki 2019 yılının ekonomide daha da zor bir yıl olacağını anlatan Eğilmez, şöyle devam etti.

''2019 daha zor olacak. ABD Merkez Bankası FED para sıkılaştırmaya devam edecek. FED 2020 yılına kadar dünya piyasalarından 600'er milyar dolar çekecek. FED'den 2019 yılında 2-3 kez faiz artması bekleniyor.

Öte yandan Avrupa Merkez Bankası da 2019 yılında para sıkılaştırmaya gidecek. Sıkıntı çok ciddi. 2019 yılı şirketler için zor bir yıl olacak.''



YAPISAL REFORMLAR YAPILMALI

Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin krizlerden kurtulması için yapısal reformların bir an önce gerçekleştirilmesini istedi. Eğilmez, ''Yapısal reformlar yapılması şart. Öncelikle hukuk reformu şart. Yargı bağımsız değil. Hakim ve Savcılar Kurulu'nda devletin yani bakanlığın temsilcileri çıkarılmalı. Anayasa değişikliği yapılması zorunlu oldu. 1980 darbe anayasası bugünkü anayasadan daha iyi çıktı. Eğitim reformu çok zorunlu oldu.''

ha-ber.com/Antalya/Fikri Cinokur
 
banner201

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner307

banner308

banner309

banner310

banner311

banner312

banner313

banner174

sanalbasin.com üyesidir