DİJİTAL NESİL

Gençler ülkelerarası testler sonucu, bilhassa matematik fen derslerinde başarı gösteremiyorlar. Sıralamada Almanya’nın sonlara düşmesi alışılmıyor.

Okullarda öğretmenler oldukça baskı altına alındı. Göçmen öğrencilerde dil sorunu başarıya negatif etki ediyor.

İşsiz gençlere karşı kalifiye işler için yetersiz, diploma alamadan okulu terkedenler var.

Yeni göç kanununa göre kalifiye eleman yurtdışından Almanya’yı tercih etmiyorlar. Yabancı diploma tanıma, aile birleşmesinde Amerika, İsveç, Kanada ve İsviçre’de verilen imkânlar daha çekici, ilginç bulunuyor.

Türk ve Türk asıllı gençler ilk neslin kurduğu derneklere ilgi göstermiyor. Fakat 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yıldönümünde sanıldığı gibi olmadı.

Gençler Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine büyük bir coşkuyla, yurtdışında da sahip çıktılar. Avrupa şehirlerinde bayramı kutladılar. Berlin CHP Birliği ve ADD Berlin’in sunduğu programlara büyük bir ilgiyle katıldılar.

Sağlık sorunum olduğu için göremedim, ama basın ve medya aracılığıyla duydum, okudum.

Demek ki, gençlere ulaşmayı bilmek gerekiyor. Öğrencilere ellerinde mobil telefon, gözleri sosyal medyadan başka dikkat ettikleri bir ilgi alanı yok, önyargısıyla negatif yaklaşmamak gerekiyor.

Avrupa’da Türkiye tarihine tekrar ilgi duyuluyor. Bir özel firma 19 Mayıs’ın 100. yıldönümü anısına bir hatıra Avro Atatürk ve Bandırma vapuru resimleriyle bastırdı.

Atatürk vefat ettiği zaman Türkiye’ye sığınan Alman akademisyen ve biliminsanları vardı. Cenaze merasimiyle ilgili bir soruya karşı, İnönü Sizin ülkede ne yapılırsa o yapılacak der. O zaman Alman bilim insanının verdiği şu cevap tarihe geçer: “bizim ülkede böyle büyük bir lider henüz yetişmedi.”

Savaşı kazananların işlediği hatalar Hitler rejimini hazırlamaya fırsat verip, Almanya İkinci Dünya Harbinde bir kere daha yerle bir edilecektir. İnönü hükümeti çevresi ateş çemberiyken Türkiye’yi savaşa girmekten koruyacaktır.

26 Mayıs 2019 tarihinde Avrupa Parlamentosu seçimi yapıldı. Yedi Türk asıllı Milletvekili Avrupa Parlamentosuna girmeyi başardı. Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) ve Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) çok sayıda oy kaybına uğradı. Parti Genel Başkanları zor durumda kaldı. Böylece geleneksel kitle halk partileri dönemi kapanmış gibi görünüyor.

Konum gençler, öğrenciler siyasetle ilgilenmiyor önyargısı bozuldu. Gençler iklim değişikliğine karşı yetişkinler önlem almadıkları için tüm Avrupa şehirlerinde sokaklara döküldü.

Seçim arifesinde Reza adıyla bir genç, 55 dakika süren bir video ile büyük partileri neden seçmemeli, diyordu.

Yani iklim değişikliğine karşı en iyi çözüm önerileri Yeşiller Partisi, doğru seçimdir.

Hıristiyan Demokrat Parti Genel Başkanı youtube’da yayın yapan genci eleştirerek, dijital yayınlarda düşünce hürriyetinin kısıtlamasını gündeme getirdi.

Gençler politikaya ilgi gösterince, yetişkinleri şaşkına çevirdiler. Öyle ya, tam bir milyon genç beğeni göstermişti.

Şimdi yatıp, kalkıp Almanya bunu tartışıyor. Anayasanın beşinci maddesi tekrar tekrar gündeme geliyor.

“Herkesin, düşüncesini söz, yazı ve resimle serbestçe açıklayıp yayma ve herkese açık olan kaynaklardan, hiçbir engele uğramadan, bilgi edinme hakkı vardır. Basın özgürlüğü ile radyo ve film aracılığıyla haber verme özgürlüğü güvence altına alınır. Sansür uygulanamaz.”

O halde parti genelbaşkanı eleştirilebilir, çare geri adım atması zorlanacaktır.

Yıllarca yapılan hatadan geri dönüldü, gençlere yönelik politika anlaşılır hale getirilmeli, onların düşünceleri alınmalı.

Genç nesil politikaya katılınca umut ve gelecek aydınlık olacak demektir. Yaşlılar ülkeleri, Avrupa Birliği’ni gençlerin düşüncelerine yer vermeden artık idare edemeyeceklerdir.

Avrupa Birliği Parlamento seçimleri ilk defa her vatandaşın anlayacağı bir ifadeyle yapıldı. Musluktan akan içme suyu temel gıda olarak bireyin hakkıdır.

Çocuk hakkı, oturma hakkı Brüksel’den alınan kural ve yasalara bağlı. O halde herkesi ilgilendirir.

Sağcı, popülist İslâm düşmanlığından başka parti programı olmayan AfD’nin yükselmesi, ancak diğer demokratik güçlerin birleşmesiyle önlene bilinir.

Hoşça kalın!

İlter Gözkaya-Holzhey

Almanya ve Avrupa’da gençleri daha iyi tanıyıp, anlamak için şu kitap okunmalı:

Stefan Bonner, Anne Weiss, Generation Doof, Wie blöd sind wir eigentlich?, Bastei Lübbe Verlag, Bergisch Gladbach, 2008

ISBN 978-3-404-60596-5

YORUM EKLE

banner324

banner323

banner320

banner321